Neden sonsuza kadar yaşayamayız?

Bugün ölüm nedeni, kanser ve bazı ciddi hastalıklar dışında “yaşlanma” haline geldi

Neden sonsuza kadar yaşayamayız?

İnsanın ortalama ömrü yıllar geçtikçe uzamaya devam ediyor, Bilim adamları bu trendin ölümsüzlüğe kadar gidip gidemeyeceğini araştırıyor. Bazı hayvanların 200 yıldan fazla yaşaması, bitkilerin ömrünün binlere yıla kadar uzamasından ilham alan bilim adamları yaptıkları araştırmalar sonucunda ilaçların ya da diyette yapılacak değişiklilklerin metabolizmayı yavaşlatarak ya da temel yaşlanma sürecini dönüştürerek daha uzun bir yaşamın mümkün kılabileceğini ileri sürüyor. Scientific American dergisi bu ayki özel sayısında araştırmalarda gelinen noktaları inceledi. 

Ömür 21 yıl uzadı

Yüzyıl önce insanların ortalama ömür beklentisi yalnızca 25 idi. Birçok çocuk ve genç, yetişkinliğe ulaşamadan ölüyordu. Geçen yüzyılda tıpta yaşanan gelişmeler, beslenme ve temizlik konularında sağlanan iyileştirmeler, aşılar ile tıbbi tedavilerde kaydedilen ilerlemeler erken ve orta yaşlardaki ölüm oranlarını belirgin bir şekilde azalttı.

Bu sayede insanlar çok daha uzun yıllar yaşayabilir hale geldi. Birleşmiş Milletler tarafından bu yıl hazırlanan rapora göre dünyadaki ortalama ömür beklentisi 1950-1955 ile 2005-2010 yılları arasında 47’den 68’e çıktı. Zengin gelişmiş ülkelerde ortalama ömür beklentisi günde beş saat ya da daha fazla uzuyor ve birçok gelişmekte olan ülkeler de hızla onları takip ediyor.

Bugün ölüm nedeni, kanser ve bazı ciddi hastalıklar dışında “yaşlanma” haline geldi. Bilim adamları ve demograflar ortalama ömür beklentisindeki artışın 1990’lı yıllara kadar duracağını tahmin ediyordu. Ancak insan ömrünün uzamaya devam etmesi sonucunda bilim adamları yaşam süresinin limitlerine henüz gelinmediğini düşünmeye başladı.

Sır genlerde mi?

Bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucunda belirli genlerin insanların ne kadar yaşayacağını etkilediğine dair kanıtlar artıyor. 1980 yılında yuvarlak solucanlar üzerinde yapılan bir araştırmada yaşam süresini ektileyen bir gen bulundu. Araştırmacıların “age-1” (yaş-1) adını verdikleri gen mutasyonunun ortalama ömrü 40 yıl uzattığı görüldü. O günden beri bilim adamları meyve sineklerinden farelere kadar birçok hayvanda yaşam süresini uzatan genler keşfetti. Bu genler genellikle organizmaların metabolizmalarının vücut fonksiyonları için gerekli olan enerji kullanım şeklini değiştirerek yani enerjinin hücre onarımına yönelmesini sağlayarak etkili oluyor.

Diyet süreyi etkiliyor

Fareler üzerinde yapılan bir deneyle de yemek yeme, metabolizma ve hücre yenilenme arasındaki ilişki ortaya çıktı. Farelerin kalori alımı normalden yüzde 30 ila yüzde 50 azaltıldığında ömürlerinin uzadığı, yüzde 50’yi geçen bir oranda azaltıldığında ise ömürlerinin kısaldığı görüldü. Metabolizmanın yani enerji kullanımının, hücre onarım sistemini etkilediğini söyleyen bilim adamları, diyetin değiştirilmesi ile metabolizmanın, bunun sonucu olarak da onarım sisteminin hızlandırılabileceğini belirtiyor. Bilim adamları şimdi bu bulguları insanlara uygulamanın yolunu arıyor.