Yandex.Metrica
Psikiyatrlar için bulunmaz bir atölye!
12 Nisan 2011

Survivor Ünlüler ve Gönüllüler’in (Show TV) tekrarlarını izlediğimde Nihat Doğan’ın giderek hırçınlaştıktan sonra duygusala bağlayan hallerini içim ezilerek izledim... Nihat, bünyesinde çok güçlü bir oyuncu barındıran bir kişilik. Ve Survivor adası onun için bulunmaz bir atölye şimdilerde... Gözyaşları içinde tulum peynirine olan hasretini anlatmasından tutun da takım arkadaşlarına çektiği ince ayarlara kadar ada sahillerinde sıkça görülen med-cezirleri andırıyor bana...

[[HAFTAYA]]

Gidip geliyor Nihat Survivor adasında. Çektiği memleket hasretini sahici bulmak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama bir yandan da oyuncu tarafını yakından bildiğim için hangisi doğru Nihat kestiremiyorum... İddiam o dur ki, Acun hakikaten hazine değerinde bir iş yapıyor bugünlerde. Sadece kendisi ve izleyicileri için değil, psikiyatride uzmanlık tezi hazırlayan tüm doktorlar için de!

Aslı 14 ya ında YGS mi kazandı?

Aslı bu matematik bilgisiyle şimdiki adıyla Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na girip de sıfır çekmek yerine tıp fakültesine nasıl girebilmiş anlamış değilim... Önceki akşam mahkeme salonunda beyan ettiği doğum yaşı 1990 olduğuna göre kızımız henüz 21 yaşında. Değil mi? Şimdi bir hesap yapalım. Tıp eğitimi en az 6 yıl sürer. Uzmanlığa filan girerse 5 yıl da oradan koy.

Hadi uzmanlığı boş ver, en az bir yıldır doktor mu; evet... Bu durumda 2011’den 7 çıkarsa 2004 kalır. Yani henüz 14 yaşında tıp fakültesine girerek rekorun belini kırar Aslı... Bir de yaptığım hesaba göre dizi gerçek zamanlı devam ediyor da Efe üç yıl aradan sonra ortaya çıkıyorsa bugün aslında 2014 yılına denk gelir Kavak Yelleri’nde (Kanal D). Buna ne diyeceğiz peki? Esiyor, evet Kavak Yelleri’nde başta senaristler olmak üzere sanırım herkesin başında kavak yelleri esiyor...

Telsizleri hangi kanalda?

Arka Sokaklar’ın (Kanal D) cevval ekibi bir kafede pineklerken ekranda son dakika haberi izliyorlar. Habere göre bir dershane basılıp öğrenciler filan rehin alınmış... Anında olay yerine intikal ediyor bizim ekip. O da ne, neredeyse bütün polis muhabirleri olay yerinde tam teçhizat birikmişler... Yani en son, o da TV aracılığıyla duyuyor olup biteni Arka Sokaklar ekibi.

Ve ilginç olanı ellerinden düşürmedikleri telsizden anons da geçmiyor bu mesele... Bilmeyenler için polis/adliye muhabirlerinin bizzat polis telsizlerinden haber alarak olay yerine intikal ettiklerini not düşelim. Bizimkilerin telsizi hangi kanalda sabitlenmiş acaba; Polis Radyosu değildir umarım!

Ezel demi erbetli?

Ezel’i izlediğimde bir kez daha düşündüm. Tarih olan Ramiz Dayı’nın girdiği çatışmada herkes çelik yelek kullanmış. Ramiz Dayı hariç... O değil de bu manasız güven nereden kaynaklanıyor bir türlü anlamıyorum ben. Ezel ekibi de mi sıklıkla Kurtlar Vadisi Pusu izler oldu? Tamam orada doğuştan kurşun geçirmez zırha bürünmüş Polat ağabeyimiz kendine silah sıkanları karavana manyağı yapıyor ama orası Kurtlar Vadisi kardeşim...

Ezel ise hani her ne kadar Dayı ölümsüzlüğe oynasa da hayata daha yakın bir yerde duruyor içerik olarak. Eh hiç mi korkmuyor bizim ekip, karşısındaki adamın silahla kafaya çalışması ihtimalini düşününce? Kurşuna şerbetli olmayan bir karakter çıkmayacak mı karşımıza artık ekranda Allah aşkına?

Göz görmez ama akıl görür!

Kurtlar Vadisi Pusu’da Polat Alemdar 34 PLT 34 plakalı cipinin içinde saklanmaya çalışıyor. Üstelik eğilerek filan yapıyor bunu... Dizinin reytingine ve bugüne kadarki etkisine bakıyorum. Yolda çevirdiğiniz her beş kişiden biri Polat Alemdar’ın plakasını ezbere söyleyebilir size.

Üstelik çevirdikleriniz dizi karakteri filan da değildir hani... Bu durumda, Polat’ın kanlıları ya da pusuya yattığı kişiler her kimse işte, nasıl oluyor da koca, siyah ve plakası kalın harflerle ayna gibi ortaya çıkmış cipin Polat’a ait olduğunu anlamıyorlar... Hadi okumayı sökememişler diyelim. Gözleri de mi görmüyor o tankeri yahu?

Beni ikna ettiler!

Eğer Türk gençliğine ‘Abbas Güçlü ile Genç Bakış’ta gördüğümüz üniversiteliler çerçevesinden bakarsak, suskun ve sesini doğru yükseltemeyen bir tabloyla karşılaşırız... Aynı gençliğe CNN Türk’te başlayan Beni İkna Et isimli münazara yarışmasına mercek tutarak bakarsak da çok başka bir tablo çıkar karşımıza... Kendilerine verilen güncel konuları birkaç dakika içinde argümanlarıyla tartışabilen tez ile anti tezi doğru şekilde bir araya getirip, doğru bir mantıkla çürütebilen bambaşka bir gençlik var orada...

Yunus Günce’nin sunduğu programa jüri olarak katıldım. Ve önceki gün elemelerde karşıma çıkan onlarca üniversitenin münazara grubuyla tanıştığım için hakikaten mutlu oldum... Yaşadığı hayata ve dünyaya duyarlı, henüz yirmili yaşların başında inanılmaz birikim yapabilmiş ve kendini ifade eden bir gençlik duruyordu karşımda...

Umudunuzu yitirdiğiniz anda TV kumandanızın düğmesinde CNN Türk bulunsun. Cumartesi geceleri çok şaşıracağınız ve çok umutlanacağınız bir gençlik duracak karşınızda... Ekrandaki hepsi birbirinin kopyası olan konuşan kafaların kısa bir süre sonra tarihe karışacağını görüp keyfini süreceksiniz bu mutluluğun, inanın...