Son zamanlarda izlediğim en gerçek sahne
14 Ocak 2018

‘İstanbullu Gelin’ sevdiğim dizilerden biri. Başrollerinde Aslı Enver ve Özcan Deniz var; karı kocayı oynuyorlar. Çok samimi, çok tatlılar; onları izlemeye bayılıyorum. Dizinin son bölümünde şahane bir sahne vardı. Hem güldüm, hem de şaşırdım açıkçası.

Faruk ve Süreyya ikilisi (yani Özcan Deniz ve Aslı Enver) çocuk istiyor, Süreyya tedavi görüyor, doktor da uygun tarihleri vermiş.

O sabah uyandıklarında Süreyya kocasını “O gün bugün Faruk, çok önemli bir gün” diyerek sarsıyor. “Ne var ki?” diyor Faruk. “Ayın ikisi bugün! Ne demek ne var Faruk? Yapmamız lazım” diyor.



Faruk gülünce de “Dalga geçmesene... Bebek isterken iyiydi di mi?” diyor Süreyya..

Faruk da yan çizip yataktan kalkmaya çalışıyor numaradan.

Süreyya ensesinden tuttuğu gibi yatağa atıyor kocasını; Faruk da kahkahalar atarak “Anneee imdat, korkuyorum” çığlıkları atıyor.

Sonrası malum...

Komik ve doğal sahne

Uzun zamandır ekranlarda izlediğim en doğal, en gerçek, en samimi dizi sahnesiydi. Bir de öyle komik ve tatlı oynamışlar ki, rahatsız etmiyor.

Üstelik bir kadının kocasıyla sevişmeyi talep etmesi de bir dizi için son derece radikal, son derece şahane bir karar.

İstanbullu Gelin yaptı yine yapacağını anlayacağınız. Bu sahneyi yazanı, çekeni, en çok da tatlı oyuncularını kutlarım, süpersiniz valla.

Bu film soğanı trend yapar!

Bu film soğan sarmısak olayını patlatır!

Cuma vizyona giren ‘Deliha 2’den bahsediyorum.

Deliha ilk filminde aşkın peşindeydi, ikinci filmde kariyer yapma derdinde ve bir restoranın mutfağına giriyor. Bütün derdi de iyi bir aşçı olmak.

Mutfağa girdiğinde de soğanın cücüğünü çıkarma konusunda ne kadar usta olduğunu gösteriyor herkese!

Restorana gelen kadın müşteriyle diyaloğu da efsane. “Kadın olduğumuz için soğan yemiyoruz” diyen müşteriye soruyor: “Kadınlar soğan yiyemiyor mu yani?” diyor, anlam veremiyor.

Sonra restorana gelen ünlü gurmeye bile yumruğunu indirip soğanın cücüğü nasıl çıkarılır öğretiyor, soğan yemeye alıştırıyor. Hatta soğana şarkı bile yapılıyor filmde.

Bu eşsiz sanat eserini de Enis Arıkan seslendiriyor ki, tam şenlik. Soğan şarkısıyla patlayan tarihteki ilk şarkıcı! Özcan Deniz ‘Su ve Ateş’ filminde; sevgililerin lahmacun yemesinin ilişkinin seviyesini gösterdiğini söylüyordu hani…

“Daha lahmacun yiyecek seviyeye gelmedik. Lahmacun yesek, iş bitmiş demektir...”

İşte bu sözler lahmacunu, ilişkide seviye belirleyici hale getirmiş ve eğlenceli bir tartışma çıkarmıştı. A

nlayacağınız Gupse Özay da bu filmle soğan yeme meselesini tartışmaya açıyor. Hadi bakalım, hayırlısı..

Doğaçlamanın ustası

Geçen haftalarda Tolga Çevik’in ‘Tolgshow’una katıldım. Katıldım derken, ben konuk değildim tabii; o sahnede şov yapıyordu, ben de izliyordum.

Biliyorsunuz bir tiyatro sahnesinde oynuyor Tolga Çevik; onu gerçek izleyiciler izliyor ve o oyunun çekimleri programını oluşturuyor.

Yani biletini alan ve izleyici olan herkes o şovu canlı canlı izleyebiliyor.

Her şey gerçek, her şey doğal. O yüzden de bana göre ekrandakinden çok daha komik, çok daha eğlenceli. Benim izlediğim gece Fettah Can ve eşi konuktu.



Bu program hangi tarihte yayında olacak bilmiyorum ama Tolga Çevik’in önceden tek kelime çalışmadan ve kurgulamadan böyle bir şov yapması hayranlık uyandırıcı.

Hem salondaki izleyiciyle, hem sahnedeki konuklarıyla yüzde yüz doğaçlama bir sohbet yürütüyor ve öyle çok güldürüyor ki bayıldım.

Üstelik bunu ekranda yapan tek kişi. Evet yönetmenle atışıyor, konuşuyor ama aslında ‘one man show’ yapıyor, bu da çok değerli.

Meraklısı da çok; 19 Şubat’a kadar bilet yokmuş! Sonrası için yer bulursanız bu ‘tiyatro’yu kaçırmayın.

Sertab’ın müzikali 

Sertab Erener, sanat hayatının 25. yılını bir müzikalle sahnelere taşıyor biliyorsunuz. Şarkılarının hikayelerini dinamik danslarla harmanlıyor ve sahneye profesyonel dansçılarla çıkıyor.

Koreografisi ve sahne yönetimi Beyhan Murphy’ye emanet edilen ‘Sertab’ın Müzikali’nde; ‘Kırık Kalpler’ albümünün yanı sıra 25 yıldır dillerden düşmeyen ‘Mecbursun’, ‘Kumsalda’, ‘Zor Kadın’ gibi şarkılar da var.


Söylesenize, hangimizini anıları yok bu şarkılarla? O zaman 19 Ocak’ta UNIQ Hall’de olmak lazım.