Tek odalı evde yaşam mücadelesi

Malatya'da bir 2 aylık üç çocuklu Akbulut ailesi, tuvaleti, banyosu ve mutfağı olmayan tek odalı 9 metrekare ahşap evde dondurucu soğuklarda ayakta kalmaya çalışıyor.

Tek odalı evde yaşam mücadelesi

Beydağı Mahallesi’ndeki gecekonduda yaşayan Mustafa Akbulut AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamallık yaparak, 2 aylık Faruk Musa, 5 yaşındaki oğulu Ali Rıza ve 2 yaşındaki kızı Semihanur’a bakmaya çalıştığını söyledi.

İşi ve hiçbir geliri olmadığını, eşi ile kendisinin bir gözlerinin görmediğini anlatan Akbulut, havalar soğuk olduğu için hamallık da yapamadığını ve çocuklarının aç kaldığını belirtti.

Akbulut, "20 yıldır Tarsus Avanda köyünde yaşıyordum. Orada iki ineğim vardı. Aynı zamanda çobanlık yaparak geçimimi sağlamaya çalışıyordum. Geçinemeyince inekleri satıp memleketime geldim. Yaklaşık 15 yıllık evliyim. 10 yıl hiç çocuğumuz olmadı. Sonra Allah bir tane evlat verdi. Sonra kızım, ardından da küçük oğlumuz doğdu. 9 metrekarelik babamdan kalan odada eşim ve çocuklarımla yaşam mücadelesi veriyorum. Evimizde banyo, tuvalet yok. İhtiyaçlarımızı dışarıda tuğla ile çevirdiğim yerde karşılıyoruz. Çamaşırımızı odanın içinde yıkıyor, banyomuzu da yine burada yapıyoruz. Aynı odada çocuklarımla çok zor şartlar altında uyuyoruz. Yer yataklarında uyuyan çocuklarımız üşüyor. Sosyal yardımlaşmanın verdiği kömürü tutuşturmak için odunumuz bile yok. Bez parçalarıyla tutuşturmaya çalışıyoruz. Kömürler tam anlamıyla yanmıyor. Çocuklarım gece zehirlenecek diye uyuyamıyorum" dedi.
Musa Akbulut, 2 aylık bebeklerinin bez ve mama masraflarını da karşılayamadığını ifade ederek, "Günlük ortalama 3 lira gelirim vardı. Kış nedeniyle artık onu da getiremiyorum. Kapılar, pencereler sağlam değil. Çocuklarıma üst baş alamıyorum. Komşuların verdiklerini giyiyorlar. Kızım ’bebek’, oğlum ’araba’ istiyor. Televizyonda gördükleri yiyeceklerden yemek istiyorlar. Tüm bunları bilerek yaşamak çok zor. Masum yavrularımın acı çekmesine dayanamıyorum" diye konuştu.

Çocuklarına bakabilmek için iş istediğini belirten Akbulut, "Ben dilenci değilim. Çocuklarıma bir parça ekmek yedirebilmek için ne iş olursa yaparım. Temizlik, hamallık ne iş olursa. Yeter ki onlar üzülmesin. Aç kalmasın" dedi.

-"BEN ANNEYİM"

Anne Gülten Akbulut ise elinden hiçbir şey gelmediğini belirterek, tek hayalinin çocuklarının rahat edeceği bir ev olduğunu dile getirerek, "Ben anneyim. Yaşadıklarımıza çok üzülüyorum. Bunlar karşısında şükretmekten başka bir şey gelmiyor elimden. İdare etmeye çalışıyorum. Çocuklarımı kimi zaman aç yatırıyorum. Olursa da makarna, bulgur pilavı pişiriyorum. Kaldığımız yer sağlıklı değil. Böcekler, fareler geziyor. En büyük arzum onları okutmak. Bir de onların rahat edecekleri bir ev istiyorum" diye konuştu.

Beydağı Mahalle Muhtarı Adıgüzel Demirhan, ailenin kendilerine başvurduğunu belirterek, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yönlendirdiklerini söyledi.

Demirhan, "Ailenin durumu gerçekten çok iyi değil. Ailemiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurdu. Vakfın yetkilileri evin ve ailenin durumu ile ilgili araştırma yaptı. Bunun sonunda kömür yardımı aldılar. Bir süre sonra gıda yardımı yapacağı söylendi. Yapılan yardımlar ailemizin daha iyi şartlarda yaşaması için yeterli değil. Ailenin yeşil kartı olduğu için sağlık sorunlarını kısmen o şekilde karşılayabiliyorlar" dedi.

Yasemin Uslu / AA