'Siyasetçilerin üslubu yaralayıcı'
23 Aralık 2009

Yargıda ayrışma konusunda “Hukuk neyse uygulanır, makamlara bakılmaz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Gül, hangi düzeyde olursa olsun siyasetçileri açıklama ve üslupları konusunda dikkatli olmaya çağırdı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Kuveyt ziyaretinin ikinci gününde gündemdeki farklı gelişmeleri konuşma imkanı bulduk. Önceki akşam Kuveyt Emiri’nin onuruna verdiği yemeğe katılan, dün sabah ise Kuveytli ve Türk iş adamlarını bir araya getiren Gül, ardından bizimle yaklaşık 1 saat süren bir sohbet yaptı. Bülent Arınç’a yönelik suikast hazırlığı iddiaları, telefon dinleme konusu ve Türkiye’nin dışarıya verdiği görüntüye kadar pek çok konuda sorularımızı yanıtladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün farklı konularda yaptığı değerlendirmeleri özet olarak aktarıyorum:

TELEFON DİNLEME KONUSU

Telefon dinleme doğrusu biraz ayrı bir şey. Burada karışıklığın olması söz konusu... Üzücü doğrusuÖ Telefon dinleme konusunda oluşan kanaatte biraz doğru bilgilenmeme var. İki türlü, gayet açık, bugünkü teknolojik gelişme birçok avantaj getirdiği gibi dezavantajlar da getiriyor. Birincisi, yetkisiz kanunsuz, suç teşkil eden dinlemeler var. Bunlar suçtur. Delil olarak da kullanılamaz. Şimdi bu dinleme meselesi Türkiye’de olduğu gibi başka yerlerde de var. Çünkü teknoloji o ülkede de var bu ülkede de var. Bu teknolojiler o ülkelerin dükkanlarından alınıp geliniyor.

Dinlemelerin ulaştığı boyut konusunda “paranoya” kelimesini kullanmak istemem ama biraz böyle bir hava verildi açıkçası.

İkincisi, yetkili organlar mahkeme kararı olmadan dinleme yaparlarsa bu ayrıca büyük bir suç. Zaten bir işe yaramaz, delil olarak da sayılmaz. Şikayet söz konusu olursa bu hemen tespit edilebilir. Diğer taraftan da mahkeme kararıyla yapılan dinlemelere de kimse bir şey diyemez. Çünkü nihayetinde mahkeme kararı diyoruz. Şimdi bakın, Türkiye’de işkence artık niye yok? Polis, eskiden suçluyu bulmak için ona zor kullanarak suçunu itiraf ettirmeye çalışırdı, değişen ceza yasalarımızda öyle değil, deliller ortaya çıkartılıp zanlının önüne konuyor. Onun için mahkeme kararıyla yapılan, düzgün, hukuka uygun şeyleri suç gibi göstermemek lazım. Onların sayısı da sınırlı.

BÜLENT ARINÇ’A SUİKAST İDDİASI

Dönünce detayları nedir muhakkak öğreniriz. İstihbarat teşkilatından da, oradan da hükümetten de detayları alırız. Başbakanla da görüşüyoruz. Yani tam bilmeden bir şey söylemek zor. Haftalık görüşmeler zaten devlet görüşmeleri oluyor. Detayları bilmeden konuşmamak lazım.

 

İÇERDEKİ VE DIŞARIDAKİ GÖRÜNTÜ ARASINDA MAKAS AÇILDI

“Türkiye’nin içerideki görüntüsü ile dışarıdaki görüntüsü arasında makas açılıyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine:

Bu üzücü, bu Türkiye’ye yakışmaz. Eğer bu rahatsızlık büyürse bu bizim dışarıdaki görüntümüzü zedelemeye başlar. Bir ülke içeride güçlüyse dışarıda güçlüdür. Bir ülkenin ekonomisi kriz geçirirken, ülkenin ne başbakanı ne dışişleri bakanı başı dik dolaşabilir. Dışarıda rahat olamaz. Şu anda tabii öyle bir şey var demem. Kriz var diye söylemem doğrusu.

Bu arada siyasetçilerin yaptığı konuşmalar önemli, bütün siyaseti temsil edenler, ben sadece genel başkanları kastetmiyorum. Yeri gelir sözcüler olabilir, siyasetçilerin, doğrusu, üslubu biraz yaralayıcı oluyor. İkincisi; Türkiye’nin önemli meseleleri diye altını çiziyorum bunun. Bundan sonraki hükümetlerin de meselesi olan konular var, böyle üç dört tane konu var. Bu konuların halliyle ilgili herkesin daha beraber çalışabilme, daha bunları hükümetler üstü meseleler olarak görüp yaklaşma anlayışı gerekir diye düşünüyorum.

Kıbrıs meselesi, Ermeni meselesi, bunlar sadece şimdiki hükümetle ilgili konular değildir. Bunlar, Türkiye’nin daha önce olduğu gibi bundan sonra da büyük meseleleri olacaktır. Bundan Türkiye haksızdır anlamı çıkmasın. Önümüzde böyle konular vardır. Milli dayanışma ve büyük milli meseleler olarak yaklaşmak gerektiğine inanırım.

YARGIDA AYRIŞMA KONUSU

Biz küçük nüfuslu bir ülke değiliz. Bizim sadece milli eğitim camiamız, yargı camiamıza bakarsanız, Avrupa’daki nüfus açısından birçok devletten büyük olduğumuzu görürsünüz. Silahlı Kuvvetleri alırsanız yine öyle. Böyle bakınca uygulama ile ilgili birçok problemler çıkıyor. Burada çok ilkeli olmak gerekir, önemli olan hukuk devletinin kuralları, ilkeleridir. Hukuk neyse, makamlara bakılmadan, konumlara bakılmadan bu uygulanır, açıkçası bu konu böyle hallolur. Bunların hiçbiri ortada kalmaz. Neticede çok detaylı hukuk kuralları var. Gönül arzu eder ki burada şahsi görüşler bireysel görüşler mesleğin gerektirdiği titizliği zedelemesin.

İSRAİL’İN DAVETİNE “PEKİ” DEDİM

İsrail’in bana yaptığı ziyaret davetine “peki” dedim biliyorsunuz. Şimdi zamanlamasına bakılıyor. Bu ziyareti faydalı olacak bir zamanda yapmak gerekiyor. Şartlarının oluşması için cumhurbaşkanlarından önce bir anlamda hazırlık ziyareti yapmak gerekir. (Kendisinden önce Dışişleri seviyesinde bir hazırlık ziyareti yapılması gerektiğini kastediyor)