Pera, Galata'da yeniden doğuyor!
27 Aralık 2009

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, İKSV’nin restorasyonu biten Şişhane Meydanı’ndaki Deniz Palas’a taşındığını ve 15 Ocak’ta bir basın toplantısıyla görücüye çıkacağını öğrenince işte dedim, Galata’nın kültür, sanat ve eğlence merkezi olma yönünde en önemli adımlardan biri de bu! Tünel’den Galata’ya iniş, başını Bahar Korcan’ın çektiği tasarımcılarla oldu. Şişhane Metrosu’nun açılışı ve buradaki binaların birbiri ardından yenilenerek altlarında da çok trendi mekanların açılması birbirine paralel gelişti. Tünel’den merdivenlerle Şişhane’ye iniverdiğinizde sizi Public karşılıyor, hemen altında da Big Chief’s. İki yeni mekanın da kapılarından içeri girebilmek için listede adınızın olması gerekiyor! Çıkarken de yüklü bir hesap ödemek. Ama galiba mekanların içeri zor almasının bir nedeni de bu; kapıdan içeri zar zor girdikten sonra ne ödeseniz koymuyor, bir nevi lütuf yapıp aldılar ya sizi içeri! Oturacak inşallah diyelim ve İKSV’nin Deniz Palas’ında en üst katta açılacak Haliç manzaralı lokantayı bekleyelim. Borsa’nın işleteceği bu mekanın kafe ve pastane gibi olanı da giriş katında yer alacak. Deniz Palas’ta canlı performansların sergileneceği konser ve gösteri salonları da var. Tam bir kültür sanat merkezi! Bahar Korcan’dan sonra Simay Bülbül de deri elbiselerini sergileyeceği şık bir butik açtı Doğan Apartmanı’nın tam karşısına! Bu gelişmeleri mutluluk gözyaşlarıyla izlemem boşuna değil. Bu kokuyu 20 yıl önce alıp gelip en önde yer tutanlardanım! İstiklal Caddesi’nin toparlanmasını ve sonra yeniden bozulmasını endişeyle izledim. Tünel, Asmalımescit ve Şişhane ise ikinci ayaktı. Şimdi Galata’nın bir dinazor yumurtası gibi kabuğunu çatır çatır kırarak ayaklanmasını ilgiyle ve yine tedirginlikle izliyorum! Eskiden “gelin ucuzken size buralarda bir yer alalım” dediğim arkadaşlarım, şimdi ne kadar yalvarsalar da ne ucuz, ne pahalı, artık yer yok.

Kaçak pansiyonlar!
Tabii bu hızlı değişim ve gelişim, uyanıkların da iştahını kabartıyor. Herkes bir kenarından para kazanmak istiyor. Kulenin etrafı turistleri rahatsız eden hamutçularla dolarken eski binalarda da kaçak pansiyonculuk hızla yayılıyor. İnternet üzerinden turistlere geceliği manzarasına göre adam başı 60 ile 80 Euro arasında değişen fiyatlara kiralanan odalara girip çıkanın ne poliste kaydı var, ne belediyeden izni, ne maliyeye bildirimi. Polis kayıt almıyor, maliye vergi, belediye denetim yapmıyor. Üç yanlı bir suç söz konusu ama ya göz yumuluyor, ya omuz silkiliyor, kule civarında böyle çalıştırılan 11 daire olmasına karşın, ne polis, ne maliye, ne belediye bir tedbir almıyor! Zaten bizde iyilikler hep kötülüklerle birlikte gelişiyor!

Mutlu olunan yer yok mu?
Ortalık toz duman ama insanlar yine de yeni yıla umutla bakmak istiyor. İstiklal Caddesi, Nişantaşı ışık ışık. Magazin sayfalarında parti haberlerinden geçilmiyor. Yeni yıl yaklaşırken herkes nerede ne yapılırın peşinde. Taksim’de geçen yıllarda düzenlenen eğlenceler ne yazık ki yanılıp da gelen turistlere sarkıntılık ve taciz fotoğraflarıyla eğlence tarihimize geçti ve hepimizi utandırdı. O gün bugündür biraz da terör korkusuyla bir şey düzenlenmiyor orada. En güvenli, en sıcak ve en kolay eğlenilecek yerler tabii ki büyük alışveriş merkezleri. Zaten öyle güzel süslendiler ki insan bir şey almasa bile şöyle biraz dolaşınca içi açılıyor. Hele bir de özel etkinlikler varsa ballı börek. Levent Kalyon’da bugün bir de herkese açık, biletsiz yılbaşı konseri var. Fatih Erkoç solistliğinde 34 kişilik Senfoni Orkestrasıyla eğlence! 18.00- 20.00 arası, takılabilirsiniz. Perşembe günü Beyoğlu’nda hem gezdim, hem de alışveriş yaptım. Büyük pasajlarda şıkır şıkır gece kıyafetleri gençlerin alabileceği ucuzluktaydı! St Antuan Kilisesi, Noel için süslenmiş, yerlisi yabancısı, Müslümanı, Hıristiyanı mum yakıp o ruhani atmosferi yaşamak için girip çıkıyordu. Ne bir denetim, ne bir engel. Sadece güven! Mutlu oldum, buna da şükür dedim, kavga olmayan yerler de var!