Sağlıklı bronzlaşmak bir sanattır

Tatil sezonu açıldı. Şapkalar takılacak, şemsiyeler açılacak, bronzlaşmak için şezlonglara yatılacak...

Sağlıklı bronzlaşmak bir sanattır

HABER: Esra Özübek
[email protected]

Aman dikkat; güneşten koruyucular sürmek de ihmal edilmeyecek. Zaten sorun da bu işte. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Yıldırım, koruyucu kullanmadan güneşe çıkmanın cilt kanserine bile neden olabileceğini belirtiyor. Tamam da hangi ürünü ne şekilde kullanmalıyız?..

Güneş, cilt ve vücut için gerekli. Ama bir o kadar da tehlikeli. Tehlikesi; cildi kurutup yaşlanmayı hızlandıran UVA ve cilt üzerinde yanıklar oluşmasına neden olan UVB ışınlarından kaynaklanıyor. Güneş, kısa sürede cilt üzerinde yanıklar oluşturuyor. Ama asıl ciddi boyutlarda olan olumsuzlukları daha uzun vadede görülüyor: Güneş yanıkları, cilt kanserine yol açabiliyor. Cilt üzerinde, özellikle de çocukluk çağında oluşan güneş lekeleri, öldürücü cilt kanseri tipi olan ‘malin melanom’un oluşmasında baş faktör. Bu nedenle güneşten korunmak son derece önemli.

Korunma deyince akla ilk gelen de özel ürünler. Dr. Gül Yıldırım, güneşin zararlı ışınlarından korunmak için muhakkak UVA ve UVB filtreli güneş koruyucuların tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Ve güneş koruyucuların artık kozmetik değil, ‘dermo-kozmetik’ denilen tedavi edici ürünler kapsamında değerlendirildiğini hatırlatarak her cilt tipi için farklı içerikte ve faktörde ürün kullanılması gerektiğini savunuyor. Dr. Yıldırım, cildi güneşe karşı çok daha hassas olan çocuklar için kimyasal içeriği bulunmayan, 50 faktör ve üzeri koruyucuların tercih edilmesini öneriyor. Özellikle fiziksel güneş koruyucular, cilde sürüldüğünde ince bir tabaka oluşturuyor ve ayna görevi yaparak güneş ışınlarını yansıtıyor. Güneşten koruyan ürünlerin içeriği, cildin ihtiyacına göre farklılık gösteriyor.

Cilt yaşlanmasına karşı içeriği zenginleştirilmiş, anti-oksidan özelliği yüksek güneş koruyucular varken, lekelenmeye müsait ciltler için içerik tamamen farklı olabiliyor. Dermatolog Gül Yıldırım peeling, lazer gibi işlemler yaptıranlara daha özel içerikte ürünler tavsiye ediyor. Cilt üzerinde yapılan işlemin yarattığı yanma hissi ve hassasiyeti baskılayıcı içeriğe sahip güneş koruyucu kullanılması, bu tür ciltlerin rahatlamasını da sağlıyor. Yıldırım, hastanın cilt tipine göre uzman hekim tarafından belirlenmiş içerikteki güneş koruyucuların kullanılmasının en doğru yol olacağı görüşünde. Uzmandan öğrendiğimize göre; içeriğinde kimyasal barındırmayan, sakinleştirici özelliği bulunan güneş koruyucuları, cildinde yara, egzama bulunanlar ve hassas cilde sahip olanlar için en doğru seçenek.

Yağlı cilde sahip olanlar için cildi yağlandırmayan güneş koruyucular var, aklınızda olsun. Kuru ciltler için de nem artıran koruyucular ön plana çıkıyor. SPF denilen koruma faktörü arttıkça cildin güneşe dayanıklılığı da artıyor. Ayrıca çinko oksit ve titan dioksit içeren güneş koruyucuların etkisinin daha uzun sürdüğü de tartışılmaz. Dr. Gül Yıldırım, güneş ışınlarının dik geldiği güney sahillerinde tatil yapacakların muhakkak daha etkili olan bu içerikleri kullanmasını öneriyor. Yıldırım, esmer tenliler için 15 koruma faktörünün yeterli olabildiğini, beyaz tenlilerin en az 30 faktörlü koruyucu kullanarak güneşe çıkmaları gerektiğini belirtiyor. Ancak koruma faktörünün belirlenmesinde, tatil yapılacak yerin de önemi büyük. Güneye inildikçe koruma faktörlerinin artırılması gerek.


Dermotoloji Uzmanı Dr. Gül Yıldırım

 

En sık yaptığımız hatalar

- Güneş koruyucu seçimine gereken önemi vermiyoruz. Hatta çoğu zaman kullanmıyoruz bile. Kullanmamız da yarım yamalak olmanın ötesine pek geçemiyor. Krem ya da süt formunda aldığımız ürünleri güneşlenirken sürüyor, bir kenara bırakıyoruz. Oysa bu ürünler sadece güneşlenirken değil, güneşe her çıkıldığında kullanılmalı.

- Özellikle marketlerden alınan güneş koruyucuların çoğu zaman içeriğine dikkat etmiyoruz.

- Ürünlerin tam koruma sağlayabilmesi için, güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmesi gerek. Üstelik güneş koruyucular, doğru kullanım için sık sık tazelenmeli. Suya dayanıklı bir ürün kullanılmıyorsa, deniz ya da havuza her girişte tekrar sürmeli. Bu sebeple, koruma faktörüne göre değişse de yaklaşık 2 saatte bir güneş koruyucu tazelenmeli.

- Yaptığımız en büyük hata da “Nasılsa yağımı/kremimi sürdüm, güneşin altında istediğim kadar kalabilirim” diye düşünmek. Dermatolog Gül Yıldırım, sağlıklı bir bronzlaşma için gölgede güneşlenilmesi gerektiğini ve bronzlaşma süresinin uzun vadeye yayılması gerektiğini belirtiyor. Uzman, bir haftalık tatilden bronz tenle dönmek için gün boyu güneşin altında kalanların ciltlerine fayda yerine zarar verdiğini hatırlatıyor.

- Güneş banyoları sabah ve akşamüstü yapılmalı. Işığın dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında güneşte kalmamak şart.

( 23.06.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır )