Şehit aileleri: Madalya da versinler

PKK'lı teröristlerin tesliminde yaşananlar en çok şehit ailelerinin canını acıttı

Şehit aileleri: Madalya da versinler

Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, 'Barış Grubu'nun Türkiye'ye gelişini ve karşılanma şeklinin yüreklerini hançerlediğini belirterek, "PKK terör örgütü militanlarının Habur sınır kapısında adeta devlet töreniyle karşılanmaları, PKK'nın siyasi uzantısı olan bir siyasi partinin milletvekillerinin devlete adeta meydan okurcasına basın açıklamaları yapmaları, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıştır. Gelen teröristlere bir madalya vermeleri, kırmızı halılarla ve güllerle karşılanmaları, bir de kurban kesilmesi eksik kaldı. Bize verilen madalyaları Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a geri iade edip, o gelen teröristlere taksınlar" dedi.

Toplantıda 'eli kınalı gelinler kocalarını istiyor' diyerek haykıran şehit annesi Ayşe Çelik, "Keşke bizim çocuklarımız da terörist olsaydı, onlar annelerinin yanına döndü. Biz ise şehitlerimizin mezar taşlarına sarılıp, gözyaşı döküyoruz" diyerek baygınlık geçirdi.

“MADALYA TAKIP, KIRMIZI HALI SERSELERDİ”

Şehit Aileleri Federasyonu Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Hamit Köse, 'Demokratik açılım' ve 'Barış grubunun' Türkiye'ye gelmesine tepki gösterdi. Şehit aileleriyle birlikte toplantıya katılan Köse, teröristlerin karşılanma biçiminin yüreklerini hançerlediğini belirterek, şunları söyledi:

"PKK terör örgütü militanlarının Habur Sınır Kapısı'nda giriş yapmaları, bu teröristlerin adeta devlet töreniyle karşılanmaları, PKK'nın siyasi uzantısı olan bir siyasi partinin milletvekillerinin devlete adeta meydan okurcasına basın açıklamaları yapmaları, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıştır. Şehit annelerin, babaların, eşlerinin, boynu bükük yetimlerin kanayan yaralarına tuz basmıştır. Gazilerimizin o bölgede kalan uzuvları, teröristlere bu imkanı sağlayan siyasilerden hem bu dünyada, hem de öbür dünyada davacı olacaktır. Şehitlerin ve gazilerin kanları bu senaryoların altına imza atanları boğacaktır.

Bu açılımın zeminini hazırlayan sözde siyasetçilerin hem şehitlere, hem gazilere, hem de bu vatana ihanet içinde bulundukları kanısındayız. Bu ihanetin bedelini en kısa zamanda Yüce Türk Milletinin önünde ödeyeceklerine inanıyoruz. İmralı adasında yatan vatan haini terörist başının emriyle Habur Sınır Kapısı'ndaki teröristleri teslim alma töreninde siyasi otoritenin bir eksikliğini gördük. O da gelen teröristlere madalya vermeleri, kırmızı halılarla karşılanmaları, gül vermeleri ve kurban kesmeleri eksikti. Habur Sınır Kapısı'ndaki manzarada hükümet, teröristleri teslim almamıştır, teröristler hükümeti teslim almıştır. Bu manzara da vatan kutsallığına inananların yüreğini yakmıştır."

“MADALYALARI İADE EDECEĞİZ”

Teslim olmayı kabul etmeyen ve buraya anlaşmak için geldiğini söyleyen teröristlere kucak açıldığını kaydeden Köse, "Pişman olmadığını söyleyen ve pişmanlık yasasından yararlanmak istemeyen teröriste zoraki pişmanlık hükümleri uygulanarak, serbest bırakılmıştır. Askere, polise, millete, vatana kurşun sıkan bu töristler bundan pişmanlık bile duymamıştır. Ama bunlar kahraman olarak görülmüşlerdir. İslamiyetten, haktan, hukuktan bahseden sayın Başbakan, gözlerimizin içine baka baka milletini kandırmaktadır" dedi. Kendilerine verilen madalyaları Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a iade edeceklerini belirten Köse, "Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan bu madalyaları o teröristlere taksınlar" diye konuştu.

“BU BİR AÇILIM DEĞİL AÇILIMDA BOĞULMADIR”

Teröristlerin karşılandığı gibi şehitlerin karşılanmadığını, bunun devlete meydan okuma olduğunu ifade eden Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, "Açılımdan bahsediliyor. Bu bir açılım değil, açılımda boğulmadır. Bu yapılan, şehit ailelerine, gazilere, millete ve vatana ihanettir. Açılımı yürüten İçişleri Bakanı, ne olduğu belirsiz kişilerle görüşmekle, onlardan destek almakla açılım olmaz. Açılımın muhatabı şehit aileleri ve gazilerdir. Ancak onlar dikkate bile alınmıyor" dedi.

ŞEHİT ANNESİNİN FERYADI

Toplantıya katılan şehit annesi Ayşe Çelik, 'eli kınalı gelinler kocalarını, çocuklar babalarını bekliyor' diye haykırarak, "PKK'nın Cumhurbaşkanı, PKK'nın Başbakanı biz de oğullarımızı istiyoruz. Getirin çocuklarımızı. Bizim çocuklarımız 'baba' diye mezar taşlarına sarılıyor. Teröristleri getirdiğiniz gibi bizim çocuklarımızı da getirin. Eli kınalı gelinler kocalarını, çocuklar babalarını bekliyor. Ama keşke bizim çocuklarımız da terörist olsaydı. Teröristler analarının yanına döndü, biz ise mezar taşlarına sarılıp ağlıyoruz" diyerek baygınlık geçirdi.

Şehit ablası Müzzeyen Taşyürek ise "Oynanan oyun komedidir, hukuki oyundur. Muş'ta bir teröristin mezarına şehit yazıldığı için dava açıldı, ancak dava sonucu beraat çıktı. Eğer ordu bizsek, eğer vatanı savunan bizim çocuklarımızsa, o zaman şehit olan kim? Vatan için ölene de, teröriste de şehit diyorsak, o zaman bu savaş neyin savaşı?" diyerek gözyaşı döktü.

ETNİK BÖLÜNMEYE GİDİYORUZ

İzmir Şehit Aileleri İnsan Hakları ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Nurettin Yeşilbağ, PKK'lı teröristlerin teslim olmasıyla ilgili olarak, “Bu bizim canımızı acıtıyor, yakıyor. Etnik bölünmeye gidiyoruz. Onların bir tek madalyası eksik kalmaktadır. Bari madalya da versinler” diyerek tepkisini dile getirdi.

Başkan Yeşilbağ, “Doğru bildiklerimiz değişti. Bu süreci ilgi ve hayretle izliyoruz” dedi. Yeşilbağ, şöyle devam etti:
“Bu süreç içerisinde, öyle gariplikler, öyle aymazlıklar yaşandı ki ne biz şehit aileleri, ne de ülkenin birlik, bütünlüğünü önemseyen vatandaşlarımız tarafından anlaşılabilmiş değil. Ancak kesin olan şu ki, bu projenin uygulama talimatlarının sınır ötesi güçlerden geldiği gün gibi aşikardır. Sözde barış güvercinlerinin karşılanış ve giliş biçimi halkımıza kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Zafer kazanmış bir asker edasıyla karşılanması niyeti ve beklentileri açıkca ortaya koymaktadır. Gelenler pişman değildirler. Genel merkezi İmralı'da kurulu bulunan malum siyasi parti ve onun milletvekilleri kendilerini Türkiye Cumhuriyeti'nin yasalarına değil de İmralı'ya ve Kandil'e bağlı gördükleri artık gizlinmeyecek bir gerçek haline gelmiştir. Bu bizim canımızı acıtıyor, yakıyor.”

Türkiye'nin bu gelişmelerle etnik bölünmeye gittiğini savunan Yeşilbağ, tepkisini şöyle dile getirdi:
“Bunların temel düşüncesi ‘Doğu ve Güneydoğu'yu biz yöneteciğiz, orada Türkiye Cumhuriyeti yasalarını, güvenlik güçlerini görmek istemiyoruz. Batıyı da beraber yöneteceğiz’ zihniyetinden başka birşey değildir. Teröristlere iş hakkı, öldürülen teröristlerin yakınlarına tazminat gibi devletimizin şehit yakınları ve malul gazilerine tanıdığı hakların da verileceği konusunda haberler çıkmaktadır. Eğer böyle bir uygulama içine girilirse, onların bir tek madalyası eksik kalmaktadır. Bari madalya da verilsin. Sonunun nereye varacağı bilinmeyen bu tür sözde açılımlar milli birliğin pekişmesinden ziyade, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü önemseyen Anayasamızın temel niteliklerini benimseyen vatandaşımızın, siyaset kurumlarına olan güvenini ve yasalara olan inancını sarsmaktan başka bir amaca hizmet etmeyecektir. Yasalar herkes için vardır ve herkese eşit uygulanmalıdır.”

‘Hainler davul zurna ile karşılansın diye mi şehit verdik?’
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz, Türkiye’ye teslim olan PKK’lıların sınırda davul zurna ile karşılanmasına tepki gösterdi. Yavuz, “Hainler davul zurna ile karşılansın diye mi şehit verdik?” dedi.
Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Ali Yavuz, düzenlediği basın toplantısında, “Vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı uğruna 30 yıl mücadele ettiğimiz hainlerle şimdi aynı çatı altında yaşamaya mahkum mu edileceğiz? Şimdi soruyoruz: Biz vatan hainleri davul zurna ile karşılansın diye mi şehit olduk, gazi olduk? Bu hainler affedilecekse bizler niye kuşların bile zor yaşadığı o dağlarda 30 yıl bu hainlerle mücadele ettik, can verdik? Hiç kimse oy uğruna üç beş çapulcu için, şehit ve gazilerin onuruyla oynayamaz” dedi.
Terörün Meclis'e girdiğini belirten Yavuz, “Silahla başaramadıklarını şimdi siyasetle başarmaya çalışıyorlar. Çünkü ABD ve Avrupa böyle istiyor” diye konuştu.

DHA

 

3