Sultanlar kullanmış

Sultanlar ile sarayın üst düzey yetkililerinin kullandığı lületaşı pipolar bulundu

Sultanlar kullanmış

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alma planını yaptığı, 1878 yılındaki Rus işgali öncesi dönemin Edirne Valisi Cemil Paşa'nın talimatıyla yakılan Edirne Sarayı'nda yapılan arkeolojik kazılar sürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle yapılan kazılarda, 15'nci Yüzyıl ve sonrasına ait olduğu belirlenen ve sultanlar ile sarayın üst düzey yetkililerinin kullandığı tahmin edilen çok sayıda özel işlemeli lületaşı pipo bulundu.

Osmanlı İmparatorluğu'na 92 yıl başkentlik yapan Edirne'deki saray, tekrar gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. Edirne Sarayı, Sultan 2'nci Murat tarafından Tunca Nehri'nin iki kolu arasında kalan ada üzerinde 1450 yılında yapılmaya başlandı. Sultan 2'nci Murat'ın ölümüyle kısa bir süre yarım kalan saray kompleksi, daha sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından genişletilerek Saray-ı Cedid-i Amire adını aldı. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman ve 4'üncü Mehmet'in emri ile yapılan ek yapı ve yenilemelerle Edirne Sarayı görkemli bir boyut ve işlev zenginliği kazandı.

RUS İŞGALİNDE ATEŞE VERİLDİ

Toplam 72 ayrı yapının bulunduğu sarayda, 117 oda, 21 divanhane, 18 hamam, 8 mescit, 17 büyük kapı, 13 koğuş, 4 kiler, 5 matbah ve 14 kasır bulunuyordu. Ancak sarayın büyük ölçüde yok oluşuna 1878 yılındaki Rus işgali neden oldu. 19'uncu yüzyılın başından itibaren askeri malzeme ve cephanenin depolandığı saray, Edirne Valisi Cemil Paşa'nın verdiği emirle 18 Ocak 1878'de ateşe verildi. Yangın 3 gün sürdü. Edirne Sarayı'ndan günümüze Adalet Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Cihannüma Kasrı (padişah makamı), Matbah-ı Amire (Saray mutfakları) ve Bab-üs Saade'nin (kapı) kalıntıları kaldı.

KAZI DEVAM EDİYOR 

Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim üyesi ve Edirne Yeni Saray Kazısı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Özer başkanlığındaki ekibin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle 2009 yılında 3 dönümlük alanda başlattığı kazı çalışmalarını bu yıl 24 Haziran'da tekrar başladı. Kazı çalışmaları sırasında oldukça önemli tarihi değerler çıkmaya başladı. Kazı çalışmalarının 70 kişilik ekiple aralıksız sürdüğünü belirten Doç.Dr. Özer, şöyle dedi:

"Edirne Sarayı'ndan günümüze ulaşan yapılardan ve harap durumda olan su maksemi'nin arkeolojik kazısı ve rölöve çalışmaları tamamlanmış olup, kısa süre içerisinde restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlatılmasının ardından konservasyon ağırlıklı restorasyonunun yapılması sağlanacaktır. 2013 yılı çalışmaları kapsamında, Kazı Evi'nde sürdürülen çalışmalar kapsamında, arkeolojik kazı sırasında ortaya çıkarılan taşınır kültür varlıkları seramik, çini, lüle, gülle, sikke, mühür, kemik, cam, gibi objeler bulundu. Ayrıntılı bir temizlik, tasnif, belgeleme, kayıt değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bu yılki buluntular arasında, Osmanlı mutfağı ile ilişkilendirebileceğimiz mutfak gereçleri ile yoğun bir lüle-pipo örnekleri dikkati çekmektedir. Lüle-pipoların sarayın üst düzey yetkililerinin kullandığını tahmin ediyoruz. Buluntuların, 15'nci yüzyılın ikinci yarısından 19'ncu yüzyılın sonlarına kadar olan döneme ait oldukları, yapılan incelemelerden anlaşıldı. Özellikle, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve 4'ncü Mehmet dönemlerine ait çok yoğun buluntular var. Bu buluntulardan hareketle bile, Edirne Sarayı'nın hem mimari ve hem de dekorasyon bakımlarından yüksek standartlar sunduğunu söyleyebiliriz."

Doç.Dr. Özer, Edirne Sarayı Kazısı'nda bulunan eserlerle, yabancı kökenli objelere de rastlandığını anlatırken, şöyle devam etti: "Sikke, mühür, seramiğin yanı sıra parfüm ve günlük bakım için ihtiyaç duyulan objeler de önemli bir grubu oluşturuyor. Bu durum, Edirne Sarayı'na yoğun yabancı elçi, misafir ziyareti ve dolayısıyla hediyelerin sunulduğunu göstermektedir. Bu buluntular aynı zamanda, yüksek standartlarda bir yaşamın sürdüğü Edirne Sarayı'nda yaşayan üst düzey insanların, günlük bakımlarına büyük önem verdiklerini de göstermektedir."

DHA

2