Yeni Yazısı > TSYD onurumuzdur! - 06.10.2010

TSYD onurumuzdur!
06 Ekim 2010

Türkiye’de spor gazeteciliğinin tarihi 1910’a kadar gider. Amma gazetelerin bir veya daha çok sayfalarını spora ayırmaları ancak 1950’lerden sonradır. Spor yazarlığının kişilik bulduğu tarihse TSYD’nin kurulduğu 1963’tür. Başta gazeteciler cemiyetleri olmak üzere, çeşit basın kuruluşları ve başındaki yöneticilerin olaya sıcak bakmamalarına rağmen; bir-iki ataktan sonra Türkiye Spor Yazarları Derneği’ni kurma başarısını gösterdik. İlk yönetimden ve önde gelenlerden bugün hayatta olan Kahraman Bapçum, Yalçın Toker, Sacid Demircan, Necmi Tanyolaç, Necati Bilgiç ve Necati Karakaya’yı sevgi ile selamlıyoruz.

[[HAFTAYA]]

TSYD kolay kurulmadı. Rahmetli Namık Sevik’le birlikte Türkiye örgütünü kurarken; özellikle Ankara’da çok zorlanmıştık. Çünkü o yıllarda Ankara’daki spor yazarlarının çoğu hem spor yazarı hem de memurdular. İzmir’de ise her bakımdan gerçek spor yazarı ve gazeteci olanlarla kucaklaşmıştık. TSYD zor dönemlerden geçti. Derneği toparlamak için kurucu genel sekreter seçildiğimi New York’ta görevde iken sevgili Ali Abalı’dan gelen telefonla öğrendim. Dernek mali olarak kaosta idi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden 200 TL borç alarak, Kahraman Bapçum’la derneği toparladık. Rahmetli Samim Var da TSYD’yi AIPS’e üye yaptı. Hakkı orada üye ve başkan olmaktı.

Heyhat ömrü vefa etmedi. Sonraki yıllarda Kahraman Bapçum’u AIPS’in ilk yönetim üyesi yaptık. TSYD uzun süredir kan kaybediyordu. Bunun gerçek sebebi TSYD’yi basamak yapıp tırmananlardı. Son genel kurulda kürsüden şunları söyledim: “TSYD’de hata da yapılabilir yanlış da. Amma mali konular bunun dışındadır. Ondaki hata hem yapana hem de derneğe kara leke getirir. TFF’nin yaptığı gibi derhal uluslararası bir mali denetim şirketi ile anlaşın, onlar sizi her zaman aklasınlar.” Bu nasihat dinlenmedi ve Ankara şubesinde mali bir kara leke ortaya çıktı

. Eskilerin bir lafı vardır: “Zırva tevil götürmez.” Hiç beklemeden, arka çıkılmadan suçlular, onları koruyanlar cezalandırılmalı ve başta genel merkez olmak üzere, tüm şubeler kendilerini genel kurullarla aklamalı ve yenilemelidirler. 50’nci yılına girecek olan bu dürüst çocukların yuvası TSYD’yi hiç kimse kirletememeli, dile düşürmemeli, kamu önünde utandıramamalıdır. Bu, tüm üyelere düşen bir namus borcudur. Çünkü rozetini bizzat hazırlatıp üzerine bayrağımızı koydurduğum TSYD bizim onurumuzdur!