"Obezite ile savaş ana rahminde başlar"
09 Nisan 2011

Hafta içi her sabah 08.30-10.00 arasında TNT'de 'Ender Saraç'la Sağlıklı Yaşam' programını hazırlayıp sunan Dr. Ender Saraç, Sağlık Bakanlığı'nın obeziteyle savaşmak için başlattığı yeni projenin kadrosundaki isimlerden biri.

Evet; Sağlık Bakanlığı bilinç geliştirmek, yanlışları anlatmak, önlemleri öğretmek için yurt çapında ‘Sağlık Anadolu’ projesine start verdi. Tam zamanında. Çünkü son yapılan araştırmalara göre Türkiye nüfusunun yüzde 66’sı obezite riskiyle karşı karşıya.

İşte Ender Bey bu projeden söz etti. Ayrıca kilo konusunda ‘iyi’ ve ‘kötü’ gıdaları, alınması gereken önlemleri, yapımı kolay tarifleri de verdi.

Dünya gün geçtikçe şişmanlıyor, sağlıksızlaşıyor. Bu, sadece bol yiyecek ve şişman insanlar anlamına gelmiyor, aynı zamanda hastalıkların da dünya çapında artacağının sinyalini veriyor. Dünya sıralamasında Amerika, obezite konusunda şampiyon. Mississipi eyaletinde, her 3 kişiden biri obez, 2 kişiden biri de fazla kilolu.

Avrupa’da ise geçmiş yılların verilerine göre İngiltere, Portekiz ve Yunanistan kilo alma konusunda başı çekiyor. Son araştırmalara göre Türkiye bu listede hızlı bir yükselişe geçti. 2006 verilerine göre obezitede 18 yaş üstü fazla kilolu olanların sıklığı yüzde 31, obezite sıklığı yüzde 12. Oysa 2010 araştırmalarına göre, Türkiye nüfusunun yüzde 66’sı obezite tehlikesi altında.

Marmara, sosyo-ekonomik durumundan dolayı Türkiye’nin ‘en şişman bölge’si. Bu yüzdenin büyük bölümünü İstanbul’un iyi semtlerinde oturan, gelir düzeyi yüksek kişiler oluşturuyor. Ama gelir düzeyi düşük olanlarda da sağlıksız beslenme ve ucuz fast food yiyeceklere yönelme sık görülmeye başlandı. Bu da büyük tehlike.

Mücadele başladı

Amerika, büyük tehlikenin farkına vardı ve Amerikan Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle Obama himayesinde obeziteye karşı savaş başlattı. Amerika 10 yıl önce de sigarayı bırakma kampanyasına start vermiş, bu konuda yüzde 70 oranında başarı sağlamıştı. Sigaranın bırakılmasının ardından dünyanın en refah ülkesinde yiyeceğin ucuz, kolay elde edilebilir oluşu, porsiyonların büyüklüğü nedeniyle Amerika ciddi biçimde ağırlaşmaya başladı. 250 milyon Amerikalı, son 5 yılda 4 kilo almış olsa, felaketin boyutları zaten ortaya çıkıyor.

Türkiye’de de obeziteyle mücadele konusunda bir proje başlatıldı. Sağlık Bakanlığı, sağlık bilincini geliştirmek, yanlış bilinenler konusunda halkı aydınlatmak, karşılaşılabilecek hastalıklarda uygulanması gereken önlemler hakkında bilgi vermek için 81 ilde ‘Sağlık Anadolu’ adlı projeyi yürürlüğe koydu. 81 ilde, obezite, kadın ve çocuk sağlığı, kanser, kalp sağlığı, organ nakli ve göz konusunda tarama yapılıyor, halk bilgilendiriyor.

Konusunda uzman doktorların görev aldığı proje 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Başbakan Tayyip Erdoğan ve Recep Akdağ’ın katılımıyla Hatay’da başladı. Amaç; tadından ve dokusundan vazgeçmeden yöresel lezzetlerin kilo aldırıcı özelliklerini rotüşlamak ve sağlıklı hale getirmek. Uzmanlar, 1 yıl sürecek çalışmanın sonunda 81 ilden 81 obez hastayı seçip özel bir programla sağlıklı hale getirecekler. Bu çalışmalar her salı ve perşembe günleri 14:00-17:00 saatleri arasında halka açık konferanslar şeklinde yapılacak. Bu konferanslar TRT ANADOLU tarafından canlı yayınlanacak.

Ömür uzadı, kalite düştü

Dr. Ender Saraç bu konuda çok önemli bir noktaya parmak basıyor ve şöyle anlatıyor: Maalesef son 20 yılda doğan çocuklarda büyük sorunlar görülmekte; 11-25 yaşında kolesterol, selülit, fazla kilo, insülin direnci, düşük şeker, erken kıllanma, erken ergenlik, cilt ve hazım sorunları, alerjiler... Yani yeni nesil sadece şişman ya da obeziteye meyilli değil, hormonal hastalıklara da yatkın.

Geçmiş yıllarda sayılı şişman vardı ama şimdi gençler ve çocuklar şişman. Modern hayat, teknoloji ve şehirleşme, hayatımıza çok büyük artılar getirdi, büyük konfor sağladı. Yaşam kalitemizi ve standartımızı yükseltirken sağlık ve huzurla ilgili pek çok şeyi de hayatımıza getirdiler. Teknoloji elbette en iyi şekilde kullanılacak, nimetlerinden faydalanacağız ama onu doğayla uyumlu hale getirmeye çalışacağız.

Yaşlılık sorunlu olacak

1980’li yıllarda, toplumda beslenmenin ve yaşam kalitesinin kötüye gittiği 40’lı yaşlara gelenlerde kanser ve kalp hastalığının ortaya çıkacağı söylenirdi. 15 yıl sonra, 30’lu yaşlarda aynı riskler ortaya çıktı. Kötü beslenme, stres, fazla kilo, ekolojik dengenin bozulmasıyla oluşan kirlilik, GDO’lu ve hormonlu gıdalar, suni gübreler, yoğun parazit ilaçları, nadasın ortadan kalkması, tarlalardan çok ürün alma hevesi, denizlerin kirlenmesi, balık kalitesinin ve hayvancılığın bozulması, küresel ısınma, elektromanyetik kirlilik, gizli depresyon, hareketin azalması, doymak bilmeyip çok yiyen bir toplum haline gelmemiz, hastalıkları ve obeziteyi tetikledi.

Bugün artık 20’li yaşlarda gençler, hatta küçücük çocuklar bile kalp hastalıkları riskiyle karşı karşıya. Bildiğimiz şey şu: Yaşam süresi uzadı ama yaşam kalitesi bozuldu. Bugünün gençlerini ve orta yaşlılarını, ilerde sorunlu bir yaşlılık bekliyor. Avuç avuç ilaç içen, ağrıdan sızıdan yakınan bir toplum olacağız. Çünkü kimse eskisi gibi yaşamıyor. Eskiden odun kesen, otobüse, minibüse koşan, yürüyen, sağlıklı beslenen bir toplumduk. Şimdi ise Türk insanının fiziği değişti; Daha göbekli, beli kalın, yağ oranı yükselmiş bir toplum olduk.

Anne adaylarına büyük iş düşüyor

Büyüyen obezite tehlikesine karşı kişisel olarak önlem almak mümkün değil mi? Elbette mümkün, hatta şart. Bunun için de en büyük görev anne adayına düşüyor. Çünkü artık biliyoruz ki obezitenin temeli hamilelikte başlıyor. Anne, hamilelik sırasında karbonhidratı sık tüketirse, unlu mamüller, tatlılar, şekerli besinler yerse, doğacak çocuğunda obezite, kalp damar hastalıkları, hormon bozukluğu, alerjiler, sindirim sistemi sorunları görülme riski artar. Eğer çocuğunuz hayat boyunca ağır sporlar yapsın, iradesiyle savaşsın, mutsuz olsun istemiyorsanız hamilelikte kendinize dikkat edecek, hamur işi tüketmeyeceksiniz.

Hamilelik sırasında önlem alamamış olanların ise, çocuğunu 2 yaşına kadar doğru beslemesi gerekiyor. Çocuğunuzun hayatının şekillenmesinde, 2 yaşa kadar olan beslenmesi çok önemli bir yer tutuyor. Çünkü yağ hücrelerinin temeli bu yaşlarda atılıyor. Bu nedenle ilk 6 ayda anne sütü ve çok bilinçli miktarda verilen mamalarla çocuğu büyütmek şart. Çocukların ev tipi beslenmeye başladıkları dönemde de dikkatli olmak gerekiyor. Yemekler zeytinyağlı yapılmalı, bakliyat, sebzeler bolca tüketilmeli, yağsız hayvansal protein tercih edilmeli.

ZAYIFLATAN YiYECEKLER

Yeşil elma, tarçın, roka, tere, turp, maydanoz, taze soğan, taze sarımsak, tavuk etinin yağsız kısmı, beyaz etli balık, yağsız kırmızı et, pırasa, bamya, ıspanak, pazı, semizotu, mevsimin yeşil otları, çökelek peyniri, taze lor peyniri, dil peyniri, suda mozzarella, süt, yoğurt, yulaf ezmesi, tam buğday unu ve ekmeği, tam çavdar unu ve ekmeği, ceviz, kavrulmamış fındık, günkurusu kayısı, altın çilek, zencefil, zerdeçal, sarı leblebi, beyaz leblebi.

Herkes bu hesabı bilmeli

Hepimiz TC kimlik numaralarımızı biliyor ve onsuz işlem yaptıramıyorsak, sağlığını düşenen, uzun yıllar keyifli yaşamak isteyenlerin de bilmesi gereken bazı ölçüler var. Zayıf da olsanız, şişman da olsanız, bunları mutlaka bilmelisiniz. Özellikle de fazla kilonuz varsa, obezite sorunuyla boğuşuyorsanız bu ölçüleri hiç aklınızdan çıkarmayın, takipçisi olun... Beden kitle indeksi (BKİ): Vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanıyor. İdeal ağırlık ise ulaşılmak istenen BKİ’nin, boy uzunluğunun karesi ile çarpılmasıyla elde ediliyor. Diyelim ki; 80 kilo ağırlığında ve 1.80 boyundasınız...

Beden kitle indeksinizi şöyle hesaplayabilirsiniz: Önce boyunuzun karesini alın. 1.80 x 1.80= 3,24. Kilonuz olan 80’i, 3.24’e bölün. Sonuç: 24,69. İşte bu rakam, sizin beden kitle indeksinizi gösteriyor. Kilo vermek kadar beli inceltmek de önemli Hepimizin evinde mezura vardır. Mezurayı elinize alın ve belinizi ölçün. Kadınlarda göbek ve bel civarı 88’i, erkeklerde 94’ü geçiyorsa tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

Önlem almakta daha fazla gecikmeyin. Ciddi hastalıkların temeli, göbek ve bel çevresindeki yağlanma ile kendini gösteriyor. Kilo vermek için harekete geçin. Kendinizi sürekli kontrol altında tutmalısınız. Bel ve göbekten giden her santim, geleceğe yapılan en büyük yatırım. Bir de kalçanın bele oranı çok önemli. Eğer kalça bel oranı artıyorsa, yani bel kalınlaşarak gittikçe kalçaya yaklaşıyorsa yine sağlığınız için sorun olduğu sonucuna varmalısınız.

Kilo vermeyi başaramıyorsanız...

 

Kilo vermekte zorlanan, yaptığı tüm diyetlere rağmen istediği kiloya inemeyenler için bazı testler yapılıyor. Konunun uzmanı bir doktora başvurduğunuzda istenen rutin kan tahlillerinin yanında, Homa İnsülin direnci ve Hemoglobin A1C, tiroid antikorları, büyüme hormonu, vitamin B12 gibi bazı testler de isteyecektir. Ayrıca kilo vermekte direnç gösteren hastalara yeni nesil gıda tolerans testleri öneriliyor. Bu testler hücresel düzeyde, genetik eğilimleri ortaya çıkarıyor.

Eğer kilo vermemeniz nedeni tükettiğiniz besinlerden bazıları ise, bunları diyetisyen ya da doktor gözetiminde hayatınızdan çıkarıyor, sağlığınıza kavuşuyorsunuz. Ayrıca son dönemde daha sık kullanılmaya başlanan bir test daha var; ağız mukozasından alınan sürüntü ile genetik metabolizma tayini yapılabiliyor. Ağız mukozasından alınan sürüntü Amerika’ya gönderiliyor, sonuç 15 içinde geliyor.

Bu sonuca göre hastanın diyeti düzenleniyor. Sonuçlarda görüyoruz ki, o hastanın aslında yağı kesmemesi gerekiyor. Ya da hamur işi tahmin edildiği kadar zararlı değil. Veya öğreniyoruz ki ağır sporlar yapması sağlığı için sakınca teşkil etmiyor.

Vücuttaki fazla suyu atmak için

MALZEMELER: - 2 adet maydanoz sapı - İri bir tutam mısır püskülü - Bir tutam kiraz sapı

YAPILIŞI: Tüm malzemeyi 2 dakika kadar kaynatın, 4-5 dakika demlenmeye bırakın. Bu çayı sabah ve akşam birer fincan içebilirsiniz.

İştahı azaltan çay

İştahınızı engelleyemiyorsanız, ok hızlı ve aşırı miktarda yemekten korkuyorsanız hemen büyük bir fincan mate ve ıhlamur karışımı çayı için.

MALZEMELER: - 1 poşet mate çayı - İri bir tutam ıhlamur yaprağı - 1 büyük kupa su

YAPILIŞI: Malzemeleri 1 büyük kupa ölçüsündeki suda 2 dakika kaynatın. 3-4 dakika demlensin. İçine şeker eklemeden ılık, hatta sıcağa yakın ısıdayken, yemeklerden 10 dakika önce için.

Sağlıklı zayıflamak için

MALZEMELER: - Bir nohut tanesi kadar Sandalos sakızı (aktarlarda bulabilirsiniz) - Elma sirkesi ve su

YAPILIŞI: Sandalos sakızını ezin, ılık suyun içine sakızı ve elma sirkesini koyun. Sabahları aç karnına 1 bardak için.

(02.04.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3