Şimdi Meksika'da olmak mı vardı?
10 Aralık 2009

Meksika deyince aklıma köşe başına çömelmiş, geniş kenarlı şapkalarının altında uyuyan köylüler geliyor! On yıldır bizim yukarılardan kimse gitmemiş Meksika’ya. Başbakan, ülke hop oturup hop kalkarken programını değiştirip geri dönmemesini “on yıldır kimsenin gitmemiş olmasına” bağlıyor. Meksika’ya daha sık gidip gelseler ne olacak? Şu aralar orada olmasalar ne olacak? Neyimiz eksik kalacak yani? Bizimkilerin bu dışa açılma merakı benim iş gezileri merakımın bile ötesine geçti! Tek fark, ben ülkeyi yönetmiyorum, köşemde siyasi yorumlar dışında ilgi çekici yazılar yazmaya çalışıyorum, mazeretim geçerli. Ortalık yine fena halde karışmışken Cumhurbaşkanının Güney Afrika’da zürafa ve leopar severken çekilmiş fotoğrafları gelmişti bir iki ay önce. Ne alakaysa. Şimdi Başbakanın Meksika şapkalı fotoğrafları gelir! Seni götürmüyorlar, kıskançlıktan yazıyorsun diye düşünebilirsiniz tabii. Kimbilir, belki ama, domuz gribinin Meksika’dan çıktığını düşündükçe, teşekkür ederim almam da diyebilirdim. Biz burada Tokat’da 7 askerimize pusuyu kim kurdu, ve hatta Ergenekoncular kurdu, zaten DTP’yi de onlar kapattırmaya çalışıyor tevatürleriyle oyalanıp duruyoruz şunun şurasında. Bir ülke ki aynı gün terör kurbanı 9 gencinin cenaze töreninde ağlamış, öfkeden gırtlağı paralanırcasına bağırmış, sokakta kimin kimi nasıl öldürüp de öcünü almasıyla ilgili planlar yüksek sesle dile getirilir olmuş, en mutedil insanın bile iç savaş çıkacak korkusuyla güm güm atarken yüreği, yapılacak en doğru iş Meksika’ya gitmektir! Başbakanlıkta oturunca daha mı az karışıyor ortalık...

Galata’ya moda uğradı!

İstanbul’da geçen dizilerin neredeyse hemen hepsinin geçiş resmi Galata Kulesi. Şöyle bir havadan pan ve Galata. İstanbul’la bu kadar özdeş. Bu kadar eski. Bu kadar çekici. Ama yıllardır yere düşmüş de çamurlanmış mücevher gibi, kıymeti bilinmiyor, farkına varılmıyordu. İlk keşfedip, tası tarağı toplayıp taşınanlardan biriyim. Ve şimdi Galata’daki her iyileştirme, göğsümü kabartıyor. İkinci kez Beyoğlu sakinleri tarafından Belediye Başkanı seçilen Ahmet Misbah Demircan da, çamuru temizlemek için gayret sarfediyor; Galata, Kuledibi, Beyoğlu’nu özüne uygun bir ruh ve biçim içinde parlaması için elinden geleni yapıyor. Bir süredir moda tasarımcıları mesken tuttu Galata’yı. Başta dernek başkanları Bahar Korcan, atölyelerini, yavaş yavaş dükkanlarını ve hatta evlerini taşımaya başladılar Galata’ya. Nalburların, kerestecilerin yerinde şimdi birbirinden şık, tasarım butikleri açılıyor. Dün de Galata Moda Festivali’nin 5.si başladı. Kulenin dibindeki küçük meydanda bembeyaz köşeciklerde birbirinden şık tasarımlar sergileniyor, hem de uçuk kaçık değil, tasarım için makul sayılacak fiyatlarla. Gazeteniz Posta da fuarın medya sponsoru, Cumartesi günü Posta Bandosu da öğle saatlerinde fuara renk katacak. Zaten şimdiden fuarı gezmeye gelen şık hanımlarıyla, tasarım öğrencileriyle, meydanda oturup yılbaşı ağacının altında kahvesini yudumlayanlarla, misafirlere merhaba demek için koşuşturan kedileriyle sıcacık bir atmosfer var burada. Başkan “Galata, Milano olacak” dedi ama, Milano’yu geçecek bu gidişle! Hele bir tüm binalar restore edilsin, iyi kötüyü yolcu etsin, meydanın ortasındaki kazulet ada da bir zahmet yıkılsın, (boşuna hayal kurma, onu kimse yıkamaz deniyor ama) burası Paris olacak, Paris! Pazar akşamına kadar ziyaret edebilirsiniz!