Şehzade Mustafa bodur mu kalacak?
01 Nisan 2011

Dizilerin yeni bölümlerinin tanıtım fragmanları harika. Kimileri dizinin tamamını özetliyor, kimisi de ters köşeye yatırıyor izleyiciyi... Muhteşem Yüzyıl’ı (Show TV) sadece fragmanından hareketle merak edenler Pargalı İbrahim için idam beklerken, paşa olduğunu gördüler. Tarih kitaplarıyla teşriki mesaisi olmayanlar için şaşırtıcı bir sürpriz oldu sarınım.

[[HAFTAYA]]

Hayırlı olsun... O değil de dizi başladığından beri sanırım 3 ila 4 yıl arası bir ilerleme kaydedildi. Ancak ne hikmetse Kanuni’nin ilk oğlu Şehzade Mustafa bir türlü büyümüyor. İki kardeş geldi, birkaç sefere çıkıldı ama Mustafa hep aynı Mustafa... Sanırım dizideki Ebe Kadın’ın derhal gen çalışmalarına başlayıp Mustafa Çelebi’nin bu sıkıntısına da el atmasında fayda var. Ne dersiniz?

Bu ne perhiz yahu?

Seda Sayan’ın (Show TV) programında Kuran üzerine yaptığı çalışmalarla bir takım konuları açıklamaya çalışan Ömer Çelakıl belli ki programın bir parçasıdır artık... Hayırlı olsun ama küçük bir sorun var. Çelakıl konuşurken altta çalan müzikle ilgili bu sorun... Marilyn Manson ismini bilenler, bu şarkıcının konser ve kliplerinde dünyanın tüm kutsallarına dokunduğunu da bilirler... Özellikle kutsal kitapları, daha çok da Kuran’ı yırtıcı şovlarına malzeme eden Manson’un müziği Çelakıl konuşurken alt fonda çalıyor... Aman diyeyim; müziğe ilginiz yoksa da azıcık bilginiz olması şart bu işlerde. Yoksa af buyurun fena tongaya basarsınız...

Meclis klipleri tadından yenmez

Yönetmen Mithat Güçlü Karataş doğduğu Kars kentinden AK Parti milletvekili aday adayı oldu. 90’lı yılların başından bu yana 2000 kadar klip çekerek alfabetik sıradan giderek aklınıza gelen kim varsa şöhret etmiş ya da şöhretini kolaylaştırmış bir adam Mithat Güçlü... Önceki gün laflarken kendin için bir klip çektin mi diye sordum. Henüz çekmemiş. “O zaman” dedim, “Biraz bekle”... “Olur da Meclis’e girersen en azından Meclis TV için birkaç hoş klip çekerek siyasete olan ilgimizi biraz daha manalı kılarsın”... Hem bir klip yönetmenin gözünden TBMM’de olanları klip tadında izlemek hakikaten eğlenceli olmaz mı? Hayırlısı diyelim...

O şarkı da bitermiş...

Atv ani ve şaşırtıcı bir kararla Bitmeyen Şarkı isimli diziye son verdi. Nedenini anlamak mümkün değil. Çünkü yayınlandığı saatte aldığı izlenme oranıyla kanalını mutlu eden bir işti... Anladığım kadarıyla bazen maliyetli dizilerle reklam arasındaki ilişki efektif rakamlara ulaşmıyor. Hani bu yüzden; “tam da seyrine oturdu” dediğimiz birçok iş gömülüp gidiyor dizi mezarlığına... Oysa ben bu şarkının hiç bitmeyeceğini düşünüyordum. Hakikaten yazık oldu; üzüldüm kendi adıma...

EN HAREKETL, KANAL;MC TV

Türkiye yeni bir kanala daha kavuştu. Mobility Channel ismiyle uydudan yayına geçen kanal yerinde duramayan ne varsa ekranına taşıyarak hareket üstüne kurulu ilk tematik kanal olacak tarihimizde... Anladığım kadarıyla çok yakında hareket eden her şeye ilgi duyanlar için iyi bir test mecrası, bir tatmin adresi olacak MC TV. Şimdiden hareketli bir yayın hayatı dilerim kendilerine...

GELECEKTEN HABER VAR!

Kollama, bu köşede sıklıkla adı telaffuz edilen bir STV dizisiydi. Bana göre karikatür karakterler ve isimlerle gündemle çok kafa buluyorlardı. Ama iş mizahtan çıktı... Son Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarını bir hafta kadar önce diziden izleyip, ardından gerçek hayata geçtiğini görünce işin karikatür filan olmadığını anladım... Eskiden politikada olası gelişmeler için Kurtlar Vadisi’nin açtığı fallara bakardık. Şimdi en azından iç siyasetteki hukuki karmaşa için Kollama’yı takip etmemiz yeterli vallahi... Ne diyelim böyle ileri görüşlü senaristler oldukça falcılık mesleği artık taca çıkmıştır; medyumların kendilerine yeni bir iş kolu yaratması kaçınılmazdır. Benden uyarması!

NE YAPTIN MECNUN?

Bir TV eleştirmeni nasıl ters köşeye yatırılır Leyla ile Mecnun (TRT 1) dizisinden öğrenmiş olduk... Dizinin sonlarına doğru bir sahnede Mecnun ile babası bir minibüsün içindeler. Ama ilginç olanı baba direksiyon sallamasına rağmen minibüste hareket olmadığı gün gibi ortada... Ben tam “buldum açığınızı” diyerek kaleme sarılacakken, kamera geniş açıya geçiyor ve minibüsün arkasından itekleyen bir güruhu görüyoruz... Bir anlık heyecanın tadı damağımıza yapışıp kalıyor. Kendimize gülüyoruz. Kamera açılmadan sahneyi görüp, zaplayıp geçsek belli ki kendimize güldüreceğiz de... Ne diyelim, yırttık şimdilik. Son zamanların en lezzetli dizisine ve kurduğu tuzaklara selam olsun...