Yeni Yazısı > Takım Oyunu - 18.10.2010

Takım Oyunu
18 Ekim 2010

Koskoca Cumhuriyet Bayramı, bir recepsiyon’a mı endeksli?

Diyelim ki öyle... Peki.

Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi, recepsiyon’a gidip gitmemeye karar veremiyor mu?

Diyelim ki veremiyor... Peki.

Ortalama bir yol da bulamıyor mu?

Mesela isteyen gider, istemeyen gitmez diyemiyor mu?

Nedir bu?

Kurultay kararı mı lâzım?

[[HAFTAYA]]

***

Memleket meselesi haline geldi iş.

Rejim meselesi oldu.

Madem öyle, madem Çankaya bu kadar mühim, sormazlar mı adama:

- Köşk için bir adayın var mı?

- İki yıl sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimi için bir hazırlığın var mı?

Vazgeçtim Köşk’ten.

İstanbul, Ankara Belediye Başkanlıkları için şimdiden birilerini düşünüyor musun?

Yoksa eldeki barut bitti mi?

***

Bunları niye yazıyorum?

Bütün yükü Parti Lideri’ne yıkmaya alışmış bu arkadaşlar.

Baykal’ı 18 yıl tepe tepe kullandılar, oradan oraya koşturdular, şimdi de Kılıçdaroğlu’nun kişisel performansıyla idare ediyorlar. Bir de üstelik ayakbağı olmaktalar.

Ama risk alanı yok.

Takım oyunu hiç yok.

İstanbul’daki kıpırdanmayı saymazsak, tam bir ölü toprağı.

Tek marifet, koro halinde:

- İstemezük.

Kılıçdaroğlu’na Allah kolaylık versin.

Elindeki malzeme bu işte.

***

Sanırım milletvekili adaylarının tespitinde bir patırtı kopacak.

Kılıçdaroğlu ön seçimden yana.

Halbuki gökten zembille inmeye alışmış aristokratlar var. Kendilerini tek laik ve tek Atatürkçü addeden, imtiyaz sahipleri bunlar.

Asıl kıymetli elemanlarını yıllardır kadro dışı bırakıp, ikinci takımla sahaya çıkan bir başka parti var mıdır acaba?