Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Son sözü seçmen söyleyecek - 12.04.2011

Son sözü seçmen söyleyecek
12 Nisan 2011

Ortadaki ilgiye bakılırsa bu seçimlere her zamankinden daha politize olmuş bir biçimde giriyoruz. Bunun tek bir nedeni vardır; işler iyi gitmiyordur ve insanlar siyasetten medet umuyordur. Yoksa herkes milletvekili aday listelerine değil, işine gücüne bakardı! Göreceğiz. Ya listeler?.. 1. CHP ve AKP’de mevcut milletvekilleri büyük ölçüde yerlerini yeni adaylara bıraktı. Tabii ki buna çok kızgınlar. Niye olduğunu anlamak mümkün değil. Bir kere milletvekili oldular diye ömür boyu milletvekili mi kalacaklar?

[[HAFTAYA]]

Meclis babalarının dükkanı değil. Üstelik milletvekilliği diye bir meslek de yok. Ayrıca partide, belediyelerde, il genel meclisinde de siyaset yapılabilir. Ne bu şiddet, bu celal? Listeye giremeyen CHP’li milletvekilleri, yeni yönetim için “Partiyi işgal ettiler” diye bağırıyorlar ama bir başka görüşe göre de yıllarca siz işgal etmiş olamaz mısınız? O yerde kalmak için çok başarılı olmak gerekiyor. CHP’liler seçimlerde mi çok başarılı olmuş, muhalefette mi? Partiyi mi zıplatmış? Ne yapmış da yeniden seçilmek istiyor? Hani AKP’liler söylese, neyse. Onlar da ağzını açamıyor, çünkü tek adam partisi olduğu için başarı da Erdoğan’a ait, kimin seçileceğine karar vermek de!

2. CHP’deki yeni adaylara baktım, İlhan Cihaner’in listeye konulmamasına içim acıdı. Haberal ve Sinan Aygün tepelerde aday gösterilmişken cemaatlerin üzerine gitti diye itilip kakılmış bir başsavcının arkasında durulmaması CHP’nin ayıbıdır ve pahalı öder. Bu açıdan Enver Aysever’in tepkisine hak veriyorum. Benim onu eleştirmemin nedeni yerini beğenmemesiydi. Kendisini eleştirdiğim canlı yayına bağlanarak Cihaner olayından ötürü istifa ettiğini açıkladı. Doğru yapmış. 3. Gelelim kadın aday meselesine: CHP’den Gülsün Bilgehan’la konuştum. Malum, bu işten o sorumlu.

Listede 109 kadın adayın yer aldığını, bunların en az 30’unun seçilecek yerde olduğunu söyledi. Şu anda 9 kadın milletvekili var CHP’nin. 9’dan 30’a çıkıyorsa gerçekçi ve iyi bir rakamdır. 100’e çıkacak değil ya, kim çıkartabilirdi ki? Üstelik her seçim dönemi “100 kadın” diyen AKP bu kez de kadın adaylara öncelik tanımadı. AKP seçilemeyecek yerden sadece bir tane örtülü kadın aday gösterdi. Demek ki toplumda bu konuda ciddi bir talep olduğuna inanmıyorlar! Çok ciddi bir baskı hissetselerdi yaparlardı, neleri yaptılar şimdiye kadar! Masaya konulan yemek bu. Seçmen beğenip de yiyecek mi, 13 Haziran’da göreceğiz.

Gençlere kulak verin

Başbakan Erdoğan aday adaylarını belirlemeye o kadar kaptırdı ki sokağın nabzını tutamadı. YGS’de yaşanan skandalı görmezden gelmek, o sınava girmiş ve umudu kırılmış, travma yaşamış gençlerin sıkıntısını hafife almak, boomerang gibi ters tepecek. Liseli gençlik sokaklara döküldü, sosyal medyada örgütlendi, bağırıp çağırıyorlar... Hükümetin kulak verdiği yok! Ona bakıp kulağının üstüne yatan yandaş medya da mide bulandırıyor artık! Gençler sadece şifre olayına kıl değil üstelik. Pek farkında değilsiniz belki ama onlar sorulara da gıcık. Girin google’a bir tıklayın, bakın “meşhur ygs sorusu” diye. Karşınıza bir fil hikayesi geliyor. “Fil niye gri ve buruşuktur?” diye soruluyor ve yanıtı veriliyor; “çünkü eğer beyaz ve kırışıksız olsaydı aspirin olurdu ve yutulurdu!”

Beş sosyal sorusunun dördü bunun gibi oturup üzerinde bir gün düşünülecek felsefe soruları! Yani test sorusuyla alakası yok ve kafa karıştırmanın ötesinde acaip vaktini çalmış çocukların. Sohbet odaları bunlara ilişkin geyiklerle dolu. Tabii genç olduklarından gırgır geçiyorlar ama içleri kan ağlıyor! Sırf bizden olsun ne olursa olsun diye ÖSYM’nin başına getirilen ekibe teslim edilen YGS’yi bu kuşak unutmayacak! Ha deniyor ki “Bu skandal mahsus yaratıldı”. Herkes “Yeter artık, kaldırın bu sınavı, bırakın her üniversite kendi seçsin” desin diye. Sonra?

Her üniversite, kendi yandaşını kendi alsın rahat rahat. Kimsesi olmayan çocuklar hangi okullar arasında koşuşup dururmuş, nereye girermiş, kimin umrunda? Hem çıkınca da iş bulamıyorlar madem, okumasınlar değil mi!