Okan Bayülgen Star Tv'ye geçti!
14 Haziran 2014

TMSF’nin (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) Show TV’ye mahkeme kararıyla yeniden el koymasıyla birlikte kanalın ekranında önemli değişiklikler oldu. Daha doğrusu zamanlama biraz da sezon finallerine denk geldiği için izleyici olarak ben böyle hissettim... Show TV ekranının ağır toplarından Okan Bayülgen, meselenin hemen ertesinde “Devlet bana el koydu” diyerek işin mavrasını yapsa da önümüzdeki sezon için ne yapacağının ipucunu vermedi. Ama ben o ipi tuttum... Okan Bayülgen önümüzdeki sezon, eylül ayı itibarıyla Star TV ekranında o yıllardan beri alıştığımız klasik “Disko Kralı” formatıyla ekrana gelecek... Açıkçası cumartesi gecelerinin Okan’ı, onun da cumartesi gecelerini ekstra sevdiğini bilen biri olarak şovun bir önceki adresinden daha başarılı bir sonuç elde edeceğini düşünüyorum... Haftada bir ekrana gelen Okan hem kendini yıpratmamış hem de henüz bir önceki kuşağın fenomeni olan Okan’la tanışmamış gençlerle iletişim kurabilmiş olacak... Öyle büyük bir reyting beklentim filan yok. Ama bir klasiğin kaybolup gitmemesi açısından umudum var. Hayırlısı artık...

[[HAFTAYA]]

Analı Oğullu Kanal D ekranında!

Şu işi netleştirelim. Bir önceki yazımızda kayıp ilanı verdiğimiz “Analı Oğullu” isimli dizi Kanal D’ye transfer oldu... Show TV’de büyük iddialar ve sıkı kadrosuyla gündeme gelen ama reyting karnesinde istediği karşılığı bulamayan dizi yerini “Pis Yedili”ye bırakıp ortadan kaybolmuş, bir daha da haber alınamamıştı. Gelen haber az önce yazdığım gelişme oldu... Açıkçası bu transferin iki tarafa da kazandıracaklarını kestirmem mümkün değil. Ama belli ki Kanal D ekranının gücüne güvenerek bir başka adreste kader değişikliği yaşayacağını düşünmüş. Bakalım doğru mu düşünmüş, göreceğiz!

Çark fena halde yakıştı...

Açıkçası önceki akşam “Çarkıfelek”in gala yayınını izleyince İlker Ayrık kadar formatın da doğru bir seçim olduğunu gördüm. Kanal D’de ışığı, stüdyosu ve yeni formatıyla ekrana gelen yarışmanın “Kartıfelek” isimli bölümü hem yarışana hem de izleyene ilaç gibi geldi. Yarışmacılardan birinin 2 bin küsur liralık kart borcunun yüzde doksanını çarkı çevirerek bizzat yarışmaya ihale etmesi işi sıradan olmaktan çıkardı... Mehmet Ali Erbil ile parlayan yarışmanın İlker’in sunumuyla ciddi bir ivme alacağını düşünmekle hata yapmamışım... İlker Ayrık kişisel terminolojisini bu yarışmaya da uygulayarak havsalamıza bir yerlerden hatırlanan değil, bir hayli zaman unutulmayacak bir yarışma kazandırdı. Fatmagül Fakı da kısa zamanda üzerindeki ilk gün heyecanını atarsa söylenecek tek şey kalıyor; hayırlı olsun!

Çocuk ekranında son durum

Planet Çocuk isimli uydu kanalı öyle bir atak yaptı ki geçtiğimiz ay çocuk kanalları içinde birinciliğe oturdu... Çocuk izleyiciye yönelik kanallarda ciddi bir rekabet vardı zaten. Şimdi okulların kapanmasıyla birlikte bu kendini ikiye katlayacak diye düşünüyorum... Planet Çocuk afili rakiplerinden söküp aldığı bu skoru koruyabilirse gelecek yıl sadece dijital ortamlardan takip edilen bir marka olarak kalmayacaktır. Hadi bakalım!

Bu ayağa gelen en hayati toptur!

Önceki gece Dünya Kupası’nın açılış seremonisini yayınlamayarak büyük bir görsel şöleni elinden kaçıran TRT kupanın ilk maçı Brezilya-Hırvatistan karşılaşmasını bir haftalık akış panosu gibi kullandı... Deneyimli aktarıcı Yalçın Çetin neredeyse maç boyunca TRT ekranında maçların dışında yer alacak program ve dizileri detaylarıyla aktardı... İlk maçın bir hayli sıkı bir performansla geçtiğini düşünürsek aralara sıkıştırılan bu yayın akışı aktarıcının performansının maçın üstünde olduğunu bana hissettirdi... TRT şimdi ciddi bir maratona girmiş oldu. Ve bu maratonun sonunda mesela bu yıl fazlasıyla mütevazı oranlarda tuttuğu reytinglerini en az beşe katlaması lazım... Bunu da ancak akıllı bir yayıncılık planlamasıyla yapabilir. Biz sonuç itibarıyla bir yandan maçları bir yandan da TRT’nin ayağına gelen bu topu sıkı bir gole çevirip çeviremeyeceğini izleyeceğiz. Dilerim sarf edilecek son söz; “bu da mı gol değil” olmaz...

BİR UĞURLAMA JESTİ!

“Kurtlar Vadisi Pusu” Kanal D’ye geçmeden önceki son bölümünü önceki gece sezon finali başlığı altında atv ekranında yayınladı... Açıkçası atv hem diziye hem de rakibine şık bir jest yapmış oldu. “Dizinin devamı bizde olmasa da hikaye devam edecek” türünden... O değil de yıllardan beridir resmedilen Tapınak Şövalyeleri’nden daha farklı bir “kötülük odağı” bulmak dizinin senaristlerine çok mu güç geliyor? Modern dünyada devlet bütünlüklerine kasteden, siyasal ekseni kendisi kılan bir sürü de modern örgüt olmalı. Yoksa da bu fantastik kafayla “Kurtlar Vadisi”nin yeni nesil bir düşman yaratması zor değil... “Şer odakları” neden hâlâ o ucuz fistan bezinden dikilmiş pelerinlerle resmediliyor, biri bana anlatsın!