Suriye'den üç tarihî karar

Suriye yüksek tansiyonu düşürmek için bugün iki kritik karara imza attı. Hükümetin ülkede 48 yıldır uygulanmakta olan olağanüstü hali kaldırdığı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi'ni lağvettiği bildirildi

Suriye'den üç tarihî karar

Reuters'ın Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'dan aktardığına göre, ülkede 48 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal kaldırıldı.

Olağanüstü hali kaldıran yasa teklifinin Suriye hükümetinde kabul edildiği, ancak yürürlüğe girmesi için Devlet Başkanı Beşar Esad'ın imzasının beklendiği ifade edildi. Ancak Esad'ın imzasının sadece bir formalite olduğu bildirildi.

Suriye'de haftalardır süren ve onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açan hükümet karşıtı protestolarda, göstericilerin en öncelikli taleplerinden biri olağanüstü halin kaldırılmasıydı. 

SANA, ayrıca, hükümetin Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin lağvedilmesini onayladığını ve gösteri düzenlenmesine dair yasayı kabul ettiğini duyurdu.

ESAD REFORMLARA DEVAM EDİYOR

Bu adımlar, Esad'ın, protestoları bastırmak için hayata geçirdiği reform zincirinin son halkaları oldu.

Esad daha önce de ülkenin doğusunda yaşayan El Hasaka eyaletinde yaşayan Kürtlere vatadaşlık hakkı verilmesi kararı almış ve Humus eyaletinin göstericilerin hedefi haline gelen valisini görevden almıştı.

Esad, Mart ayı sonlarında yaşanan ve çok sayıda protestocunun ölümüne neden olan gösterilerin ardından parlamentoda bir konuşma yapmış ve reform vaadinde bulunmuştu.

ESAD GEÇEN AY AÇIKLAMIŞTI

Suriye, 31 Nisan'da göstericilerin başlıca talebi olan 48 yıllık olağanüstü hal yasasının kaldırılması için bir komite kurulacağını açıklamıştı.
 
Devlet Başkanı Esad, yasanın kaldırılması için çalışmalara yaklaşık bir yıl önce başladıklarını ve kararın gösterilerle ilgisi olmadığını savunmuştu.

Suriye, vatandaşların anayasal haklarının büyük bölümünü engelleyen olağanüstü hal nedeniyle yıllardır sert eleştirilere hedef oluyordu.

Suriye'de 1963'te iktidara gelen Baas Partisi, o dönem sık sık yaşanan darbe girişimlerini, İsrail'le gergin ilişkileri ve etnik çatışmaları gerekçe göstererek aynı yıl olağanüstü hali yürürlüğe koymuştu.

Olağanüstü hal yasası, ülke güvenliğini tehdit eden ve ettiğinden şüphelenilen kişilerin gözaltına alınmasını ve güvenlik gerekçesiyle görüşmelerin takibine izin verilmesini öngörüyordu.

Devlete medyayı kontrol etme izni tanıyan yasa aynı zamanda gösteri hakkını da büyük oranda kısıtlıyordu.