Yeni Yazısı > O çizgi... - 02.10.2010

O çizgi...
02 Ekim 2010

Partiler babamızın malı mı? Bir de bu var.

Lider, kendi damgasını mı vuracak, yoksa partinin genel çizgisine mi uyacak? Değiştim derse bütün ilkeler de mi değişecek, yoksa onu ikaz edenler mi çıkacak?

Nasıl bir şey bu?

Saadet Partisi, Erbakan’ın malıysa, Numan Kurtulmuş artık ne yapabilir orada? Hiç.

Belli ki başka adres arayacak.

Peki, Milli Görüş’ten kopup yeni bir yörüngeye mi oturacak, yoksa aynı firmanın başka bir şubesini mi açacak?

[[HAFTAYA]]

***

Kılıçdaroğlu’nun Baykal’dan farklı bir çizgide yürüyeceği anlaşılıyor.

Gelenekli partilerde çok zor bir yolculuk bu. Karşınıza bir sürü insan dikilir. Bu parti babanın malı mı diye sorar. Yâni kolay değildir kulvar değiştirmek.

Demirel, DP-AP çizgisini aynen muhafaza etti ama DYP onun kendi partisiydi, kendi malıydı, dilediği gibi yoğurdu, nitekim Demirel gitti, parti bitti... Özal gitti ANAP bitti.

DSP de Ecevit’in malıydı. Partiye damgasını vurdu. CHP gibi tarihi bir kimliği yok ki... Sırf Ecevit’in koyduğu ilkelerle yeşerdi. Şimdi Masum Türker, ağzıyla kuş tutsa Rahşan Hanım’a beğendirebilir mi? Hayır... Ama aynı Rahşan Hanım, CHP’ye not biçemez. Çünkü babasının malı değil.

***

Liderler, biraz teknik direktörlere benzerler. Fenerbahçe gibi köklü bir takımda hergün taktik değiştiremezsin. Kadroyu keyfi kuramazsın. Bu kulüp babanın malı mı derler...

Bu bakımdan Baykal’ın duyduğu bir endişe varsa ve de zaman zaman Kılıçdaroğlu’nu uyarması gerekecekse, bence hakkıdır. Çünkü CHP, Baykal’ın babası’nın malı gibidir. Evet, öyledir.

SODEP, SHP falan olsaydı, Baykal’a sana ne yahu derdim. Ama 18 yıllık bir lidere ve üstelik 50 yıllık bir CHP’liye, takımı sürekli motive etmek yakışır.