Onlar oyun üretiyor, büyükler oynuyor

Onlar oyun üretiyor, büyükler oynuyor

Siz hiç oturduğu yerden oyun üreten birini tanıyor musunuz? Onun işi de, hobisi de oyun yaratmak. O piyasaya yeni çıkan her oyunun üstesinden geliyor. Zeka açıcı oyunların da müptelası... Şirketler ve yetişkinler için yaratıcı oyunlar hazırlayan Oyunevi’nin kurucusu Ferhat Çalapkulu’ndan bahsediyorum. Ortağı Tunay Ece ve ekibiyle şirketler için yaratıcı oyunlar hazırlıyor, P&G, Pfizer, DHL, Frito Lay gibi birçok şirket çalışanına ve müdürüne iç veya dış mekanlarda büyük çaplı oyunlar oynatıyorlar. Kimi zaman define avına çıkarıyorlar şirketleri, bazen de strateji oyunları oynatıyorlar. Sadece şirketleri mi? Hayır onların müşterileri arasında Türkiye’ye gelen turistlerden tutun da arkadaşlarıyla keyifli ve farklı bir hafta sonu geçirmek isteyenler de var... Akıl Oyunları adlı mantık ve matematik dergisini de çıkaran Ferhat Çalapkulu, Tunay Ece ve ekibi, adeta bir oyun fabrikası gibi durmadan oyun üretiyorlar!

Her şey bir ilaç firmasının talebi ile başlamış

Ferhat Çalapkulu aslında mühendis. St. Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği’nden mezun olmuş. 3 yıl kadar özel bir şirkette mühendis olarak çalışmış. Ama tatmin olamamış. Hayali, hobisi olan zeka oyunlarıyla ilgili bir alanda yaratıcı işler yapmakmış. İşe ortağı olan sıkı dostu Tunay Ece’yle birlikte internet üzerinden başlamaya karar vermiş. Aynı zamanda Türk Beyin Takımı kaptanı ve Dünya Zeka Oyunları Federasyonu’nda (WPF) oyunkurucu olarak görev yapan Ferhat Çalapkulu, hikayesini şöyle anlatıyor: “İnternetin yükseldiği dönemdi. 1999’da zeka oyunlarıyla ilgili, bulmaca çözülen, strateji oyunları oynanan bir internet sitesi kurduk. Fakat reklam payları o yıllarda iyi değildi. Aynı zamanda ilaç firmalarına promosyon amaçlı zeka oyuncakları yapıyorduk. O sırada bir firma, şirket çalışanları için takım ruhunu geliştirmeye yönelik bir oyun hazırlamamızı söyledi. İş başarılı oldu. Diğer şirketlerden de talep gelince bu alanda boşluk olduğunu anladık. Oyunevi adı altında şirketlere yaratıcı oyunlar hazırlamaya başladık.”

Oyun oynatıp işe alan şirketler var!

Ferhat Çalapkulu, cep telefonu uygulaması olan oyunlar da dahil piyasadaki tüm oyunları oynuyor. Oynamakla kalmıyor, tamamlıyor. Ortağı Tunay Ece de oyunlara pek uzak değil. Tunay Bey, Oyunevi kuruluncaya kadar casino sektöründeymiş. İstanbul ve Almanya’daki birçok casino’nun işletmesinde çalışmış. Oyunevi’nde Ferhat Çalapkulu oyunları hazırlıyor, Tunay Ece ise şirketlerle görüşüp, hangi konsept çerçevesinde oyun istediklerini, nasıl oyunlar hazırladıklarını anlatıyor. Tunay Bey şöyle konuşuyor: “Şirketler takım ruhunu ayakta tutabilen, motivasyonu sağlayan, şirketlerine aidiyet duygusunu yükselten oyunlar oynatmamızı istiyorlar. Bizden de sadece yaratıcı fikirler bulmamızı... Bu oyunlarda hiyerarşi yok oluyor. Üst düzey yöneticilerle şirket çalışanları sosyal olarak birbirlerine yakınlaşıyorlar” diyor. Tunay Bey, şirketlerin bu tür organizasyonları yoğun bir dönem sonrası ya da zorlu bir toplantı ardından veya işe alım sürecinde talep ettiklerini söylüyor. Tunay Ece: “Bazen müdürler bile toplantı aralarında zamanlarını değerlendirmek için bizden oyun hazırlamamızı istiyorlar. İşe alımlarda da oyunlarımıza çok başvuruluyor. Şirketler işe alınacak kişilerin takım içindeki davranışlarını gözlemlemek için de oyun yolunu seçiyorlar” diye konuşıyor.

Müdürleri kurtarıyorlar

Ferhat Çalapkulu kişi sayısına ve organizasyonun konseptine göre oyunların değişiklik gösterdiğini söylüyor. Ferhat Bey kemikleşmiş oyunlarından biri olan Bomba’yı şöyle anlatıyor, “Şirketin müdürü patladığında yüksek ses çıkaran bir bombaya bağlanıyor. Ekip de onu kurtarmaya çalışıyor. Bombada geriye doğru sayan dijital bir saat var. Otelin farklı noktalarına ipuçları yerleştiriliyor. Ekibe önce bir zarf veriliyor ve zarfın içinden bir şifre çıkıyor. Gidecekleri bir sonraki noktaya ait ipucunu elde ediyorlar. O noktaya gidiyorlar. Noktaları dolaştıkça belli bilgiler topluyorlar. Bombada yedi farklı renkte kablo var ve bombanın etkisiz hale getirilmesi için üç kablonun doğru sırayla kesilmesi gerekiyor. Gruplara ayrılmış ekipler farklı ipuçları getiriyor ve doğru kablolar doğru sıralamayla kesilerek genel müdür kurtarılıyor”.

Yabancılardan talep daha fazla

Ferhat Çalapkulu özellikle yabancı şirketlerin bu tür oyunlara daha açık olduğunu, onlardan daha çok talep geldiğini söylüyor ve devam ediyor; “Microsoft’un yabancı misafirleri Türkiye’ye gelmişti. Hem İstanbul’u gezmek hem de eğlenceli birkaç saat geçirmek istiyorlardı. Onlara DaVinci Şifresi adlı kitabın İstanbul versiyonunu yaptık. Çeşitli şifreleri, ipuclarını bularak İstanbul’un tarihi yerlerini gezdiler. İpuçlarını kimi zaman bir mağazadan, bir bina görevlisinden aldılar”.

Tiyatroculardan bile yardım alınıyor

Oyunların ne kadar sürede hazırlandığını sorduğumda Tunay Ece en az 2 ay önce oyunu hayata geçirmeye çalıştıklarını söylüyor. Ve ekliyor: “Oyunda en az oyuncu kadar kendi ekibimizden kişiler var. Onlar oyunculara ipuçlarını iletiyor oyunda gözlemcilik yapıyor. Bazen tiyatrocu arkadaşlarımızdan yardım alıyoruz. Oyun otelde oynanacaksa otelin oyun için kullanılacak bölgeleri belirleniyor, şehir içinde oynanacaksa gerekli izinleri alıyoruz.” Tunay Ece en kalabalık ekibin bir içki firmasının sponsorluğunda İstanbul içinde oynanan, sadece oyuna meraklılarının katıldığı oyun için kurulduğunu söylüyor. Ferhat Çalapkulu, “Yılda bir kez şehir içinde define avı hazırlıyoruz. Geçen yılkinin adı ‘Beck’streetgame Kayıp Sembol’dü. Dan Brown’un romanı Kayıp Sembol’den esinlenilerek hazırlandı. İnternet sitemizden bir eleme yapıyoruz. Üniversitelerden de gençler seçiliyor. 100 ekip oluşturuluyor. Ekipler, oyun günü verilen haritalar ve ipuçlarını kullanarak şehrin anahtarına ve ödüllere ulaşmak için yarışıyorlar”. Yaptıkları işler arasında bugüne kadar onları en şaşırtanın turist olarak İstanbul’a gelen Amerikalı bir çiftinki olduğunu anlatıyorlar: Çift çocuklarıyla dünya turuna çıkmıştı. Tura İstanbul’dan başlamışlar. Tarihi Yarımada’da onlara define avı oyununu tasarladık. Oyunevi’nde oyun yaptırmak için en az 3 bin TL’yi gözden çıkarmak gerekiyor. Fiyat oyunun seviyesine, oyuncu sayısına ve harcanan masraflara göre artıyor. Ferhat Çalapkulu ve Tunay Ece’nin ekibi aylık yayımlanan her seviyeye yönelik mantık ve matematik oyunları dergisi Akıl Oyunları’nı da çıkarıyor. Öğretmenlere zeka oyunlarıyla ilgili materyal sağlıyor, oyunları çocuklara nasıl oynatacakları hakkında eğitim veriyorlar. Ekip, il bazlı okullararası zeka yarışmaları da düzenliyor. 9 yaş ve üzeri çocuklar için düzenlenen yarışmalara okul takımları katılıyor.

Bu yazı 20 Şubat 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

2