Yeni Yazısı > Tam o sırada... - 01.04.2011

Tam o sırada...
01 Nisan 2011

Biz buralara nereden geldik? Mısır’daki, Tunus’taki direniş mi önceydi, yoksa Ahmet’le Nedim’in tutuklanması mı önceydi, hatırlamıyorum.

Tam o sırada...

İbrahim Tatlıses vuruldu. Bütün hatlarımızla Acıbadem Hastanesi’ne yöneldik. Bilmiyorum kaç gün.

Tam o sırada...

Kaddafi çıkageldi. Başımıza iş... Sarkozy’le NATO arasında epey gittik geldik. Daha da gidip gelecektik. Fakat ah...

[[HAFTAYA]]

Tam o sırada...

Kayseri’deki 3 kayıp çocuğun feci akıbetini öğrendik. Haberleri tefrikaya çevirdik. Hadımlık’ı tartışıyorduk ki birden idam cezasını hatırlayıverdik... Halbuki sivil itaatsizliği konuşacaktık. Lafa da başlamıştık.

İşte, tam o sırada.

*** 

Ne oldu yine? Oldu... Bir şeyler oldu.

Savcılar yer değiştirdi. Terfi mi, tayin mi, azil mi, ödül mü, ödün mü... Anlayamadık. Açık oturumlar düzenleyip işin derinine inmeye çalıştık. Öyle ki, Galatasaray’da gerçekleşen postmodern darbeyi az kalsın unutuyorduk... Zaten de:

Tam o sırada...

Prof. Beyaz Hoca girdi gündeme... Bir o eksikti. Bilirim ki yarın sabah yeni ufuklara yelken açacağız. Ve bu yazıya tam o sırada diyerek devam edeceğiz.

Peki, hani seçim vardı.

Hani projeleri tartışacaktık.

Hayır.

12 Haziran’a kadar cambaza baka baka yürüyeceğiz. Şunun şurasında kaç kilometre yol kaldı ki...

*** 

Kilisede Papaz’ı birine tecavüz ederken suçüstü yakalamışlar.

Utanmıyor musun diyerek suratına tükürmüşler.

Papaz kafayı kaldırmış:

- Şu işimi bitireyim, kiliseye tükürmek neymiş gösteririm ben size.

Durum budur sevgili okuyucular.

Şık tavanlar yaptırıyoruz ama daima döşemede yürüyoruz.

Bugün Nisan 1, sakın aldanmayın.