Yeni Yazısı > Parayı veren düdüğü çalar - 29.08.2013

Parayı veren düdüğü çalar
29 Ağustos 2013

Futbolla ilgilenmediğim için hayatın yarısını ıskaladığımı düşünüyor, erkek geyiklerine ortak olamıyorum! Ama şu Trabzonsporlu Volkan’ın ağlama hikayesine gelince, konuya girmeden olmaz. Genç adamın ağlayan fotoğraflarına bakarken yüreğim acıdı. Bizim gibi toplumlarda çocuklar ‘erkekler ağlamaz’ diye büyütülür, hatta büyüdükçe ‘karı gibi ağlama’ denir!

Gerçi son yıllarda sürekli ağlayan Fethullah Efendi’den sonra sık ağlayan Bülent Arınç ve her seçim öncesi ağlayan bir Başbakan’a sahip olduğumuzdan ağlamanın itibarı yükseldi ama yine de bir futbolcunun küfür ettiler diye ağlaması hayra alamet değil. Çünkü bizatihi futbol, saha, futbolcu; maçoluğun tarikatı! Gerçi Volkan’a hocası sahip çıkmıştı ama son duyduğum; Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu kulüpten kovma kararı vermiş. Başkanlar ‘parayı veren düdüğü çalar’ ilkesine uygun olarak takıma para verdikleri için başkan olurlar ve Trabzon gibi maço bir ilde de ağlayan adamdan futbolcu filan olmayacağı için başkan “Atılsın” dedi mi o kişi atılır.

[[HAFTAYA]]



Korktukları için acıtıyorlar!

Gezi direnişçisi genç kıza çırıpçıplak arama! Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İzmir Şakran Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan 9 Eylül Üniversitesi öğrencisi 22 yaşındaki Elif Kaya’ya hem çıplak arama yapılmasına hem de ‘insanlık dışı bu uygulamaya itiraz ettiği için’ 1 ay süreyle ziyaretçi kabul etmeme cezası verilmesine tepki gösterdi! Aynı gün Gezi operasyonlarında ele geçirilmiş (bu ifadeye özellikle dikkat çekiyorum!) suç delilleri nitelemesiyle Sağlık Müdürlüğü tarafından basına gösterilen ‘ilaçlar’ var. İlaç, bildiğin acil müdahale ilacı. Serum, yara bandı, hasta yatağı vb. Başbakan’ın kimyasını da bozan Gezi oldu, ondan beri bağırtısı çağırtısı daha da arttı. Savcılar bundan vazife çıkarıp öyle bir iddianame hazırlayacaklar ki Ergenekon pembe dizi kalacak yanında! Duyduğum ilk iddianamede 17 yıl isteniyordu!

Aydın, sanatçı, bilim düşmanlığı

Fazıl Say’ın davasında reddi hakime red, Pınar Selek’e kırmızı bülten. Adaletin taktı mı taktığı oluyor hakikaten. Pınar Selek taktıklarından. Mısır Çarşısı önünde bomba patlatacak en son insan olmasına rağmen sayısını unuttuğum yıl kadar ve defalarca mahkemeler baktı durdu, kadın her seferinde beraat etti ama bir punduna getirip hakimler izindeyken başka bir hakime müebbet çaktırdılar! Karar vermişler bir kere karartacaklar hayatını. Ne ki Pınar Selek’e yattığı yetti. Fransa’da yaşıyor, çalışmaya, konferanslar vermeye devam ediyor, kaçtığı saklandığı yok. Ve bütün Avrupa ülkeleri, haksız buldukları bu karara karşı ona sahip çıkıyor. Kırmızı değil, kan kırmızı bülten çıkarsalar kol saati alırlar karşılığında. Niyetleri Fazıl Say’ı da kaçırtmak. Onu da Japonya’da filan oturmak zorunda bıraksalar, ne mutlu olacaklar. Memleket kendilerine kalsa. ‘Biz müslümanız, keşif, icat, yüksek teknoloji yapamayız’ aşağılık kompleksi içindeler. Sanatçıya, aydına sahip olmamanın ezikliğini bunlara sahip olana fesatlık yaparak gideriyorlar!

Sevgili Okurlarım

Bana ve gazeteme yazdığınız haber, şikayet, dilek, öneri, eleştiri, paylaşımlarınızı, size ait bir köşede bir tür Serbest Kürsü’de değerlendireceğim. Ayrıca birlikte yaşadığınız ya da sevdiğiniz hayvanlarınızın fotoğraflarınızı da yine ayrı bir köşede hepimiz görüp seveceğiz. Haydi hep birlikte sayfa yapıyoruz, mail ortamında gönderilerinizi bekliyorum. Lütfen mektup yollamayın, nasıl olsa sizin yerinize yazacak birini bulursunuz bir internet kafede, evde yoksa bile!

Bin yıl, yüz yıl önce ve bugün

Şu bizim spordan başka herşeye kafası çalışan Spor Bakanımız 1071 Malazgirt Zaferi’ni kutlamak için o zamanın komutanı Alparslan’ın adına ithafen, adı Alparslan olan 1071 genç bulup, 71 kıl çadır kurdurup, Malazgirt Ovası’nda kesik başlı oğlakla bir Orta Asya oyunu oynatmış at üstünde! Hani Bahçeli, MHP’li gençlere yaptırsa yine anlayacağım da... Onlar üzüm hoşafı ve su içerken aynı gün Kocatepe’ye tırmanan Kemalist gençler, Büyük Taarruz’un 91. yılını kutlamışlar. Tabii en acıklısı, Ortadoğu’da 3. Dünya Savaşı’nın minyatürü sayılabilecek şekilde Suriye ve ardından Mısır’la yapılacak savaşın hazırlıklarının sürmekte, hatta muhtemelen bugün başlayacak olması! Uçaklar hedefleri bombalayacak, biz gözcülük yapacakmışız görünürde! Ne için? Kardeş kardeşi vurmasın diye, biz vuralım mantığıyla. Nostaljisi, tarihi, gerçeği, savaşsız yaşanmıyor dünyada! Ve bir tek silah tacirleri el oğuşturuyor, tek kazançlı onlar çıktıkları için.