Yeni Yazısı > Mutfakta kim var? - 03.02.2011

Mutfakta kim var?
03 Şubat 2011

Önce internet ortamında bilgi, belge furyası. Arkasından Arap ülkelerinde patlayan sokaklara dökülmüş “halk” hareketi. Ne Wikileaks imiş ki deprem yaratıyor, ne belge imiş, domino taşı gibi rejimleri bir biri ardına yıkıyor. Bir tarihe tanıklık ediyoruz ve olan biteni anlamak için çok erken. Şimdi ancak olayları görebiliriz. Gerçekleri ise yıllar sonra öğrenebileceğiz. Gazete manşetlerinde, internetin loş ortamlarında yaratılan heyecana soğukkanlı yaklaşmayı tercih ediyorum. Neden mi? Hiçbir halk organize edilmeden on gün süreyle sokaklara dökülmez. Hiçbir halk, kendi kendine meydanlarda bir milyon kişilik gösteriler yapmaz.

[[HAFTAYA]]

Mısır’da on gündür twitter üzerinden haberleştikleri, birbirlerine faks yolladıkları söylenen göstericiler sokaklara hakimdi. Dünden itibaren karşıt görüşlüler de çıktı sokağa ve benim korktuğum oldu. Ordu seyrediyor, halk çatışıyor! Karşıt görüşlüler de kendi kendine mi çıktı sokağa? Bakınız birinci madde, kimse kendi kendine sokağa çıkmaz. Demek ki bu olayları içten içe örgütleyen, körükleyenler var. Kim onlar?

Demokrasi yoktu

Öyle bir coğrafyadan bahsediyoruz ki Osmanlı’nın çekilmesinden beri durulmamış, oturmamış. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Batılı devletlerin önce işgal sonra dizayn ettiği bu topraklar, en çok da sahip oldukları petrol yüzünden, bir de orada kurdurulan İsrail Devleti’nin bekaası ve güvenliği için, otoriter rejimlerle, demir yumrukla yönetilmiş. Yoksul ve cahil bırakılmış halk, başına geleni çekmiş. Kiminde kral, kiminde kraldan çok kralcı politikacıların yönettiği ülkelerde zenginliği de en üsttekiler paylaşmış, alttakilere kaderine razı olmak kalmış. Zaten koyu muhafazakar ve dindar olan halk, islami öğretinin benimsettiği kanaatkarlıkla yoksulluğa da çok itiraz etmiyor, itaate de! Muhalefet de laik gözüken yönetimin aksine, daha katı dindar!

Türk dizileri

Bu coğrafya ve sosyal ortamda Türkiye, hepsinden farklıdır, birçok nedenle: Biri Atatürk gibi bir liderin kurduğu laik, demokratik cumhuriyet rejimiyle. Diğeri petrolünün olmamasından! Atatürk devrimlerinin iyi kötü yarattığı çok partili sivil cumhuriyet modeli ve onun koruyucusu ordu sayesinde Türkiye’de iktidarda totaliter bir İslamcı rejim olmamıştır. El konulması gereken petrolü de olmadığı için Batı’nın müdahalesi nispeten az olmuştur. Bu arada iyi kötü parlamenter demokrasiyle yönetilen ülkede, zaman zaman müdahaleler yaşanmışsa da bunlar hiçbir zaman kalıcı olmadı. Bu dönemde Türkiye gelişmiş, büyümüş, pekala çağdaş Batı uygarlığına yakın bir yaşam tarzını sürdürür görünmekte. O coğrafyalarda tiryakilik düzeyinde izlenen Türk dizilerinde gördükleri hayatın o insanları etkilememiş olması mümkün mü? İşte bir müslüman ülke, pekala insanlar özgür, zengin ve aşk meşkle uğraşıyor izlenimi!

Tayyip sevgisi

Son 8 yıllık AKP iktidarı döneminde ise başka bir çarpıcı gelişme yaşanmış, daha dindar, daha muhafazakâr ama gelişime daha açık ve hem Batı, hem Arap dünyası ile iyi ilişkiler götüren bir Tayyip Erdoğan modeli, İsrail’e de kafa tutunca sokaktaki Arabın sevgisini kazanmış, hatta idolü olmuştur. Sokaktaki on Mısırlıdan beşinin aklında Mübarek gitsin Tayyip gibi biri gelsin hayalinin yattığına eminim. Ne ki öyle biri yok! Dikkat ettiniz mi, bu ülkelerde biri gitsin diye çığlık atılırken gelmesini istedikleri adamın adı yok, çünkü kendi de yok. Türkiye’de de yıllarca AKP bu yüzden oy almadı mı? Şimdi gittikçe sertleşen Tayyip Bey’in öfkesi biraz da karşısında biri olduğu için değil mi? Demek ki neymiş? Demokrasinin birinci şartı, muhalefetmiş! Mazlum ulusların çok da fazla birbirlerini öldürmeden, doğru yolu bulmalarını temenni etmekten başka yapacak bir şey yok!

Ordu yetiş!

Kahire sokaklarında birbirlerine şimdilik taş ve sopalarla giren insanların yarattığı kaosa bakan “Ordu niye müdahale etmiyor?” diye soruyor. Polise öfke duyulurken, ortalığı yatıştırma görevinin ordudan beklenmesi ilginç ama gerçek. Dünyanın her yerinde böyle. Deprem olur, ordu gelsin, yaralı çıkarsın, grev olur, çöpler birikir, ordu gelsin, toplasın. Kendi ordusuna işgal ordusu gibi düşmanlık besleyenler ders almalı.