Yeni Yazısı > Tuhaf şeyler - 26.09.2009

Tuhaf şeyler
26 Eylül 2009

Büyükelçiler de herhalde dehşete düşmüşlerdir.
Zira...
“Kanlı bir süreç” ürkütücü lâf.
Nasıl bir öngörü bu?
Uzak ihtimal bile olsa, ülkede kan dökülmemesi için hepimiz şimdiden duruma müdahale etmeliyiz. Baykal dahil... Hepimiz Başbakanın paçasına yapışıp onu bu açılım’ın tehlikeli kavşaklarından geri döndürmeliyiz, değil mi?

***

Fakat hayır.
Başbakanla konuşmuyoruz.
Niye?
- Suça ortak olmak
istemiyoruz.
Ne taktik ama.
Oturup felaketi uzaktan seyredeceğiz.
Basra harab’olduktan sonra da çıkıp diyeceğiz ki:
- Size söylemiştik.
Bravo, bildiniz.
Parçalanmış vatan, size minnettardır.

***

Elbet bir bildiğimiz var ki “bölünmekten” bahsedebiliyoruz.
Uzak ihtimal de olsa “kan dökülür” diyebiliyoruz. Öyleyse açılım paketi’nin içeriğinden pekâla haberdarız.
Ya da?
Ya da niyet okuyoruz.

***

Ortada sahiden tuhaf bir durum var.
Eğer Türk Devletinin ismi değişecekse...
Yahut başkent Ankara’dan taşınacak ve cumhuriyet feshedilecekse...
Yahut iç savaş çıkacak ve kan dökülecekse...
- Bunu tezgâhlayanlar kadar, buna seyirci kalanlar da zâlimdir.
Hem de paketin içinde ne dinamitler olduğunu bu derece bile bile.

NOT: Habertürk’te dün Özlem Gürses’le Binali Yıldırım’ın sohbetini dinledim. Ve gördüm ki iktidar -meğer- derdini bir türlü anlatamıyor... Tavsiyem şudur: Bıraksınlar, bu açılım meselesini tane tane Binali Yıldırım anlatsın ahaliye... İki cümlede özetleyiverdi. Gerisi lâf.