Ölümden sonra reddolunabilir
15 Aralık 2009

Annemle babam ayrı yaşıyor. Bizim de babamızla pek yakın ilişkimiz yok. Ancak duyuyoruz ki babamın piyasaya çok borcu varmış. Bu sebepten mağdur olabiliriz. Annem şimdiden babam hakkında reddi mirasta bulunabilir mi? S.S.

Bulunamaz deyip kestirip atmayayım da gerekçesini açıklayayım. Mirasın reddi ölümden sonraki üç ay içinde yapılır. Bu nedenle ancak babanızın ölümünden sonraki üç ay içinde mirası reddedeceksiniz. Sonra... Kimin önce öleceği kimin kalacağı belli mi? Bunun ne demek olduğunu daha fazla açmayayım, ancak bir başka ihtimalden söz edeyim. Belki babanız borçlarını tasfiye edecek belki bunun üzerine başkaca malvarlığına sahip olacak. Ne olacağı belli mi? Dolayısı ile ret talebi babanızın ölümünü öğrendiğiniz tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak yapabilirsiniz. Ancak miras bırakacak olan kişi hayattayken mirasını reddetmek istiyorsanız, bunu mirasın reddi şeklinde değil, mirastan feragat sözleşmesi ile yapabilirsiniz. Ama tabii ki bunun için önce babanızın izini bulmanız ve sonra birlikte bir sözleşme yapmanız gerekir.

Anlaşmazlık var

1950 doğumluyum. Yurtta sigortalı olarak çalıştım, bir süre Suudi Arabistan’a gittim ama kaydı olmadan inşaat işlerinde çalıştım. Herhangi bir şirkete girmedim. Şimdi emekli olmak istiyorum ama benden yurtdışında çalışma belgesi isteniyor. Ben de pasaportumu kaybettim. Yurtdışındaki durumumu nasıl ispat edeceğim? S.Y.

Doğrusunu isterseniz verdiğiniz bilgiden sizden neyin neden istenildiğini anlayamadım. Zira sizin yurtdışındaki çalışmalarınız konusunda herhangi bir talebiniz yoksa sizden “çalışmadım” diye bir belge niye istensin. Tam aksine çalıştığınız iddiası karşısında “çalışma belgesi” istenilir. Oysa sizin bu yerdeki çalışmalarınızdan dolayı bir talebiniz yok. O halde bu işte bir yanlış var, siz bu noktayı izah eden bir dilekçe ile başvurun, tahmin ediyorum ki anlaşmazlık hallolacaktır.

Başka parti kurulur mu?

Bir parti kapatıldı. Söylenen ve görünen o ki , bir parti kapatılsa bile bir benzeri kuruluyor. Nitekim bu sefer de öyle olacak. O halde, “Parti kapatma çözüm değildir” diyenler haklı çıkmıyor mu?  M. Y.

Önce şunu söyleyeyim. “Parti kapatmak demokrasiye aykırıdır, kapatılmamalı” diyerek Anayasa Mahkemesi’nin kararı eleştirilemez. Zira yasalarımızda hatta Anayasamızda şartları belirtilmiş hususlar gerçekleşirse parti kapatılır. Yasalarımızda bulunan hususları uyguladı diye bir yargı organı eleştirilemez. Olsa olsa şu söylenir: “Parti kapatma çözüm değildir, yasalardaki bu hüküm değiştirilsin”. Doğrudur, yanlıştır, herkese göre değişir. Bu iddia olunabilir ama yasaları uygulayan kurum eleştirilemez. Bu şekilde eleştiri “yasa var ama sen uygulama” anlamına gelir ki, böyle bir şey söylemek ancak cehaletle izah edilir. Geleyim yeni parti kurup yoluna devama. Anayasamızın 69’uncu maddesinde bir hüküm var, diyor ki “Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.” Yani başka bir parti kurulup yola devam edilir denildiğinde sırf eskisinin devamı niteliği taşıdığı için o dahi kapatılır. Üstelik şunu hatırlatmak isterim, şahıs olsun, kurum olsun parti olsun. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur, olmamalıdır.