Yeni Yazısı > Selam - 04.10.2010

Selam
04 Ekim 2010

Bismillah diyerek başlıyorum.

“Önce tanışalım” diyorum.

Yeni tanışacaklarıma kendimi tanıtmak isterim.

Eskiden beri tanıştıklarımıza da hatırlatmak...

Bayburt’un Kitre Köyü’nde doğdum. 1944’ün ocak ayında...

On yıl köyde yaşadım, ilkokulu bitirdim. Ortaokula Elmadağ’da başladım, Ankara Y. Beyazıt’da bitirdim...

Ankara Gazi Lisesi’nde lise... Ve Ankara Hukuk...

On yıl kaymakamlık: Çayeli, Pazaryeri, Şiran, Tortum, Kahta, Keles ilçelerinde...

Ve de 1977’de Gümrük Tekel Bakanlığı’nda müsteşardım. Gün Sazak bakanımdı...

28 Eylül 1980’den 10 Haziran 1983’e kadar, devletimin derin dinlendirmesi, koruması ve kollaması altında oldum.

1983-1987 arasında Doğan Şirketler Topluluğu’nda ‘Yatırımlar Koordinatörü’ sanıyla görev yaptım. Tam da cebim ve hesabım para görmeye başlamışken “Özal’ın isteğidir” diyerek Hasan Celal Güzel ve sonra da Mehmet Keçeciler dostlarımın telefonlarıyla ANAP yolculuğum başladı.

[[HAFTAYA]]

Üstün zekalı Adnan Kahveci, eski Dev-Gençli Cavit Kavak, Adalet Partili Cevdet Akçalı ile aynı dizinde görünüp İstanbul Milletvekili seçildim.

1989-1991 arasında iki buçuk yıl Kültür Bakanı oldum. ANAP’ın genel başkanı olma uğraşındayken evdeki bulgurdan da olup ANAP’la yolları ayırdım. ANAP da artık Özal’ın ANAP’ı olmaktan çıkmıştı.

1991’in sonlarında başbakan olan Demirel’in isteğiyle ‘Büyükelçi Başdanışmanı’ olup Türkiye ile Türk Dünyası’nın ilişkilerini uyumlaştırdım.

İyi işler yaptık...

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı iken 1995 seçimlerinde DYP’den milletvekillik Çiller’in teklifi olarak önüme konuldu. Başbakan Erbakan’ın yardımcısı Çiller iken 54. Hükümet’in Basın Yayın İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı oldum.

28 Şubat sürecinde sonuna kadar darbecilere direnenlerden biriydim.

1999 seçimlerinde Sayın Çiller, Bayburt dizininin başına beni koydu. Halbuki orada ön seçim yapılmış, genç bir arkadaş kazanmıştı. Onun hakkı bana veriliyordu. İstemedim, istifa ettim.

Ben, halktan biriyim. Halkım gibiyim, inanmadığım, inancımı yitirdiğim, ilkelerime aykırı işler yaptığını gördüğüm partilerde saplanıp kalmam.

Hemen ayrılırım. Partiler hizmet aracıdır.

Partilerin kutsallaştırılmasına, putlaştırılmasına karşıyım.

1994-2006 arasında asıl işim; Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin başkanlığı oldu. Şimdilerde okuyorum, yazıyorum, konuşuyorum.

MAL BEYANIM

Türk Cumhuriyetleri’nde petrol vadilerim yok... Arazi ve arsalarım yok... Bankalarda üç aylık maaşım dışında param yok... Dünyada tek sahibi olduğum taşınmaz malım, Kazakistan’ın Türkistan şehrindeki evim, şimdilik...

İşte böyle... Asıl servetim ‘okuduğum’ kitaplarım... Ve sürekli okuma yeteneğim.

Bildiklerimi, öğrendiklerimi ve de deneyimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum vesselam.

POSTA İLE TANIŞTIK

POSTA’da yazmam kararlaştırıldığında memnun oldum. ‘Türkiye’nin En Çok Satan Gazetesi’nde yazmak iyi olacaktı... Genel Yayın Yönetmenimiz Rıfat Ababay ile tanışmak ise çok iyi oldu. Önce “Yazılarınızı okuyorum, Radikal’deki gibi yazın” dedi... Sonra saatlerce benimle uğraştı.

POSTA’yı iyice tanıttı. Yazı işleri toplantısına çağırıp gözlem yapmamı sağladı... POSTA’nın ahengine denk gelecek muhteva ve biçim üzerinde uzun uzun konuştuk.

Okuyucu dokusu hakkında bilgilendirildim.

Yazarlıkta ustalığın doruklarında dolaşan Rauf Tamer ile konuştuk... Yazı işleri müdürüyle tanıştık... Yetenekli yazar Candaş Tolga Işık ile söyleştik... Bütün bunlar saatler sürdü ve anladım ki işinin ustası bir genel yayın yönetmeniyle karşı karşıyayım.

“Radikal’deki gibi yazın” sözünün çok uzaklarına hissettirmeden gitmiştik...

Bundan sonrası için “Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler” diyelim.