'Tek ilacımız sevgi'

İletişimsizlikten yakınıyor Sertab Erener. Hello! dergisine konuşan şarkıcı, “Sonumuz aynı dinozorlar gibi olacak. İnsanların hoşgörü ve sevgiyi yeniden hatırlaması lazım. Tek ilaç sevgi!” diyor

'Tek ilacımız sevgi'

Demir Demirkan ile 14 yıldır birlikte ve hayata onunla aynı pencereden bakıyor. Her sabah uyandığında yanında uyuyan adama baktığında, onu tanıdığı ilk gün duyduğu heyecanı hissediyor, aşkı soluyor, aynı heyecanla sevişiyor. Hello! dergisi şarkıcıyı mutluluğa götüren süreci araştırdı. 

HELLO!: Albümünüzün ismi gibi  ‘Rengarenk’ bir ruh halinde misiniz? 
Sertab Erener: O içsel yolculuk hiç bitmiyor ki... O renklilik hali, tabii ki insanın içinin güzelleşmesi ve daha pozitif olmasını sağlıyor; hayata farklı bir bakış açısı getiriyor. Ama ‘bitti, tam olduk’ diye bir durum yok. Her insanın yolculuğu da bambaşka. Ben zihnimi ve algımı tedavi etmeye çalıştım.


HELLO!: Dönüşümlerinizin ana hareket noktası neydi peki?
S. Erener: İnsanlar, birbirleriyle mutlulukları yerine acılarında buluşmayı seviyorlar, insanlar acıdan besleniyorlar, birbirlerine yaralarını gösteriyorlar. Ama hayatında yaşadığın sorunların tek sorumlusunun kendin olduğu gerçeğini gördüğün gün, ciddi bir şok geçiriyorsun. Bunu geri çevirmek için yolculuğa çıkınca da insanlarla olan ilişkilerin değişiyor, hatta uzun ve mutlu bir aşk ilişkisi yaşayabiliyorsun. Artık hastalıklardan beslenmiyorum. Ve de pek çok korkumu yendim.

HELLO!: Hangi korkular peki? 
S. Erener: Hastalık, böcek, yalnızlık! Artık tek başıma kalabilme özgürlüğü ve cesaretine sahip oldum. Aslında hayatta hiç kimse kafamıza silah dayayıp hiçbir şeyi zorla yaptırmıyor. Biz buna izin veriyoruz. O büyük egoya nasıl kontrol edeceğini öğrenmelisin. 




HELLO!: Değişim açlığınızı mı dindiriyor? 
S. Erener: Bir açlık var: Anlama, öğrenme ve kendini daha iyi bilme açlığı... Aslında aramak da değil. ‘Farkına varmak’ daha doğru bir kelime.  

HELLO!: Her hakiki aşk hikayesi umulmadık dönüşümlere yol açar... 
S. Erener: Ben sadece onun o zekice yolculuğunda yanında durdum. O da aynısını yaptı. Hiç kimse birbirini değiştirmeye çalışmamalı çünkü çok büyük bir hata. Birini olduğu gibi sevebilmek en önemlisi... 


HELLO!: Hayalimizdeki kişiye aşık oluyoruz... 
S. Erener: Biz, aslında görmek istediğimiz, olmazsa olmazlarımız diye tanımladığımız insanı seviyoruz. O insanın gerçeğine bakmıyoruz ki, korkudan, alışkanlıklarımızdan, öğretilerimizden veya egomuzdan... O hormon fırtınaları bittikten sonra yavaş yavaş ipuçlarını almaya başlıyoruz. Karşımızdakinin aslında bizim aklımızda yarattığımız insan olmadığını gördüğümüzde de büyük bir şok yaşıyoruz.       Birkaç yıl sonra boşanıyoruz.


HELLO!: Siz Demir Demirkan ile bunları nasıl aştınız?
S. Erener: Çok uyanık ve gerçekten diken üstünde olmak lazım. Taoist masterlar der ki, “Ölümsüzlük vardır. Çünkü biz ölüme yüzde yüz inandığımız için ölüyoruz.” Yani inancımız bizi öldürüyor. Küçük bir şüphe bile her şeyi yıkabilir. Halbuki o değişiyor, seninle birlikte güzelleşiyor. O farklılıkları takip edersen her şey çok daha taze kalıyor. 


HELLO!: Hayattan beklentileriniz neler?
S. Erener: Esas enerji, kişinin kendi içinden alacağı motivasyon. Çünkü insanlar birbirinden çok kopuk. İnsanoğlu iletişim kuramıyor, acı çekiyor, dünyayı bozuk para gibi harcıyor, yakıp yıkıyor ve bu arsızlık doruk noktasında...
Sonumuz aynı dinozorlar gibi olacak. Her bireyin farkındalığının artması gerekiyor. Ayrıca insanların birbirlerine olan toleransı ve sevgiyi yeniden hatırlaması lazım. Tek ilaç sevgi!

2