Nuri hayatımıza hızlı girdi!
22 Şubat 2011

Nuri (Kanal D) ilk bölümüyle ağzımda lezzetten çok emek tadı bıraktı. Öncelikle teknik anlamda ışık, dekor ve ses üçlüsünün muhteşem olduğunu söyleyebilirim... Zaten reytinglere bakınca izleyiciyi de içine aldığını görüyoruz dizinin. Bu daha ilk bölüm üstelik. Belli ki Kanal D pazar akşamlarını şansa bırakmayacak kadar asıldı işe...

[[HAFTAYA]]

Gündelik hayatta karşımıza fazlasıyla çıkan aşk acısı/ayrılık/nostalji ve benzer duyguların hepsinden yeterli miktarda vardı dizinin içinde. Ve bu duyguların hepsinin bir şekilde mizaha bağlanması, dil de sade olunca hakikaten hoş oldu... İlk bölüm için nazarlık olarak isimlendireceğimiz tek şey, Meltem Cumbul’un hamile olduğu sahneydi. Karnına bakınca bir batında dinozor doğuracak filan diye düşündüm vallahi. Neyse; bahtı açık olsun diyelim...

Tam sığınacak program oldu!

Eğrisi Doğrusu (CNN Türk) programına konuk olan tarihçi hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı uzak ya da yakın tarih demeden döktürdü önceki akşam... Hani pazar günü tüm o futbol ve dizi karmaşasının içinde soluk alınabilecek tek adresti bu program... Taha Akyol’un yanında Ferhat Boratav’ı da gördüm. Sanırım yedek moderatör olarak oradaydı. Ama tespitleri yerindeydi hani... O değil de konuk Ortaylı hoca gibi hazine sandığı niteliğini taşıyınca sunucuya çok da laf düşmüyor. Ve bu yüzden sanırım daha çok mail yoluyla gelen sorular yöneltiliyor konuşmacılara... Oysa Taha Akyol, maillerdeki zenginliği ikiye katlayacak bir birikime sahip tanıdığım kadarıyla.. Neyse bu lezzetiyle başta Muhteşem Yüzyıl (Show TV) olmak üzere akla gelen tüm sorulara tatmin edici yanıtlar verince, eğrisiyle doğrusuyla söylemek gerekirse, son zamanların en tatmin edici programı olmuştur Eğrisi Doğrusu...

Bomba işlemez arabalar!

Aşk Bir Hayal’de (atv) Miran ağanın adamları şantiye basıp deyim yerindeyse taş üstünde taş bırakmıyorlar. Patlayıcılarla havaya uçan şantiyenin hemen yanındaki arabalarına binip gidiyorlar sonra... O denli yoğun patlayıcının kullanıldığı ortamda basınçtan dolayı yüzlerce metre uzaklıktaki tüm objeler tuzla buz olur. Ama ne hikmetse adamlarımızın arabalarının camları da, façaları da yerli yerinde duruyor... Kurşun geçirmez arabayı görmüştüm. Bomba işlemezini de görmüş oldum Aşk Bir Hayal sayesinde. Hayırlısı olsun...

Behzat Ç. gündeme el attı!

Stoksuz çekildiği için Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi (Star TV) son gelişmelere gönderme yapacaktır diye bekliyordum. Öyle ya, ince mesajlarıyla “gündemden haberdarız” diyen ender dizilerden biriydi başından beri... Aynen oldu. Mesela Odatv tutuklamalarıyla yeniden gündeme oturan Ergenekon davasına çok usturuplu bir selam çaktılar... Dizinin bir yerinde sorgulanan kimyager, polise salahiyetini hatırlattıktan sonra yargıya da gönderme yaptı; “Zanlıdan delil değil, delilden zanlı çıkarmanız gerekiyor” diyerek... Ve ardından ekledi. “Bunu lütfen savcılarınıza da hatırlatın”! Bu haliyle politik doğruculuk meselesine bir çentik daha atan dizide ikinci madde hidroelektrik santralleri isminin kısaltılmışı HES’lere yönelik çevre tepkisini resmetmesiydi... Bilgisayar ekranında “Karadeniz Ayakta” yazısını görünce ister istemez gülümsedim içimden. Behzat Ç. de topa girmişti resmen. Neyse... Anladığım kadarıyla dizinin en duygusal bölümünü izledik önceki akşam. Baba-oğul diyaloglarından hareketle benim gibi babasını erken kaybeden herkesin içindeki damara dokundu Behzat Ç.. Duygusallığı da başardı anlayacağınız; daha ne denebilir ki?

Yasak herkese Prof. Dr. yasak değil midir?

Dizilerde reklam konusundaki buzlamalar çok hassas. İzleyici artık bunu fazlasıyla hissediyor. Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’nde mesela; Ankara’nın panoramik görüntüsünün yarısı buzlanmış durumda. Öyle ya; reklam tabelalarının görünmemesi lazım... Aynı saatte STV’nin dizisinde (isim vermeyeceğim) bir sahneye bakıyoruz. O da ne? Arkada bir özel ambulans ve üzerinde hem şirket ismi hem de telefon numarası kabak gibi ortada... Kanalına göre mi yasak uygulanıyor diye sormak istemiyorum. Benim bildiğim her türlü ambulans reklamı da fena halde yasak çünkü!