Seni neden terk etti? İşte olası 8 sebep…
30 Haziran 2014

Biten ilişkinin ardından kendini ya da karşındakini suçlamadan önce duruma biraz tarafsız bakmaya çalışmalısın. Çünkü insan kendini en çok en duygusal olduğu zamanlarda kandırıyor. Bazen de gerçeklere karşı kör olabiliyor. Her şey yolunda sanırken “Bir anda, ne oldu da bitti” diye merak ediyorsan işte sana olası sebepler...

Hayattan beklentileriniz farklıydı

Sen bir an önce aile kurup evlenmek isterken belki de o daha hazır değildi. Ya da biriniz üç çocuklu koca bir aile hayali kurarken diğeri çocuk bile istemiyordu. Sen metropol hayatını severken o Ayvalık’a yerleşme hayali mi kuruyordu? Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama işin özünden ne demek istediğimi anladın. Hayattan beklentilerinizin farklı olduğunu görmesi veya hissetmesi onu senden uzaklaştırmış olabilir. Eğer durum buysa ayrılık kararınız geleceğiniz için hayırlı olmuş. Çünkü bu kadar büyük uyumsuzluk eninde sonunda ayrılık ya da huzursuzluk getirirdi.

Farklı şeylerden zevk alıyordunuz

Söz konusu aşk, meşk olunca uyum her şeyden önemli oluyor. İlk başlarda birbirinizden farklı oluşunuzun çekici gelmiş olsa da aynı şeylerden zevk almayan biriyle bir ömür geçirmek çok zordur. Çünkü aşk paylaşmak demektir. Zevk aldığı şeyleri hiçbir zaman hayatındaki en önemli insanlardan biriyle yapamayacağını hissetmek onu korkutmuş olabilir. Bu korku seninle bir ömür geçiremeyeceğini düşünmesine de neden olmuş olabilir…

Biriniz diğerine göre fazla hızlıydı

İlişkilerde senkronizasyonun önemini sana anlatmama gerek yok. Bir taraf sadece hoşlanıyorken diğer taraf aşkından ölüyorsa ister istemez sorunlar baş gösterir. Biriniz “böyle mutluyuz” derken diğeri “ne zaman evleneceğiz” diyorsa bu iki tarafta da bazı korkulara neden olabilir. Bazı şeyleri akışına bırakamamak ve aradığın kişiyi bulduğunu sanıp onu hazır olmadığı şeylere zorlamak her zaman tez ayrılık getirir.

Güven eksikti

Belki senden belki de senden önceki ilişkilerinden aldığı yaralar yüzünden bir türlü sana güvenemiyorsa ya da tam tersi senin ona güvenmediğini hissediyorsa ayrılmak istemesi kadar normal bir şey yok. Çünkü ilişkide güven en az sevgi kadar önemli. Kimse güvenmediği biriyle birlikte olmak istemez. Ya da güvenini kazanamadığı biriyle yıllarca uğraşmaz. Bu güven sorunun kaynağını bulmalı ve onu kesinlikle çözmelisin. Unutma sana güvenmeme sebebi başkalarına karşı yaklaşımın, onu kıskandırman ya da her an gidebilir, onu terk edebilir gibi durman da olabilir.

Duygusal olarak hazır değildi

Bazen karşındaki kişi ne kadar doğru olursa olsun zamanlama doğru değilse o ilişki yürümüyor maalesef. Belki ikinizden biri zorlu bir zamandan geçiyordu ya da geçmişti. Belki işte veya evde sorunlar vardı. Böyle kaygan bir zeminde yeni bir ilişki yürütmek hem çok yorucu hem de çok zor olabilir. O zaman da ayrılık kararı almak belki de en doğru karar olabilir. Gerçekten güzel olabilecek bir şeyi sırf yanlış zaman diye harcamamak da bir fikir…

Başkası vardı

Belki eski sevgilisini henüz unutmamıştı, belki de yeni biriyle tanıştı. Eğer durum buysa senden ayrılmasının aslında seninle pek de alakası olmadığını unutma. Bu olayda gerçekten sorun sende değil onda. Eğer senden ayrıldıktan hemen sonra başka biriyle olduysa artık daha fazla kendini suçlama ve sana tekrar döneceği yanılgısıyla hareket etme! Önüne bak ve sakın kendine saygını kaybetme!

Doğru kişi değildin

Pek çok insanın aklında “Doğru kişi”yi bulmak bir saplantı halini almış. Karşılarına çıkan kişiyle ne kadar mutlu olduklarından çok “doğru kişi” mi daha doğrusu var mı diye şüpheye düşüp elindekinin kıymetini bilmiyorlar. Belki sizin için de durum böyleydi belki de onun için gerçekten doğru kişi değildin!

Çok fazla kavga ediyordunuz

Unutma, “Evdeki huzur, mutluluk budur!” Her ne kadar tam birbirinize göre olsanız da, aynı kültürden, çevreden gelip, hayattan aynı şeyleri istiyorsanız da eğer çok kavga ediyorsanız ve ego çatışması yaşıyorsanız o ilişkinin bitmesi kadar normal bir şey olamaz. Kavgaların kaynağının sen ya da o olması bir şeyi fark ettirmez. İlişkideki huzursuzluk herkesi yorar ve kimse böyle bir ilişkiye (ne kadar aşık olursa olsun) sonsuza kadar katlanamaz…

Erkekgillerin ayrılık halleri

Erkeklerin terk etme konusunda da çok başarılı olmadıklarını gözlemlemeyen yoktur eminim. Aslında terk etme şekillerine göre erkekleri gruplara bile ayırabiliriz istersek. Örneğin ilk grupta kesinlikle “terk edemediği için terk edilmeye çalışanlar” olabilir. Ayrılmaya cesaretleri olmadığı için karşılarındaki kişinin onları bırakmasını sağlayan bu grubun erkekleri öyle hareketlerde bulunur, öyle laflar eder ki kadın, “Bu ilişki yürümez” demek zorunda kalır.

Diğer bir grupsa ayrılmak istediğini, artık mutlu olmadığını ya da aklının başkasına kaydığını söyleyebilecek kadar erkek olmayanlardır. Bunların taktiği genelde karşılarındakini suçlamaktır. Ve tabii kadına kendini kötü hissettirmektir. Bu durumda kadın da neler olduğunun farkında olmadığı için bir süre kendini suçlar. Hatta daha da kötüsü özgüvenini kaybeder. “Öyle yapmasaydım, böyle demeseydim” derken bulur kendini. Ve çaresiz bir şekilde değişmeye, karşısındakini mutlu etmeye çalışır. Halbuki erkeğin kalbi çoktan demir almıştır. Ne yapsa onu tutamayacaktır. Sonunda erkek saçma sapan bir şeyi bahane edip ayrılık konuşması yaptığında, kadın hala suç kendinde sanır. En büyük enayilik de burada başlar. Kadın ne olup bittiğini anlayana kadar kendinden o kadar şüphe duyar ki, iyileşmesi aylar bazen de yıllar sürer. Erkekse erkekgilliğine devam edip çoktan yeni avını kancasına takmış olur.

Tabii ansızın çekip gidenleri de unutmamak gerek. Bunlar sinsice ve içten içe bitirirler sevgilerini. Kadın her şey yolunda sanırken birden yapayalnız kalıverir. Çünkü erkekgillerin bu versiyonu taktiksel olarak rol yapmaya ve hislerini saklamaya devam eder son ana kadar. Bu da “Eldeki bir kuş” mantığını benimsemelerindendir…

Son olarak da yenisini bulmadan eskisiyle vedalaşamayanları sıralayabiliriz. Bu grubun erkeği sevgisi ve ilgisi bitse de birlikte olduğu kadının yerine yenisini koymadan ilişkiyi bitirmez. “İş işte, eş eşte bulunur” diyen hainlerden oldukları için birlikte oldukları kadına hem terk edilmeyi hem de aldatılmayı tattırırlar…

Uzun lafın kısası erkekgillerin büyük bir kısmı bilmez doğru düzgün ayrılmayı. Ya da belki beceremez. Kadıngiller farklı mı derseniz, konu ayrılık olduğunda erkekgillerden daha erkek olduklarını söyleyebilirim gönül rahatlığıyla…

9