Tarım Bakanı Eker: Et fiyatları artmayacak
23 Ekim 2010

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker ile Ankara’da bir araya geldik. Mutfağı ve vatandaşın cebini ilgilendiren önemli konuları konuştuk. Kurban Bayramı öncesinde et konusunda panik yapılacak bir durum olmadığını söyleyen Eker, Türkiye’nin 70 milyonu kendi nüfusu, 30 milyonu da turist olmak üzere, yılda 100 milyonu aşkın insanı beslediğini hatırlattı. Bakan Eker, et ithalatını sınırlı şekilde serbest bıraktıkları için et fiyatlarının yakında düşüşe geçeceğini söyledi.

[[HAFTAYA]]

Son dönemde hakkında en çok haber çıkan bakanlardan biri oldunuz. Tarım sektöründeki sorunlar nasıl aşılacak?

Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden... Ülkemizde 107 tarım ürünü yetişiyor. Kayıtlı olan 3905 tane endemik bitki türüne sahibiz. Oysa 10 milyon kilometrekare alandaki Avrupa kıtasının tamamının sahip olduğu bitki sayısı 2400. Bundan 40 yıl önce Türkiye’nin milli gelirinin yarısından fazlası tarımdan geliyordu. Ancak sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte tarım ve hayvancılıkla uğraşan insan sayımız azaldı. Buna karşın dünyanın 8’inci büyük tarımsal ekonomik gücüyüz. Genel ekonomide 17’nci sırada yer aldığımız düşünülürse tarım alanında çok iyi durumda olduğumuzu görebilirsiniz. 2008’de tarım ekonomimizin gücü 56 milyar dolara ulaştı. Dünyada 170 ülkeye 11.2 milyar dolarlık tarım ve gıda maddesi ihraç ediyoruz. Bu rakamlar Türk tarımına haksızlık edildiğinin en büyük kanıtıdır.

Bazı tarım ürünlerinin fiyatının çok yükselmesini nasıl açıklıyorsunuz?

Her ürün tabiatın parçası. Mesela bu sene Aydın bölgesinde denizden esen bir sıcak rüzgâr, rutubet ve sıcakla birleşince incirlerde ‘akma’ dediğimiz bir probleme yol açtı. Ama aynı sıcak ve rutubet pamuk için iyi. Bizim tarımın böyle zor bir tarafı var. İklim ve atmosfer koşulları her üründe farklı etki yaratıyor.

Et fiyatlarını nasıl indireceksiniz?

Türkiye 2009’a kadar çok şiddetli kuraklık yaşadı. Meralardaki ot azaldı, koyunculuk bundan olumsuz etkilendi. Türkiye’de toplumsal değişim ve dönüşüm yaşanıyor. İnsanlar şehre göç ettiği içn tarım nüfusu yüzde 25’lere düştü, yirmi yılda yüzde onluk bir gerileme oldu. 2010 Ocak-Temmuz arasında dünyada et fiyatı yüzde 23 oranında arttı. Türkiye’de ise bu artış yüzde 14’tür. Yine de toplumun fiyat artışına gösterdiği tepkiyi haklı buluyorum. Ancak bu sene için kurbanlık hayvan kesimi ile ilgili hiçbir sorun yok. Türkiye’de 11 milyon civarında büyükbaş hayvanımız mevcut. Hayvanların çoğunun kulağında kayıt numarası var. Bu nedenle onları rahatlıkla takip edebiliyoruz. Vatandaşlarımız bu yıl da bayramda gönül rahatlığıyla hayvan kesebilir. Kurbanlık hayvan sayısında azalma ya da piyasaya verilen et miktarında herhangi bir daralma olmayacak.

Ne yapılabilirdi artmaması için?

Kısa vade için, biz piyasayı doyurmak açısından ithalat yapıyoruz. En azından şarküteri ürünü ihtiyacını karşılamak istiyoruz. Çünkü bunlar genellikle iç piyasadan tedarik ediliyordu. Belli şartları taşıması kaydıyla et ithalatı izni verdik. İthalat bugünlerde etkisini daha da artıracak. Son 10-15 gün içinde dışarıdan 90 bin ton civarında karkas et getirilmesiyle ilgili kontrol belgesi alınmış. Şu an giriş devam ediyor. İhtiyaç olursa ithalatı sürdürürüz.

Sağlığa zararlı etler var mı piyasada?

Etlerimiz sağlıklı ve güvenle yenebilecek durumda. Tekil olaylar dünyanın her yerinde olabiliyor. Bir şikâyet üzerine az miktarda ette “listeria” denen bakteri tespit ettik. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Rutin olarak denetim yapıyoruz. Bakanlık olarak görevi devraldığımızda gıda denetim sayısı yılda 39 bin civarındaydı. Şu anda 350 bin denetim yapılıyor. Bu sadece bizim bakanlığımızın yaptığı denetimdir. Biz birçok açıdan Avrupa’nın önündeyiz. Mesela çiğ ette AB ülkelerinde listeria denetimi yok ama biz yapıyoruz.

Vatandaşlar gıda ürünleriyle ilgili şüpheli bir durumla karşılaştıklarında nereyi arayabilir?

“Alo 174 Hattı” bu tip durumlarla mücadele etmek için kuruldu. 7 gün 24 saat boyunca yedikleri içtikleri gıda ürünleriyle ilgili şikâyeti olan vatandaşlar bu numarayı arayabilir.