Taksim tartışmasına bir lider daha katıldı

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, YGS tartışmasına 'Bir yere gidilecekse ben alır Alperenleri götürürüm' sözleriyle katıldı

Taksim tartışmasına bir lider daha katıldı

Liseli gençler, Türkiye'nin birçok kentinde olduğu gibi YGS'deki şifre skandalını protesto etmek için İstanbul Taksim'de de yürüdü. Başbakan Erdoğan, gençlerin yönlendirildiğini öne sürerek durumu eleştirdi, "Biz de onların karşısına 5 bin, 10 bin genci koyarız” dedi. Tartışmaya MHP lideri Bahçeli, "bin bozkurt"la katıldı. Son çıkış bugün BBP Başkanı Topçu'dan geldi.Ardahanlılarla bir düğün salonunda bir araya gelen BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, partisinin bazı illerden milletvekili adaylarını tanıttı ve söz konusu tartışmalar için, “Bir yere gidilecekse ben alır Alperenleri götürürüm” diye yorum getirdi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, genel seçimlerin sürprizinin denenmemiş tek siyasi parti olan BBP kadroları olacağını savunan Topçu, partisinin Anadolu çocuğunun devlete uzanan eli olduğunu söyledi.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bazı bağımsız milletvekili adaylarının adaylıklarını iptaline ilişkin kararını da değerlendiren Topçu, bu kararın aslında bütün partilere yönelik bir uygulama olduğunu kaydetti.

BDP'nin YSK'nın bu kararını kullandığını ifade eden Topçu, şöyle devam etti:

“Yüksek Seçim Kurulu şunu yapmadı.'Bunlar PKK'nın adayları, bunlara bir kahramanlık yapayım, falan'. Keşke öyle kurumlarımız olsa. Öyle değil. Yüksek Seçim Kurulu herkese yaptı. Konya adayımız bu belgeyi veremediği için düştü. Ama biz çıkıp sokakları kan gölü haline getirmedik. Birileri diyor ya '10 bin kişi alırım, gelirim'. Öbürü de diyor ki:  'Görürüz ben de alır gelirim'. Bunların hepsi yalandan birbirine gürlüyor. Bir tek götürebilecek var. Ben Alperenleri götürürüm. Bir yere gidilecekse ben alır Alperenleri götürürüm.”

"İSTESEYDİM SEÇİM İPTAL OLURDU"

Muhsin Yazıcıoğlu öldüğünde de meydana inmediklerini ve Alperenleri devletle karşı karşıya getirmek istemediklerini belirten Topçu, “Bu devleti yönetenler çok iyi biliyorlar ki, isteseydim seçimler iptal olurdu” diye konuştu.

“Kürt sorunu” diye bir tanımlamayı kabul edemeyeceklerini dile getiren Topçu, Anadolu topraklarında insanların bin yıldır kardeşçe yaşadığını söyledi.

Bugün Türkiye'de terörün olmasından MHP'nin de sorumlu olduğunu ileri süren Topçu, “Çünkü Öcalan'ın dosyasını Başbakanlıkta ben dolaştırmadım. O dolaştırdı” dedi.

İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Topçu, uygulanan politikaların istihdam yaratmaktan ve sorunlara gerçek çözümler üretmekten uzak olduğunu savundu.

Topçu, partililerden seçimlere yönelik çalışmalarını hızlandırmalarını da istedi.

ERDOĞAN: KARŞILARINA 10 BİN GENCİ KOYARIZ

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'ndaki (YGS) şifre skandalının ardından liseli gençler tarafından Taksim'de düzenlenen protesto gösterilerinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle demişti:

"Şu anda, CHP'si, MHP'si, BDP'si, YGS üzerinden, çok yoğun bir şekilde gençlerimizi istismar etmenin gayreti içindeler. 1.7 milyon gencin hayallerini, geleceklerini, umutlarını, siyasi malzemeye dönüştürerek, buradan kendilerine bir rant sağlamanın çirkin gayreti içindeler. Söz konusu olan, 1.7 milyon gencin hayalleridir. Söz konusu olan, 1.7 milyon gencin geleceğidir,  umududur. Gece gündüz ders çalışan, uykusundan, oyunundan, eğlencesinden fedakarlık yapan gençlerin hissiyatını siyasi malzeme haline getirmek, çok açık söylüyorum, ahlaksızlıktır, fırsatçılıktır. Eğer, sınavda bir yanlış varsa, bir kayırma varsa, yasa dışı, kirli ilişkiler varsa, buna karşı çıkacak, bunun karşısında güçlü tepki koyacak ilk kişilerden biri ben olurum, arkadaşlarım olur.

Devletin ilgili kurumları, son derece büyük bir hassasiyet içinde meseleyi inceliyor, yargısına varıncaya kadar, araştırıyorlar ve takip ediyorlar. Ama, soruyorum, bir tek kişinin kayırıldığına dair somut deliliniz var mı? Şifre iddialarından çıkar sağladığını ispat edebileceğiniz tek bir genç var mı? Yok.  Ama ortada, duyguları istismar edilecek, sokağa dökülecek, zihinlerine,  yüreklerine şüphe düşürülecek bir genç grup var.

Bu ülkenin başbakanı olarak, YGS ile ilgili iddiaların tamamının takipçisiyim. Gençlerimiz rahat olsunlar, müsterih olsunlar, gönül rahatlığı içinde ikinci sınava hazırlansınlar. Gençlerimiz, kendilerini istismar edenleri, iddiaları fırsatçılığa çevirenleri de lütfen çok iyi görsünler, tanısınlar.  Taksim'de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek, iki bin genci yürütmek problem değil. Onlar YGS sınavının karşısında tavır ortaya koyduklarını açıklarken, biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız. Ama biz bu ülkede gerilimden yana değiliz. Bırakın kurumlar işini yapsın. Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hiç kimsenin asla ve asla hakkı yenemez. Buna müsaade etmeyiz.  Gençlerimiz bunu böyle bilsin."

BAHÇELİ: BİN BOZKURTUMLA KASIMPAŞA’YA KADAR KOVALARIM

Başbakan Erdoğan'ın bu sözlerine MHP lideri Devlet Bahçeli'nin tepkisi gecikmemişti. Bahçeli'nin cevabı şöyle olmuştu:

"Sayın Erdoğan on bin milisinle Taksim’e gel, ben de bin bozkurtumla oraya geleyim. İnanıyorum ki Kasımpaşa’ya kadar ardına bakmadan kaçacaksın. Onun için aklını başına al, kuru sıkı atma, sözde kabadayılık yapma. Geçmişini biliyoruz, geleceğinin ne olacağını da biliyoruz. Ne yaparsan yap, Ülkücü hareket sandıktan zaferle çıkacak, sokaktan değil."

Akıl var mantık var. Bari düşünemiyorsun, konuşma. Yeri geldiğinde özür dilemesini bil. Bir memuriyet imtihanı oluyor, imtihan şaibeli. YGS sınavı yapılıyor. Sayın Başbakan, kurumun başındaki bir yandaşına inanıyorsun da binlerce gencin ailesinin kaygısına niye kulak vermiyorsun? Kalkıyor, argo bir üslupla, ‘Bin-iki bin kişiyi şu şu şu partiler Taksim’e getiriyor, biz istersek beş-on bin kişiyi karşılarına çıkarırız’ diyor. Kimin karşısına kimi çıkarıyorsunuz? 9 yıllık iktidarında geleceğin bir devrim ordusuna nüve teşkil edecek milis mi yetiştirdin?" (Hürriyet)

2