Yeni Yazısı > Sanata yatırım yapılır mı? - 23.10.2010

Sanata yatırım yapılır mı?
23 Ekim 2010

Kimi iş adamları futbol kulüplerinin başına geçip milyon dolarlar harcarken Bülent Eczacıbaşı da babası Nejat Eczacıbaşı’nın kurduğu İKSV’nin başına geçip ortalığı toparlamak için vakfa 10 milyon TL bağış yaptı. Bu fedakarlığın Bülent Bey’e bir futbol kulübünün sağlayacağı prestij ve etkinliği getirip getiremeyeceğinin yanıtı herhalde olumlu ki yapılıyor. Bülent Bey, başkan olduktan 8 ay sonra kendini hazır hissedip gazetecilerin karşısına çıktığı toplantıda İKSV’nin sadece festival düzenleyen bir kurum olmaktan çıkıp kültür politikalarında ağırlığını koymak istediğini de açıkladı. Kültür sanatın ekonomisi, bunu mümkün de kılıyor.

[[HAFTAYA]]

ABD’de bu alana yapılan yatırım 7 misli olarak geri dönüyormuş ki bu hiç bir sektörde kolay rastlanan bir durum değil. İKSV kurulalı 40 yıl olmuş. Biz kültür ve sanat eğitimini bu vakıf sayesinde aldık dersem abartı olmaz. En iyi orkestraları, solistleri, grupları İKSV sayesinde izledik, dinledik. Hayatımızda yarattığı heyecan ve katkı büyüktür. Şimdi ‘ulusal ve evrensel, geleneksel ve çağdaş değerleri bir arada ve arasında köprüler kurarak’ bize sunmaya hazırlanıyorlarsa şapka çıkarırız. İKSV’nin Şişhane’de edindiği ve kendisine pek yakışan yeni binası Deniz Palas, kuruma ciddi bir borç da yükledi. Şimdi iş, vakfın sponsorlarını, dolayısıyla gelirlerini çoğaltmak, bu borçları ödemek ve sanata katkıyı sürdürebilmek. Elini taşın altına koyabilecek varsa uzak durmasın. İKSV, Eczacıbaşılar’ın kurduğu ama artık İstanbullular’ın olmuş, en çok benimsediği ve en büyük ilgiye sahip sanat kurumudur, geri dönüşü herkese olacaktır!

Ekranların gönüllü tartışmacıları!

Türbanı çözeriz derken toplumu öyle bir karıştırdılar ki türbansız haber bülteni, tartışma programı kalmadı. Her haber kanalı her akşam türbanı konu alınca, tartıştıracak isim sıkıntısı başlıyor. Hep aynı isimler konuşunca bayıyor! Türbanlı savunucuların en popüleri her gün bir ekranı renklendiren Hilal Kaplan. Polemik garantisi olduğu için programcıların gözdesi Taraf yazarlarının son modeli. Genç ve güzel oluşu da ekran açısından artı puan. Aynı gece iki kez bile çıktığı oluyor. Bir de Star Gazetesi’nde yazan siyahlar içinde Yunan trajedilerinden fırlamış gibi Esra Elönü, Nur Serter’i canlı yayından kaçırdığı için kendi mahallesinde çok sükse yaptı. Kışkırtmak gibi olmasın ama TV8’de de önceden kabul edip anons edildiği halde telefonunu açmayarak benimle tartışmaktan ‘kaçtı’. Bana da kızını okula göndermeyen Hizbullahçı babaya laf yetiştirmek kaldı mı? Kararlıyım, başörtülü kadınlarla farklı görüşleri savunsam bile canlı yayında atışmıyorum. Ama çocuğunu siyasi istismar malzemesi yapan adama kendimi tutamayıp “Baba müsveddesi” deyince Gökmen Bey’den hiç de hak etmediğim bir ayar yedim mi! Ben 5 kez davet alırsam bir kez gidiyorum, öyle her gece kanal kanal dolaşamam, zannettiğinizin aksine para mara da almıyoruz! Ama bu tarafta da yeni isim yok, CHP’lilerden Canan Arıtman ve Bedri Baykam, susmak bilmediklerinden pek tercih edilmiyorlar. Nur Sertel’in de sinirleri bozuldu. Şükran Soner, en iyi tartışmacılardan ama Bosna’sız konuşmuyor! Bana sorarsanız türbanlı yazarlardan Hidayet Şafak, Sibel Eraslan ve Ayşe Böhürler’i hatırlatırım, saygıyı hak eden kadınlar. Tabii maksat bağcıyı dövmek değil, üzüm yemekse!

Asker celbi

Bedelli askerliğe karşıyım, tartışmak bile istemem. Parası olan ödeyip askerlikten kaçsın, gariban Mehmet onların yerine askerlik yapsın mantığı bu. Profesyonel askerlik bile daha doğru. Ama bir başka nokta var ki askerlik tartışması gündemdeyken düzeltilebilir diye talep var. Askere gidecek kişi, ne zaman gideceğini önceden bilse bile resmi ‘celp’ belgesi en fazla bir hafta önce veriliyormuş. Bu da çalışmakta olan kişilerin askere gidiyorum diye önceden haber verip kıdem tazminatı almasını engelliyormuş. Çünkü bu bildirimi en az 3 ay önce yapmak gerekiyormuş. Bu konuda mağdur olmuş kişilerin Danıştay’a açtıkları davalarda da içtihat kararları varken durumun çözülmemesi yanlış. Celp belgesi daha önce verilsin, askere gidenlerin hakları da yanmasın. Genelkurmay ve Çalışma Bakanlığı bunu bir karara bağlayabilirler.