Yeni Yazısı > Tatsız bir gündü - 10.09.2009

Tatsız bir gündü
10 Eylül 2009

Gerçi doğal âfet’le başa çıkılmaz ama yanlış yapılanma, çarpık şehirleşme her âfet’e çanak tutar. Zaten alt yapısı 80 yıldır ihmal edilmiş bir şehir, makyajla ancak bu kadar düzeltilebilir. Kaldırım yapmasını asfalt dökmesini bilmeyen teknik adamlar, bu İstanbul’un kaderidirler. Mesleklerinden ziyade tam 40 yıldır siyasetle uğraşırlar. Şimdi ne olacak? - Birkaç ah, birkaç vah. Sonra yağmur duracak, güneş açacak. Ve tabii her şey unutulacak. Ta öteki yağmura kadar.

Yine terör

Eruh’ta şehitler verdik. Açılımcılar diyecek ki: - Kardeşliğimize kurşun sıkılıyor. Açılım karşıtları da diyecek ki: - Terör yürekleniyor. Yâni şehit kanları üzerinden münazara yapılacak ve bol bol ahkâm kesilecek. Peki analar? Onlar yine ağlayacak. “Başka analar ağlamasın” lâfı, havada kalacak.

Rekor ceza

Ceza yanlış kelime. Bu, bir camiayı, bir aileyi, bir ocağı, bir kurumu, binlerce çalışanı olan bir grubu mahvetmek ve 50 yıllık bir emeği katletmek için bulunmuş bir yöntem. Nasıl olsa hukuk sayesinde ciddiyet çizgisine gelinecektir. O başka. Ama en çirkin tarafı, bundan memnuniyet duyan karavicdanlılardır... Hem de dost geçinen dalkavuklar.