Tövbeni ettiysen kendini suçlamayı bırak
03 Haziran 2014

Rumuz: Çıkmazdayım

İlişki Durumu: İlişkisi var

Tövbeni ettiysen kendini suçlamayı bırak

Soru: Ben evli, bir çocuk annesiyim. Bundan bir yıl öncesine kadar çok güzel giden bir hayatım vardı. İyi bir kariyerim, ortalamanın üstünde bir gelirim ve mutlu bir evliliğim. Ama kendi ellerimle kendi hayatımı mahvettim. Sanal sohbete takıldım ve eşim fark etti. Sonra her şey tepetaklak oldu. Önce huzurum bozuldu sonra işimden ayrıldım. Hayatım altüst oldu. Kendim yaptım. O kadar pişman oldum ki o kadar kızdım ki kendime. "Nasıl böyle bir şey yapabildim?" diye bazen kendimi cezalandırmayı bile düşündüm. Ama çocuğumu düşününce vazgeçtim bu fikirden. Şimdi toparlanmaya çalışıyorum. Çok şükür evliliğimi kurtardım ama işsiz kaldığım için zor duruma düştüm. Çalışırken ve maddi durumum iyi olmasına güvenerek yapmış olduğum borçlar yakamı bırakmadı. Çok zor günler geçirdim, tabii bu borçlardan eşimin haberi olmadığı için kendim baş etmek zorunda kaldım. Çünkü onun da işleri bozulmuştu. Evlere temizliğe gittim, çocuk bakıcılığı yaptım. Büyük bir kısmını hallettim çok şükür. Çok az kaldı ama hastalandım. Şimdi böbrek yetmezliği tedavisi görmeye başladım. Yakın zamanda diyalize girmeye de başlayacağım. Bunu eşime söyleyemiyorum. Bir hata, insanın hayatını bu kadar altüst edebilir mi? Öylesine pişmanım ki ne yapacağımı şaşırmış durumdayım belki de öleceğim ama kendimi affedemiyorum.

Cevap: Değerli okurum maalesef herkesin hayatında yolunu şaşırdığı, nefsine uyduğu zamanlar olabiliyor. Sahip olduklarımızın değerini, onları kaybetmeye başladığımızda anlarız. Çok şükür ki sen yaptığın hatanın farkının varmışsın. Bir ömür boyu hatasının peşinden giden ve farkında olmayan insanlar da var. İlk yapman gereken tövbeni ettiysen kendini suçlamayı bırakman. Önemli olan aynı hatayı bir daha yapmaman. Sürekli suçluluk duymak durumu daha da güçleştirir. Ne güzel ki evliliğini kurtarmışsın. Bu çok önemli. Maddi kayıplar bir şekilde hallolur. Ama huzurlu, mutlu bir yuva kolay bulunmuyor. Güzel kardeşim geçmişi getirmek mümkün değil. Geçmişte yaşamak ise sorunları çözmene engel olur. Fiziksel ve duygusal rahatsızlıklar meydana gelir. Ki senin de sağlığın bozulmuş. Kendi kendini cezalandırmayı bırak. Bu aşamada senden ricam inanç sistemini güçlendirmen. Dualarla geçireceğin zaman önemli. Suçluluk psikolojisinden kurtulmam sağlığına da olumlu etki edecektir. Borçların az kalmış. Her şey yoluna giriyor. Sen sürekli olumsuz düşünürsen olumsuzlukları çekersin. İkinci adım mutlu bir evliliğin varken niçin böyle bir sanal dünyaya girme gereğini duyduğun konusuna bakmak. Bunun arkasında yatan nedeni bulmamız önemli. İlgi görmek mi? beğenilme arzusu mu? Neyin eksikliğini hissetin? Sanal alemde seni çeken ne oldu? Konuşmak mı? Değerli mi hissettin? Bu gibi soruların cevabı önemli. Senden ricam sağlık sorunların yoluna girdiğinde bu konular hakkında sakin bir ortamda düşünmen. Bazen hata yaparız. Ancak daha büyük bir hata yapmamak adına da bu olabilir. Bu yaşadıklarının sana öğrettikleri, fark ettirdikleri belki ileriki dönemde çok daha kötü durumları önlemek içindi. Lütfen her şerde bir hayır var cümlesini unutma. Sen kendini sevmezsen başka birinin sevmesi mümkün olmaz. Bu zamanların geçecek ve çocuğuna örnek bir anne olmaya devam edeceksin. Senden ricam düşünmen gereken soruların cevaplarını müsait zamanında bana iletmen.


 

Rumuz: Yardımcı olabilir misiniz

İlişki Durumu: İlişkisi var

Boşanmak çözüm değil

Soru: Merhaba Esra Hanım. Konuya nereden başlayacağımı bilemiyorum. İki yıllık evliyim ve dünya tatlısı bir de oğlum var. Eşimle severek evlendim. Mutlu olmak için ama mutlu olamıyorum. Mutlu olamayışımızın sebebi eşimin aile tarafı. Evlendiğimiz günden beri hep sıkıntı yarattılar ve hâlâ da yaşatıyorlar. Gerçekten daraldım, bunaldım hiçbir şeyden tat alamıyorum. Gezemiyoruz. Bir şeyler paylaşamıyoruz. Boşanmak istemiyorum ama eşim boşanmakla tehdit ediyor. Evladım annesiz, babasız büyüsün istemiyorum. Hiçbir sorunumuzu konuşarak çözemiyoruz. Her konuşmanın ardından ağlıyorum. Üzülüyorum, sahte gözyaşları döküyorsun diyor, hep hor görüyor aşağılıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Cevap: Sevgili okurum boşanmak çözüm değil. Bu karşılaştığın sorunlar ilişkilerde her zaman olabilir. Bu olumsuzluklara nasıl çözüm bulacağını öğrenirsen sevgine de yuvana da bir zarar gelmez. Eşinle severek evlendiğini belirtmişsin. O zaman sevgine sarıl. Kırgınlıklar yaşamışsın. Ancak üstesinden gelebilirsin. İletişimin, eşinle sıkıntıları paylaşma şeklin çok önemli. Genellikle evliliğin ilk dönemlerinde eşler arasındaki iletişim, paylaşım iyi iken zaman içinde maalesef sadece şikayet etmeye dönüşür. Bu iki taraf için de geçerli. Bu durumda karşı taraf seni dinlemez. Ya da dinlermiş gibi yapar ancak sonuç değişmez. Her iki taraf sadece görmek istediğini görürse, o iletişimden olumlu bir sonuç doğmaz. Değerli okurum, eşinin ailesi ve ilişkiler önemli. Hayattan zevk alman başkalarına bağlı olmamalı. Tabiİ ki hayatına müdahale varsa burada usulüne uygun saygı çerçevesinde gereğini yapmalısın. Sana şunu soracağım. Eşinle nasıl konuşuyorsun? ‘Senin annen şunu yaptı, sen ses çıkarmadın gibi cümleler mi?’ Bazen bilmeden, istemeden karşımızdakini rahatsız edici iletişim şeklimiz olabiliyor. Bana iletişi nasıl kurduğunu, hangi hareketinden sonra seni aşağıladığını yaz. O zamana kadar da lütfen sahip olduğun çocuğun, evin için şükret. Eşinin iyi taraflarını düşün. Evlendiğin zaman seni mutlu eden taraflarını. Neler değişti ve senin davranışlarında değişen neler var? Bu sorulara verdiğin cevaplar, bize önemli adımlar attıracak.



Rumuz: Aşık ve Çaresiz

İlişki Durumu: İlişkisi var

Bu düşüncelerle verdiğin karar doğru olmaz

Soru: Yaklaşık 1.5 seneden beri bir ilişkim var. Bu güne kadar her şey benim açımdan güzeldiya da ben öyle olduğunu düşündüm. Ta ki üç gün öncesine kadar. Ben ayakları üstünde duran çalışan ve yalnız yaşayan bir bayanım. Erkek arkadaşım benimle beraberken okulunu bitirdi, askerliğini yaptı. Yanındaydım her zaman maddi ve manevi ya da ben destek olduğuma inanıyorum. Beni çok kısıtlayan, sosyal hayattan uzaklaştıran bir insandı. Devamlı bana çok konuşuyorsun, üzerime konuşuyorsun gibi cümlelerle ilişkimizi noktaladı. Ben kendisine yalvardım, ağladım ama taş olsa çatlardı. O kadar kararlıydı ki elimden barışmak için hiçbir şey gelmedi. Şu an normal şekilde mesajlaşıyoruz. Kendisine sordum: "Bizim bir sonumuz var mı?" Bana dediği "Ben şu an düşünüyorum, seninle evlenip evlenemeyeceğimi kafamda tartıyorum. Bunun için benden çok bir şey bekleme, cevabım olumsuz da olabilir. Eğer böyle olursa beni suçlama" gibilerinden cümle kullandı. Ben nasıl bir yol izlemeliyim? Görüşmeyi kesmeli miyim? Yoksa beklemeli miyim? Ben mesaj yazdıkça bana cevap veriyor. Ben yazmasam yazmıyor. Ben dedim "Bu şekilde mesajlaşmamız beni ümitlendiriyor." "Beni zan altında bırakıyorsun" falan dedi. "Ben evlendiğimde sorun yaşamak istemiyorum, iyice düşünmem lazım" dedi. Şu an sevgili olarak görüşmüyoruz. Ben nasıl bir yol izleyeceğimi bilemiyorum.      

                            

Cevap: Sevgili okurum, bütün kararı ona bırakmış ve sen her şeyiyle bu kişiyi kabullenmiş gibi davranıyorsun. Sana bu şekilde davranan biri hakkında evlilik söz konusu olduğu için tekrar düşünmeni tavsiye ederim. İlişkilerde her zaman anlaşmazlıklar olabilir. Ancak kullanılan ifadeler ve yaklaşım önemlidir. O seninle evlenip evlenmeyeceğini kafasında tartıyorsa sen de tart. Ona bağımlı her istediğini yapacak biriymiş gibi davranman sana bir şey kazandırmaz. Aksine onu kaybettirir. Sen her şartta elde var olmamalısın. İlk tavsiyem mesaj atmayı bırak. Biraz zaman iste. Senin de düşünmen gereken konular olduğunu söyle ve arama. Bu süre içerisinde de bana bu kişi hakkında yazdığın olumsuz cümleleri düşün. Güzel kardeşim yalvarma gibi hareketler sağlıklı bir iletişim değildir. Senin hatalı olduğun bir durum da dahi olsa özrünü dileyip açıklama yaparsın. Ancak duruşunu bozmamalısın. İlişkilerde yakınlık sınırı bozulmamalı. Eskilerin deyimiyle yüz göz olma aşamasında gelmemeli. Sen ne kadar bir insanın üstüne düşersen o kadar kendini her konuda haklı görmeye başlar ve kontrolü tamamen ele alır. Oysa ilişkiler beraber yürütülmeli. Şu soruyu kendine sormanı ve samimi bir şekilde cevaplamanı rica edeceğim. Bu kişiden ayrılma fikri sana nasıl hissettiriyor? Korkunun altında yatan nedeni bulmamız lazım. Bir diğer önemli tavsiyem ise senin okurken maddi manevi yaptığın her türlü destek karşılıklı olmalı. Bu denge bozulursa ilişkilerde sorun çıkması kaçınılmazdır.



Rumuz:
Kadınlar Şeytan

İlişki Durumu: Karışık

Hatayı önce kendinde ara

Soru: Esra Hanım ben kadınlar tarafından beğenilen, talep gören 38 yaşlarında bir erkeğim. Maddi durumum iyi. Bir kadınla olmak istesem de en fazla bir ay süren beraberliklerim oluyor. Biriyleyken başkasıyla da oluyorum. İstemesem de kadınlar peşimi bırakmıyor. Bir şekilde baştan çıkarıyorlar. Bazen sadece param için mi etrafımdalar diye de düşünüyorum. O zaman hemen soğuyorum beraber olduğum kadından. Bir kadına sadık kalamıyorum. Bu durum çoğu erkeğin hoşuna gider belki. Ama ben çok sıkıldım. Nasıl aşık olup mutlu bir beraberliğim olabilir? Lütfen yol gösterin.

Cevap: Sevgili okurum, hiçbir zaman suçlu başkası değildir. Geçmişte yaşadıklarımız ya da bilinçaltımızı etkileyen durumlar bizim ilişkilerimizi de etkiler. Bunu aklının bir köşesine koy. Günümüzde ilişkilerin çok çabuk tüketildiği bir dönemdeyiz. Bir ay onunla bir ay başkasıyla. Buna gerekçe olarak da denemeden nasıl bulacağım ne istediğimi? Gösteriliyor. Kalplerimiz ve bedenlerimiz deneme tahtası değil. Ne istediğimizi kendimizi tanıyarak bulmalıyız. Başkalarının üzerinde deneyerek değil. Şunu çok net söylemem gerek. Sevgiye dair bir duygu yoksa bu tür beraberlikler ruhuna ve iç dünyana zarar verir. Zaman içerisinde bu tip ilişkilere bağımlı hale gelirsin. Çünkü derinleşmeyen, iletişim olmayan ilişkilere alışırsın. Olması gereken iletişimi kuramazsın. Ben sadece fiziki çekime odaklı ilişkilere bedensel aşk diyorum. Tabii ki fiziki çekim önemli. Başlangıç noktalarından biri. Ancak sonrasında tanıma dönemi olmalı. Bununla birlikte senin sürekliliği olmayan ilişkilerinin altında para ve kadınlarla ilgili kurduğun düşüncen de yatıyor olabilir. ‘Param için benimle olduğunu düşünüce soğuyorum’ demişsin. Daha sevmeden soğuma olmaz. Daha tanımadan on beş günde ne zaman sevdin? Kaldı ki sevgi zaten bitmez. Değerli okurum, yapman gereken öncelikle hayatına giren bütün kadınlarla yaşadıklarını, ilişkilerini (anne, kız kardeş, sevgililer) gözden geçirmen. Nasıl bir kadınla mutlu olursun? Bunu düşün. Sonra beraber olduğun kadınların özelliklerine bak. Bu sorular sana önemli mesajlar verecek.

ESRA KARAYEL KİMDİR?





8