Tatil ekran karşısında geçmiş!
19 Ekim 2010

Dört aylık bir aradan sonra daha eğlenceli bir program beklemiştim Çok Güzel Hareketler Bunlar (Kanal D) ekibinden... Öyle ya; bu çocuklar sokaktan, hayattan, gerçekten besleniyorlar. Ya da ben öyle sanıyordum. Yeni sezonda tatilde daha çok “serilip yatılmış” bir havayla çıktılar izleyicinin karşısına. Ve hadi haklarını yemeyelim, en iyi beslendikleri şeyin yine ekran olduğu ortaya çıktı... Sokaktan değil, ekrandan esprilerle hazırlanmış skeçleri izledik. Bana göre en vurucusu Ali Ağaoğlu ve 118 küsur reklamlarını kafaya aldıkları işlerdi... Bir de Eser’in dudaklarına göndermeler meselesi var ki, hakikaten kabak tadı verdi. Sanıyorum Eser bile sıkılmıştır artık “bal dudaklarından”!

[[HAFTAYA]]

Unutulmaz çiller!

Unutulmaz (atv) dizisi hayatımıza gecikmeli de olsa yeniden girdi geçen hafta. Ben bölümün tekrarına yetişebildim bu kez... Ve anladığım kadarıyla Harun karakterinin dışındaki hemen herkes güneşi bol sahillerde geçirmişti tatillerini. Hepsinin yüzündeki çilleri ayrıntılarıyla saydım kendi adıma... Bir de Harun’un Eda’nın vurulma sahnesindeki abartılı yüz hali tatilde idman yapmadığını düşündürdü bana. Resmen maske var gibiydi suratında!

Hakkını helal et!

Var mısın Yok musun isimli yarışmada Ülkühan kardeşimize 500 bin liralık ödülü vermiş Acun Ilıcalı. Ben yarışmada büyük ödülü henüz kimsenin almadığını söylemiştim oysa... Yanlış bilgi için Acun’a ve okura “Hakkını helal et” diyorum. Öte yandan 1 milyonluk yarışma için fikirlerim aynı. O ödülü verirse, ömrü uzun olmaz!

Yine mi başa döndük?

Arka Sıradakiler hayranlarının çok feci takıldığı bir ayrıntı var. Saffet karakterinin her seferinde vazgeçtiğini düşünürken bir şekilde yine Oktay ve Gamze’nin arasına dalması... Hakikaten de Gamze çok net bir şekilde aşık Oktay’a. Yakışıyorlar ya da tam tersi. Önemli olan izleyicinin yakıştırması... Diyoruz ki yönetmen Hamdi Alkan’a; şu senaristlere bir ayar ver de başka bir hatta soksunlar Saffet’i. Bu kadar saplantılı bir müdahale izleyicide “Yine mi başa döndük?” kaygısı yaratıyor!

Telegol’deki yanlı anlamalar üzerine...

Bütün bir hafta “Erman Toroğlu ne diyecek?” diye merakla beklediğimiz ve anladığım kadarıyla çok önemli bir kalabalığı da ekrana kilitleyen Telegol’den tashih ve tespit dışında bir şey çıkmadı... Önce tashih, yani düzeltmeden gidelim. Serhat Ulueren’in aldığı bilgiye göre Arda Turan’ın ettiği “şerefsizler” sözü direkt Gökmen Özdenak’ı bağlıyormuş... Erman Toroğlu, Arda Turan’a yönelik “Çok seks yaptığı için sakatlandı” iddiasını aslında hiç dile getirmemiş. Daha doğrusu Arda’nın ismini vermemiş. (Ama bildiğim kadarıyla Gökmen ağabeye iddianın kendisinin olduğunu söylemişti bir diğer yayında.) Ve yine Toroğlu daha önce başına bela açan bel altı benzetmelerinde art niyetten çok mizahı kullanmış. Bunlar, programda yapılan tashihlerin birkaçı... Bir de tespitler var. Onun da hemen hepsi Ahmet Çakar’dan geldi. Erman Toroğlu’nun küçükken tacize uğrama ihtimali veya andropoza girmiş olma ihtimali üzerinden, isim vermeden hocayı taca çıkarttı. Geçen haftanın (Çakar ve Toroğlu birbirine girmişti) ağır bir rövanşı oldu aslında bu ve Çakar “hakikaten ağır çaktı” bu kez!

Bir dakika kaç dakika sürer?

Genç futbolcu Arda Turan ve Galatasaray yönetiminin hakkındaki iddialarına cevap vermek üzere nefesini aldı Erman Toroğlu... O an lafa giren Serhat Ulueren, “Bir dakika sonra Erman hocanın açıklamalarıyla karşınızdayız” diyerek reklama gitti... O anda Kanaltürk ekranında beliren bir sayaç 5 dakikadan geriye işlemeye başladı. Yani 1 dakika Telegol hesabıyla beş dakikada geçiyordu... Bir de reklamlarda göze çarpan prezervatif markası vardı ki, gerçekten içerik itibarıyla cuk oturduğu bir programa verilmişti bana göre; ne dersiniz?