Yeni Yazısı > Ölmek bedava - 13.10.2010

Ölmek bedava
13 Ekim 2010

Amerikan Başkanı, İngiltere Başbakanı ve bizim Başbakan bir araya gelmiş.

Gazeteciler her 3 lidere de sormuş:

- Ülkenizde emekliler nasıl yaşıyor?

ABD Başkanı: “2000 dolar veriyoruz. Bunun 1000 dolarını harcıyorlar geriye kalan paralarını ne yaptıklarını sormuyoruz.”

***

İngiltere Başbakanı: “2000 sterlin veriyoruz. 1000 sterlini harcıyorlar. Geriye kalan paralarını ne yaptıklarını sormuyoruz.”

***

Sıra Türk Başbakan’a gelmiş: “Türkiye’de açlık sınırı 1000 TL... Biz 500 TL veriyoruz geriye kalan 500 TL’yi nerden bulduklarını sormuyoruz.”

[[HAFTAYA]]

***

Bir işçi emekli olduğunda, çalışırken kazandığının...

Amerika’da yüzde 80’ini...

İngiltere’de yüzde 90’ını...

Yunanistan’da yüzde 68’ini kazanmaya devam ediyor.

***

Türkiye’de? Ortalama bir işçi emekli olduğunda çalışırken kazandığının ancak yüzde 40’ını kazanabiliyor.

***

Yalnız hakkını yemeyelim...

Bunun sorumlusu şu anki Hükümet değil...

Aksine onlar emekliler için büyük işler yaptılar!

Mesela emeklisin ve ölmek istiyorsun...

Eskiden cenaze masrafları, mezar yeri filan büyük paraydı...

Şimdi çok şükür, belediyeler ölen herkese hiçbir bedel almadan hizmet veriyor!

Size sadece ölmek kalıyor. Layıkıyla ölebilirseniz devlet sizi misler gibi yıkayıp bir kuruş almadan gömüyor.

Yaşasın sosyal devlet!

Öcalan: Sen kapat ben ararım örgüte girmesin

PKK lideri Abdullah Öcalan, Türk Devleti’nden PKK’nın tasfiyesinde örgüte daha iyi hakim olmak için İmralı-Kandil arasında telefon hattı açması talebinde bulundu. Düşünsenize Murat Karayılan Kandil’den İmralı’yı arıyor. Apo telefonu açıyor ve “Sen kapat telefonu ben buradan arayayım, örgüte girmesin” diyor! Ne hale geldik!

İSTANBUL’DA KAPATILAN YOLLAR ÜZERİNE…

Vatan yazarı Mustafa Mutlu bir vatandaşın İstanbul’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yüzünden kapatılan yol nedeniyle sıkışan trafikte annesini hastaneye yetiştiremediğini ve yolda öldüğünü yazdı.

Cumhurbaşkanı Gül bunun üzerine twitter’dan cevap verdi. “Ben o saatte yolda değildim. Ayrıca bu konuda çok açık talimatım var: Trafik akışını mümkün olduğunca yolları kapatmadan ama asgari güvenlik tedbirlerini alarak devam ettirin.”

Sayın Cumhurbaşkanı,

BİR: “Mümkün olduğunca yolları kapatmayın...” demekle “gerekli yolları kapatın” demek hemen hemen aynı anlama gelir. Ve o gereklilik herkese göre değişir.

İKİ: Neden “Her ne şartta olursa olsun benim için trafik kapatılmayacak” diye daha açık bir talimat vermiyorsunuz? Bir devlet adamı pekala trafikte de güvenle seyahat edebilir. Siz de bilirsiniz ki İngiltere’de yollar Kraliçe için bile kapatılmaz! İsviçre’de ve Kanada’da da öyle! Sizlerin canı can da onlarınki patlıcan mı?

ÜÇ: Bugüne kadar kapatılmayan bir yol nedeniyle hayatını kaybetmiş tek bir devlet büyüğü yoktur. Aksine John F. Kenedy de, Papa II. Jean Paul de trafiğe kapatılmış yollarda suikasta uğramışlardır.

DÖRT: İstanbul’da yolların siz ve Sayın Başbakan rahat rahat geçin diye kapatılması için sizlerin yollarda olmanıza gerek yoktur. Siz ofislerinizde çalışırken, evinizde kahvenizi içerken de birileri bunu “gerekli” görüp yol kapatılabilmektedir.

‘Merhaba ben Tuba Büyüküstün...’

Geçen gün cep telefonum çaldı. Arayan 0 533 757 .. .. diye bir numara. Açtım. Bir bant kaydı… “Merhaba ben Tuba Büyüküstün” diye başladı konuşmaya… Bir şampuan markasının reklamını yaptı. Tam 1 buçuk dakika... Benim cep telefonum sanki dingonun ahırı! Kardeşim nerden buldun cep telefonu numaramı? Arayıp reklam yapmak için kimden izin aldın? Böyle rezalet görülmüş iş değil! Ben Procter and Gamble’in (O şampuan markasını sahibi şirket) genel müdürünü veya Tuba Büyüküstün isimli şahsı cep telefonu numarasından arayıp kafama göre gazetemin reklamını yapabiliyor muyum? Olup biteni twitter’a yazınca Procter and Gamble’dan arayıp özür dilediler. “Bir daha hiçkimseye böyle bir rahatsızlık vermemek için o sistemi tamamen kapattık” dediler. Umarım öyle yaparlar. Aksi halde benden çekecekleri var!

Tanıdığım imamlardan öğrendiğim bir şey var

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu “İmamlarımız toplumun kanaat önderi olmalı” diye bir açıklama yaptı. Anlaşılan o ki Bardakoğlu hiç camiye gitmemiş. 32 yaşımdayım. Bugüne kadar değişik vesilelerle onlarca camiye girip çıkmışımdır. Gördüğüm şu ki: Çok değerli imamların yanında öyle imamlar var ki bırak kanaat önderi olmayı herhangi bir konuda doğru dürüst kanaat sahibi bile değil.