Yeni Yazısı > Televizyonda ilk kez değil! - 24.12.2009

Televizyonda ilk kez değil!
24 Aralık 2009

Ezel (Show TV) yayınlanmayınca izleyici küplere bindi. Doğrudur; alışkanlık yaratan periyodun bozulması çok da keyifli değil...

Fakat bu köşenin dikkatli okurları neredeyse sezonun başından itibaren büyük prodüksiyonlu dizilere arada bir nadas uygulandığını yazdığımı bilir. Dolayısıyla benzer isyanları başka diziler için de yaşayacağız. Bunu bir kenara koyalım.

Ezel’in yerine yayınlanan AROG isimli Cem Yılmaz filmi “TV’de ilk kez” başlığıyla verildi. Anladığım kadarıyla Show TV neredeyse tüm Türkiye’nin erişebildiği Türkmax kanalını televizyondan saymıyor...

AROG, Plajda, Çılgın Dershane, Recep İvedik serisi gibi son dönem Türk filmlerinin hepsi bu kanalda ayda birkaç kez olmak üzere döne döne gösterildi.

Bu durumda TV’de ilk kez anonsu balon olmanın ötesine geçemiyor. Kaldı ki AROG da ilk (!) gösterime rağmen Arka Sokaklar’ın (Kanal D) altında ezildi gitti...

Türk izleyicisi her balonu yutmuyor derken sanırım haksız değilim. Bir de işin inandırıcılık boyutu var ki bunu da kanalın yöneticileri düşünsün artık!

Birimiz Hepimiz için bitiyor

Bu da senenin son bombalarından biri olsun. Star TV’nin izleyici çıtası giderek yükselen Birimiz Hepimiz İçin yarışması 2009’un son günlerinde ekrana veda ediyor... Mehmet Ali Erbil’in neredeyse hurdaya dönmüş bir formattan ayağa kaldırdığı ilk yarışması değil bu. Kaldı ki sonuncusu da olmayacak... Biliyorum yarışmanın benim gibi müptelası olan ciddi bir izleyici kitlesi var. Onlara da üzülmemelerini tavsiye ediyorum...

Çünkü Mali yeni yılda hem bir dizi, hem de başka bir formatla evlerimizi şenlendirmeye devam edecek.

Yılın isimlerini seçelim

Yılın sonuna geldik. Yarın bu köşede 2009’un en kötülerine nanik yapacağız. Hafta sonu da en iyilere geleneksel ödüllerimizi vereceğiz... Yani açıklamanın yirmi dört saat öncesindeyiz. Elini çabuk tutup iyi ya da kötü bulduklarınızı bu köşenin yazarına ulaştırırsanız meselemiz bir halk ödülüne dönüşecek... Söz sırası sizin, mailim yukarıda!

Şakacıya şaka yapmayın

Önceki gece Saba Tümer’de (CNN Türk) ekranın en sıkı şakacısı Çetin Çiftçioğlu işsizlikten dert yanıyordu... Biliyorsunuz şaka programları bir dönem reytingde birinci olacak kadar çok izleniyordu bu ülkede... Nasıl gözden düştüler, niçin çapsızlaştılar bilemem. Ama bildiğim kadarıyla ekran figürleri içinde istisnai bir yeri olan Çetin ağabeyin işsiz bırakılması sıradan bir ayıp değildir... Biliyorum ki yeni projelerini anlatırken kameranın merceğine bakıp hüzünlü laflar eden Çetin Çitfçioğlu’na akil bir kanal yöneticisi sahip çıkacak... O da buna inandığını söyledi. Saba da bu çağrıyı yaptı. Ben de temenninin altına imzamı atıyorum. Bu şaka gibi ayıbı bir an önce temizleyelim lütfen.

Zeze sevgisi iyi de...

Kapalıçarşı (atv) dizisinde atladığımız detaylar dost sohbetlerinde dile geliyor. Sokak kızı Zeze eve alınıp halı dokutuluyor...

Aynı minik kız bir dönem sonra başta Cemal olmak üzere ev ahalisinin göz bebeği oluyor. Öyle ki sosyal hizmetler kurumundan çocuğu evlat edinebilmek için apar topar evlenme yoluna gidiliyor. Diziyi izleyenler detayları bilir...

Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Birincisi, sokakta bulduğun çocuğu cüzdan gibi yanına almazsın. Aldın diyelim; çalıştırıp para kazanamazsın. Yaptın diyelim; çocuğu devlete geri verip durumdan sıyıramazsın...

Hadi devam edelim, yanılmıyorsam Medeni Kanun’da bekarların da evlat edinebilme hakkı var. Yani çocuğu evlatlık alacağım diye baskın erken evlilik şart değil. Diyelim ki şart, o zaman sırana girip herhangi bir yavrunun ebeveyni olmak için gün sayacaksın...

Yani tezgahtan karpuz seçmiyorsun, kelek mi değil mi bilemezsin. Biliyorum dizinin tüm samimiyeti içinde bu ayrıntılar kaybolup gidiyor...

Ama durum dizideki kadar basit değil. Hele ki söz konusu olan çocuklar olunca...

Sıradaki hangisi?

Geniş Aile (Kanal D) popüler dizilere feci halde sardı. Önceki akşam Kurtlar Vadisi ve Binbir Gece göndermeleri ile dolu seri bir mizah izledik...

İşin ilginci taşlamalardan hiçbiri abartılı değil. Yani ciddiyetle izlediğimiz bu diziler sanılanın aksine pek de komik...

Şimdi ben afacan senaristlerden başka dizi eleştirileri de bekliyorum. Sıradaki hangisi olacak acaba?