Yeni Yazısı > Şans, kader, kısmet! - 01.10.2009

Şans, kader, kısmet!
01 Ekim 2009

Taaa 90+2’ye kadar Beşiktaş için gol atma, NASA’nın uzaya araç göndermesinden daha zordu. Bir ıkınma, bir sıkınma, adamın mesanesini patlatan cinsten.

Maçtakine sorsan Beşiktaş’ın pozisyona girme anını, yanıt veremez çünkü o sırada kalp krizi geçirmektedir belki de. Şayet tv başındaysanız, ekranı parçalama ihtimaliniz yüksek.

Fink alındı mesela, yedek kulübesinde fink atıyor. Delgado alındı mesela, tangoyu hastanede yapıyor. Tabata alındı mesela, içerde değil, evde samba yapıyor. 10 numarayı bırakın, Beşiktaş’ı pozisyona sokacak 3 numara oynayan futbolcu olsa bu Kartal, CSKA’yı Kuran çarpsın yerin dibine sokardı.

Dzagoev ilk yarıda bir şut attı, gol oldu. İkinci yarıda tam iyi oynarken Beşiktaş, Krasic çıktı sahneye bir Çengelköy çalımı attı ki İsmail’e ömrü boyunca unutamaz. Sonra Ferrari’yi sarmaladı. Ve sonra Rüştiiiiii. Bir gol olsa sanıyorum Türkiye’deki 20 milyonun üstündeki Beşiktaş ishal olacak diyordum ki o işi Ekrem gördü.

Ben de doğru tuvalete. Meğer kabızlık bende imiş! Zaten iyi oynarken bile pozisyona zor giriyorsun, o halde nasıl kaçırırsın İbrahim o son dakika golünü. Başında Holosko, sonunda kaçan bir iki fırsat. Pisi pisine alınan bir yenilgi. Moskova’daki özet bu işte. Nihat için fazla birşey yazamayacağım.

Rüştü nasıl yiyorsa, o da o kadar atamıyor. Sorsanız şansızlık diyecek. Zaten Mustafa hoca da futbol şansından söz etmiyor muydu? Şans, kader, kısmet. Böyle gidiyor işte. Taraftar, Beşiktaş ne zaman patlayacak diye bekliyor. Denizli bekliyor, Başkan bekliyor. Bir GÜM sesi duyarsanız. Beşiktaş için iftar vaktidir. Orucunuzu açabilirsiniz.