Rüya gibi otomobil

Mercedes'in coupe ile sedan arasındaki modeli CLS dinamizmi, konforu ve karizmasıyla fark yaratıyor. Otomobil güvenlik ve teknolojide de sürücüsünü zirveye taşıyor

Rüya gibi otomobil

HAKAN ÇELİK

Mercedes, otomobillerin dünyasında öyle bir boşluk yakaladı ve CLS adında öylesine güzel bir ürün ortaya koydu ki tam anlamıyla kendi modasını yarattı. Baştan sona yenilenen Mercedes CLS’yi bundan birkaç ay önce İtalya’da kullanma imkanı bulmuştum. Mercedes Benz Türk’ten Tülin Steinhauser geçen hafta bir kez daha aradı ve CLS’yi Türk pazarına sunmadan önce teste vermek istediklerini söyledi.

İstanbul plakası takılmış gri renkteki gıcır gıcır Mercedes CLS 350 CDI ile bir hafta sonu geçirdim. CLS ilk bakışta E Serisi’nin coupe versiyonu gibi algılanabilir. Ancak iki otomobil arasında gerçekten önemli farklar var. Mekanik ve elektronik donanımları CLS’nin sportif ve dinamik yapısına uygun olarak tasarlanmış. Koltuklar çok konforlu ama vücudu neredeyse bir yarış otomobili kadar başarıyla sarıyor. Koltuklarda hem havalandırma hem de ısıtma özelliği var.
Bu sayede terlemeden ya da soğukta donmadan rahat yolculuk yapmak mümkün. CLS ilk bakışta sıra dışı burnu ve LED’li farlarıyla dikkat çekiyor. Çok iddialı ve erkeksi dış tasarım içeriye doğru hafif bombe yapıp sonra seksi bir kıvrımla arka bölüme doğru uzanıyor. Otomobilin iç mekanında kaliteli ahşap malzeme oldukça cömert seviyede kullanılmış. Bu sınıftaki müşteri kitlesinin ahşap dekorasyonlardan hoşlandığı biliniyor. Ön bölümdeki analog saat ve direksiyon üzerindeki vites değiştirme kulakları geleneksel ile modern tasarımın nasıl bir arada uyum içinde varolabildiğini ispatlıyor.

İşte mühendisik bu!

Mercedes CLS 350 modeli 6 silindirli 3.0 litrelik dizel motora sahip. Turbo özellikli motor 265 beygir güç üretiyor. 7 ileri otomatik şanzıman sayesinde otomobil hem atak bir sürüş karakteri hem de düşük yakıt ekonomisi sunuyor. Ortalama 6.0 litrelik yakıt tüketimi böylesine büyük ve güçlü araç için inanılmaz derecede düşük bir değer. 520 litrelik bagaj hacmi CLS’nin klasik bir sedan otomobil kadar kullanışlı olabildiğini gösteriyor.

Mercedes CLS en küçük ayrıntısına kadar Alman mühendisliğinin ulaştığı mükemmel seviyeyi ortaya koyuyor. Direksiyonda bir ara o kadar heyecanlandım ki Mercedes modellerinin teknik özelliklerini ezbere bilen otomobil tutkunu dostum, Intercity’nin sahibi Vural Ak’ı aradım ve “Bu aracı mutlaka kullanmalısın” dedim.
Gerçi Vural Ak muhtemelen o dakikalarda İstanbul sokaklarında Mercedes’in uçuk modeli SLS ya da aynı kategoride bir araçla tur atıyordu. Zira fantastik otomobilleri sevmemde onun büyük etkisi olduğunu kabul etmeliyim. Aracın standart donanımında çoklu CD çalar, tempomat ve öndeki araçla mesafeyi otomatik olarak ayarlayan Speedtronic sistemi sunuluyor.

Ön koltukta çocuk koltuğu olup olmadığını anlayan sensör de pakete dahil. Benim kullandığım Mercedes CLS’nin anahtar teslimi satış fiyatı 150 bin euro. Bu fiyata geri görüş kamerası, ahşap deri direksiyon, 6’lı DVD değiştirici, televizyon, ısıtmalı arka koltuklar, AMG spor paketi ve onlarca başka yeni donanım dahil.

Citroen rekora koşuyor
Geçen yılı yüksek satış adetleriyle kapatan Citroen 2011’e de çok iddialı girdi. Citroen Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, 2011 yılında markanın pazar payını yüzde 4’ün üstüne çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Tatoğlu; “Bunun için en güvendiğimiz araç bu ay satışa çıkacak olan Yeni C4. 2011 yılında 5 bin adet Yeni C4 satmayı planlıyoruz. Ayrıca bu yılın ikinci yarısında lanse edeceğimiz DS serisinin ikinci ürünü DS4 ile de lüks segmentte DS3 ile edindiğimiz yeri daha iyi bir noktaya taşıyacağımızı düşünüyoruz. Hedefimize ulaşmak için, 2011 yılında da ticari araç ve filo pazarında büyümeye devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.
Citroen, 2010 yılını 28 bin 862 araç satışı ile pazardaki tüm markalar arasında 9’uncu sırada kapatarak yüzde 3.79 oranında pazar payı elde etti. 2010 yılında yüzde 114’lük büyüme sağlayan Citroen Türkiye, markanın tüm dünyadaki distribütörleri arasında da en yüksek pazar payına sahip oldu.
Citroen’in, 2010 yılındaki ticari araç satışlarındaki büyüme oranı ise yüzde 153 olarak gerçekleşti. Bu yükseliş ile 2010’da pazarda “En hızlı büyüyen hafif ticari araç markası” oldu.

Elektrikli Nissan Leaf ‘resmi araç’ oldu
Japon otomotiv devi Nissan’ın elektrikli Leaf modeli dünya çapındaki gazeteciler tarafından oluşturulan jüri tarafından ‘2011 Yılının Otomobili’ seçilmişti. Renault Nissan ittifakı tarafından geliştirilen ve gelecekteki elektrikli otomobillere örnek olması beklenen bu araç ilk günden bu yana büyük ilgiyle karşılanıyor.
Avrupa Birliği ülkelerinden Portekiz kısa süre önce ilan ettiği emisyon düşürme planı çerçevesinde çevreci otomobillerin kullanımını teşvik edeceğini duyurmuştu. Bu çerçevede sıfır emisyon değerine sahip olan yüzde 100 elektrikli Nissan Leaf modellerinin Portekiz’de resmi hükümet aracı olarak kullanılacağı açıklandı.
İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri de Bursa’da üretimine başlanan elektrik motorlu Renault Fluence modellerinden satın alacaklarını ilan etmişti. Avrupa’da devlet teşviklerinin de etkisiyle 10 yıl içinde elektrikli otomobillerin pazardaki oranının yüzde 10-20 arasında olacağı tahmin ediliyor.

10 milyon dolarlık ‘mega bayi’
Türk otomotiv sektörünün önde gelen oyuncularından biri haline gelen Güney Koreli Hyundai Türkiye çapındaki yetkili bayi ağını tamamen yeni ‘mega bayi konsepti’ ile genişletip geliştiriyor. Hyundai bu ölçekteki ilk bayisini İstanbul’un gelişmekte olan bölgesi Tuzla’da hizmete açtı.
Açılışa Hyundai Assan Başkan ve CEO’su Won-Shin Chang, Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Dumankaya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumankaya ile birlikte İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş da katıldı. 13 bin metrekarelik alanda 80 personel ile hizmete giren Hyundai Dumankaya Plaza için toplam 10 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildi.