'Şüphe'ye kapıldık!

Karmaşık ilişkiler, çıkar çatışmaları, büyük trajediler... Şu sıralar, pek bir “Şüphe”liyiz! Elele dergisi bu Şüphenin altında yatan gerçekleri ortaya çıkarmak için dizinin altı genç oyuncusunu set ortamında ziyaret etti

'Şüphe'ye kapıldık!

Artık her şeyden Şüphe duyar olduk! ış ilişkilerimizde, arkadaşlıklarımızda, hatta dostluklarımızda bile, kimin gerçek kimin sahte olduğunu çözemiyoruz. Özetle; kimselere güvenemiyoruz. Daha da kötüsü, kendimize bile güvenememek!

Yaş almak, tecrübe kazanmak, şartlar, yaşanılanlar... “Bu ben miyim?” dediğiniz zamanlar olmuyor mu sizin de?  

“Şüphe” dizisi, Selin Demiratar’ın canlandırdığı ıpek karakterinin hikayesi aslında. Akıllı, uslu, annesiyle yaşayan bir genç kız, annesinin öldürülmesinin ardından kendini bambaşka olaylar silsilesinin içinde, bambaşka biri olarak buluyor.

Elele dergisi, konusu ve oyuncularıyla hayatımıza farklı bir heyecan katan dizinin Alemdağ’daki setine gitti. Uzun bir yolculuğun ardından, dizinin ana karakterlerinin yaşadığı o şatovari evde, dizinin genç ve yetenekli oyuncularıyla uzun bir gün geçirdi.

UĞUR KARABULUT: ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİ OKUYORDUM  



* “Kanıt” dizisi için Abdullah Oğuz’la tanışmaya gitmiştim, o zaman aklında kalmışım. “Şüphe” dizisi söz konusu olunca beni görüşmeye çağırdı. Bu, ilk oyunculuk denemem.

* Ziraat mühendisliği üzerine eğitim aldım. Ancak bana göre olmadığını anladım ve okulu bıraktım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimi aldım. Oyunculuk, çocukluğumdan beri aklımda olan bir şey değildi, lisede ÖSS’ye hazırlanmamak için bulduğum bir bahaneydi aslında.

* Dizide canlandırdığıs Cüneyt, zenginlik içinde büyümüş ama bu zenginliğin kirli taraflarını fark edince her şeyi elinin tersiyle itip bir balık restoranı açmış. Annesinin ısrarı ile eve geri dönüyor. Karakteri, ben de oynadıkça tanıyorum. Kendimi rahat bırakabildiğim noktada, benim de şaşırdığım bir oyunculuk çıkabiliyor.

* Dizi oyunculuğu çok zevkli, her hafta kendini izleme ve sürekli yaptığın şeyi geliştirme imkanın var. Alışamadığım nokta ise, bunu tüm Türkiye’nin şahitliğinde yapıyor olmak. Bu da biraz kamçılıyor insanı.

* Hiç Şüpheci bir insan değilim.

İSMAİL HACIOĞLU: ÇOK ÇALIŞMAM VİLDAN'LA EVLİLİĞİMİ ETKİLEMİYOR



* Son olarak üç yıl önce “Gece Sesleri” dizisinde rol almıştım. Sonrasında, “Gökten Üç Elma Düştü” ve “Çakal” isimli iki sinema filmi yaptım. Ben aslında film çekmeyi seviyorum.

* Neden “Şüphe”? Bu dizide beni etkileyen şey, bir kadın hikayesi olması. Karşıma doğru bir iş ve senaryo olarak bu çıktı. Senaryoyu okuduğum anda, Aziz’i çok sevdim.

* Aziz, kendine ait cam bir evde yaşıyor. Ailesinin zenginliği hayatını kolaylaştırıyor. Fakat takıntılı biri... Ben Aziz’e göre çok da Şüpheci değilim aslında. Akıldan öte kalpteki Şüphe en kötüsü.

* Çok çalışıyorum ama bu evliliğimi etkilemiyor. Vildan’la (Atasever) yeterince görüşüyoruz; işim aşkımıza engel olmuyor!

SELİN DEMİRATAR: MİLYAR DOLARLARIM OLSA NE FARK EDER Kİ



* Senaryoyu okuduğumda, öncelikle hikaye beni çok etkiledi. Dizideki merak unsuru, bir kadın hikayesi olması. ıpek’in intikamı üzerine kurulmuş bir öykü bu.

* İpek karakterini canlandırırken beni en çok etkileyen şey, her geçen bölüm yaşadığı değişim, bulunduğu ortamda sağlam bir şekilde kalabilmek için verdiği mücadele ve bu savaşı annesi için yapıyor olması! Hayatta hepimiz için en önemli varlık anne galiba. ıpek, hırslı bir karakter. Başta öyle görünmüyor ama yaşadıkları bütün bu hırsını ortaya çıkarıyor.

* Fazla Şüpheci değilim ya da bunu ortaya çıkaracak bir durum yaşamadım. ınsanlara güvenmeyi tercih ediyorum. Güvenimi kıran insanlarla da görüşmüyorum.

* Para benim için hayatımı idame ettirebilmek için bir araç. Gerçekten düşünmüyorum bunun üzerine. Milyar dolarlarım olsaydı ne fark ederdi! Belki başlarda eğlenceli olabilir ama sonrasında o fazla para da sıradanlaşacak. Paradan çok psikolojik dengeler önemli benim için.

SERKAN ALTUNORAK: ERKEK OYUNCUNUN KARİYERİ 30’UNDAN SONRA BAŞLAR



* Bana Cüneyt karakteri için teklif gelmişti ama senaryoyu okurken Tarık dikkatimi çekti. Bugüne kadar oynamadığım bir karakterdi. Cüneyt, “Melekler Korusun”daki Erkan’ın devamı gibi olacaktı. “Ben Tarık’ı oynamak istiyorum” dedim. Bu rolü çok istedim ve aldım.

* Maddi güce sahip olmak enteresan bir şey; farklı bir karakter ve davranış yapısı getiriyor. Bu güce sahip insanlarla baş etmeyi istemem. Ama Tarık gibi bir karakter ile karşılaşırsam oyun, dalavere çevirmeden, birebir meselemi hallederim.

* Şüpheci bir insan değilim. Şüpheleneceğim bir durum olursa da entrika çevirmem.

* Hiçbir şey oturduğunuz yerde kucağınıza düşmüyor. Çok zorlu bir süreçten geçtim ve karşılığını görüyorum. şansımı bu işte de olduğu gibi kendim yaratıyorum. Bu biraz da ne istediğini bilmekle alakalı. Zoru severim. Henüz “oldum” diyemem, hatta daha yolun çok başındayım. Bir erkek oyuncunun 30 yaşından sonra kariyerinin başladığını düşünüyorum. Öncesinde, insanın aklı çok başka yerlerde oluyor. 34 yaşındayım ve şu anki kafa yapımla 20’li yaşlar arasında dağlar kadar fark var.

BURCU KUTLUK: HİNDİSTAN’A GıTMEK HAYATIMIN EN DOĞRU KARARIYDI



* Senaryo elime geldiğinde, Kanal D ve Abdullah Oğuz isimleri zaten benim için yeterliydi. Üstelik, karakter de çok ilgimi çekti. Bu projeye dahil olmak istedim. “Şüphe”de kimin, neyi, neden yaptığı zamanla anlaşılacak. Zamanla içine girilecek bir dizi bu!

* Serap, duygularını fazla belli etmeyen bir karakter. Kocasına bile gerçek anlamda güvenemiyor. Kendini çok yalnız hissediyor ama sağlam da durması gerekiyor. Arada kalmalarını çok hissediyorum. Onu çok iyi anlıyorum.

* Oyunculuğa “Asmalı Konak” dizisiyle başladım. Ancak oyunculuğun benim için ne anlama geldiğini algılayacak bir yaşta değildim, modellik benim için ön plandaydı. Fransızca mütercim tercümanlık bölümünden mezun oldum ve altı sene kadar modellik yaptım.

* Dizinin adını duyunca şaşırdım, çünkü benim için her şey bir Şüpheyle başladı aslında. Her şeyden Şüphe duymaya başladığım bir anda Hindistan’a gittim ve 3,5 yıl orada yaşadım. Hayatımın en doğru kararıydı! Dışavurumsal meditasyon ve yoga üzerine çalıştım. Orada aldığım bu eğitimin, oyunculuğum üzerine çok etkisi oldu. Kendimle daha barışık oldum. Dönünce “Peşpeşe” filmini çektik. Akademi 35 Buçuk’ta oyunculuk eğitimi aldım. “Aşk-ı Memnu”da kısa bir süre oynadım. Aynı zamanda yoga öğretmeniyim.

MÜGE BOZ: “GÜZEL KIZ AMA İYİ BİR OYUNCU” DEDıRTMEK İÇİN ÇABALIYORUM

* Profesyonel anlamda ilk oyunculuk denemem bu. Oyunculuk aklımda hiç yoktu. Radyo Televizyon Sinemabölümü mezunuyum. Yan dal olarak halkla ilişkiler okudum. Bir de yurt dışında fotoğrafçılık eğitimi aldım. Medyayla bir şekilde bağlantım vardı ama kamera arkasındaydım hep. Son iki senedir de styling yapıyordum. Sonra birkaç reklamda rol aldım. “Reklam bile olsa eğitimini almalıyım” diyerek Ti Performans’ta, Hakan Pişkin ile çalıştım. Bitirme projesi olarak Aziz Nesin’in bir oyununu sergiledik. ışte asıl o zaman bir karaktere bürünmenin büyüsüne kapıldım.

* Meltem karakterini çok fazla benimsedim. Sıkılgan, zengin ve şımarık görüntüsünün altında yatan psikolojik durumuna kendimi çok hazırladım. Fakat onunla tarzımız hiç benzemiyor. Topuklu ayakkabı neredeyse hiç giymem. Saçlarıma fön bile çektirmem.

* Çok da Şüpheci olduğumu söyleyemem. Bazen! Genellikle olayları akışına bırakırım.

* Güzellik, artıları olduğu kadar eksileri de olan bir konu. Ama elbette ekran önünde bir avantaj. Bana “Çok güzel kız” değil, “Güzel kız ama iyi bir oyuncu” denmesi için çabalıyorum.
 


 

6