Yeni Yazısı > Paralimpik'in hakkı - 30.08.2009

Paralimpik'in hakkı
30 Ağustos 2009

Topluma karşı sorumlu bir yazar olarak işe başladığınız günden itibaren konulara, onları yöneten veya o konuda öne çıkanlardan önce, kapsadıkları ruha ve topluma karşı sorumluluğunuz olması gerekir. Paralimpik ile yakından ilgilenenler veya ona katkıda bulunanların davranışları, hareketleri veya tepkileri bize sıcak gelmeyebilir. Amma, bu Paralimpik şemsiyesi altında spor yapanları, olimpiyatlara katılma hakkına sahip olanları dışlamamızı gerektirmez. Geçen gün Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nden (IOC) bir dostumla İstanbul 2020 Olimpiyat adaylığını konuşurken, bana Paralimpik için de hazır mısınız diye sordu. Cevabım, gerektiği gibi idi. Amma sonra düşündüm. HDK kısa adıyla anılan İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu’nda geçen 15 yılım içinde Paralimpik hiç konuşulmamıştı. Meğerse, 22 Eylül 1989’da 162 ülkenin katılması ile kurulan Uluslararası Paralimpik Örgütü, 1988 Seul Olimpiyatları’nda yer almış, 19 Haziran 2001’de IOC’nin kabul ettiği sözleşme ile olimpiyatın yapılacağı her yerde Paralimpik Oyunları’nın da yapılması yasalaşmıştı. 2020 için aday olan Türkiye’nin bu işleri yapmakla görevli kurulunda niçin Paralimpik’in bir temsilcisi yok? Bence Spordan Sorumlu yeni Devlet Bakanımız Nafiz Özak HDK’da ilk defa bu sorunu çözmeli ve o masada Paralimpik’in bir temsilcisi mutlaka bulunmalıdır. 1988 Seul Yaz Olimpiyatları’ndan itibaren yapılan Paralimpik Olimpiyatları ile tüm dünyada engellilere ilgi arttı. Tüm uluslararası organizasyonlarda da onlara yer verdiler, onore ettiler. Bu tüm engellilere yaşam sevinci verdi ve dünyadan dışlanmadıklarını onlara hissettirdi. Türkiyemiz’de de futbolun tozu dumanına rağmen; onların çeşitli spor dallarında yarışarak ülkemize madalyalar getirdiklerini okuyor ve mutlu oluyoruz. Ülkemizde olimpiyatla ilgilenenlerin Paralimpik konusunda da eskilerin tabiri ile zarfa değil, mazrufa (Dışına değil içine, kapsamına) bakması çok yerinde olacaktır.