Muhteşem Yüzyıl'ın muhteşem soruları...
15 Nisan 2011

Mohaç seferine daha dört yıl olduğuna göre Kanuni’nin seferlerinden çok harem hayatını izleyeceğiz Muhteşem Yüzyıl’da (Show TV). Dayanabilir miyiz; bakacağız artık... Gelelim sorularımıza. Hürrem bir bölüm içinde beş kilo kadar kaybetti, fark ettiniz mi? Pargalı Parga’dan dönünce şiveli konuşmaya başladı, fark ettiniz mi? Sarayda harem ile Has Oda arasında üç ila beş metre var, haremdeki cariyeler gece su içmek için kalkıp mutfağa gidiyorlar, fark ettiniz mi?

[[HAFTAYA]]

Yüzü zehirli kürk yüzünden tanınmayacak hale gelen Gülnihal’in cildi bir bebek kadar pürüzsüz hale geldi, fark ettiniz mi? Valide Sultan’a uygulanan buğulu çekim sistemi, o sırada arkada bulunan Daye Hatun kadraja girince ona da yansıdı ve 10 yaş gençleşti, fark ettiniz mi? Osmanlı uzunluk ölçüsü olarak arşından çok metre kullanıyormuş, fark ettiniz mi? Haremağaları hadım olmalarına rağmen cariyelerle duygusal yakınlaşmaya girebiliyormuş, fark ettiniz mi? Ve son olarak Mustafa hâlâ büyümüyor; bunu fark etmişsinizdir yahu!

İhsan’ın halefi bellidir...

Survivor Ünlüler Gönüllüler (Show TV) yarışmasında reyting favorisi Nihat Doğan’a odaklanınca meselenin performans bölümünü unuttuk... Tıpkı geçen sezon olduğu gibi bu sezonda da kahramanlar belirlenmeye başlandı. İhsan’ı unutmadığınıza eminim geçen yıldan... Bu yıl da onun halefi yüksek ihtimalle Taner olacak gibi. Şimdiden sosyal medyada Taner fanları harekete geçip bazı siteleri mail yağmuruna tutuyorlar... Biri de benim adresim oluyor doğal olarak. Gidişat gösteriyor ki, bu genç adama odaklansak iyi olacak. Bir süre sonra etkisi Nihat’ı aşacaktır, benden söylemesi!

Az ses çok mizah!

Leyla ile Mecnun (TRT 1) önceki bölümlere göre daha vasat bir bölümle karşımızdaydı önceki akşam. Ama bu bile saniyede bir kahkaha hızımızı azaltmadı... Minik bir eleştirim olacak. Ben de dahil birçok televizyon adamı meseleleri bağırarak daha iyi anlattığımızı düşünüyoruz. Yanlış. Bağırarak laf anlatmak da komik olmak da mümkün değil. Bu yüzden karakterlerin seslerini ayarlamaları şart...

Bir de gözümüzden kaçtığını düşünmesinler; dizide mevcut TV dizi ve programlarına çok sık gönderme yapılıp bildiğin mizahla eleştiri getiriliyor... Bu da bize ekrandan yeni bir rakip çıktığını gösteriyor. Kaldı ki yazar tayfasının Geniş Aile’yle başlayan bu rüzgardan yararlanmayacağını düşünmek yersiz olurdu. Eleştirsinler efendim, renk oluyor hakikaten...

Son Kale düşmeyecek!

Son Kale’de (Kanaltürk) Reha Muhtar’ın yayını kesmesiyle başlayan kriz ekibin köşelerden birbirine saydırması haline geldi... Peki Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Reha Muhtar ve Ercan Saatçi ayrılacak ve Son Kale de düşecek mi? Hayır! Bunun yanıtı Süper Lig sonuna kadar böyle. Ama anlaşıldığı kadarıyla programda alttan alta birbirine bilenen ekip bu işi kamuya açtıklarına göre gelecek yıl o kalenin orada durması zordur arkadaş!

Öyle bir geçer ki zaman...

Öyle Bir Geçer Zaman ki (Kanal D) dizisinde Balıkçı karakterinin ölen oğlunun mezar taşında kırklı yıllar yer alıyor... Birçok izleyici bu durumda Balıkçı şimdi yüz yaşında filan mı diye sorar oldu. Bilmeyenler için dizinin 1960’lı yılların son çeyreğini anlattığını ve hikayenin günümüze kadar uzanacağını not düşelim... Dönem dizileri içinde en dikkatli çekilen diziden bahsediyoruz.

Artık her yerde yüzlercesine rastladığımız çanak antenler kameranın görüşüne girdiği için onlarca kez tekrarlanan çekimlerle kayda alınıyor... İşin büyük hassasiyetleri var. Bizim yaptığımız sıradan eleştirilerin çok üstünde bir emek harcanıyor Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisine... Ve haklı olarak insan o emeğe kıyamıyor. Bu pencereden bakınca sizin de kıyamayacağınıza eminim...

ZEKİ’NİN HAKKI ZEKİ’YE!

Zeki Kayahan Coşkun özellikle radyoda fenomen haline gelmiş bir kardeşim. Onun efsane programı Matrax çok genç bir kitlenin fanatiği olduğu bir adres... Zeki radyo işinde çok eski. Kendi yarattığı birçok bölüm mevcut TV şovlarında sıklıkla kullanılıyor. Bir tanesi de Okan Bayülgen’in popüler ettiği “Bak bize nasıl bakıyorsun?” köşesi... Bilmeyenler için Okan’ın Disko Kralı (Kanal D) yayınlanırken çeşitli izleyiciler ekran başındaki halleri fotoğraflayıp programa gönderiyor... Zeki bunu neredeyse 10 yıl kadar önce radyodaki programından başlatıp, internetteki sitesinden devam ettirmiş. Ancak TV gibi daha popüler bir alanda olmadığı için yarattığı tüm fikirler başkalarına mal olmuş... Zeki Kayahan Coşkun çok yakında popüler bir kanalda geçen yıl SKY Türk televizyonunda yaptığı şovuna başlayacak. Ama bizzat kendine ait bu fikirlerin çalıntıymış gibi hissedilmesinden çok çekiniyor... Sanırım birinin Zeki’ye itibarını iade etmesinde fayda var. Ben başlatıyorum, esinlenenler de gerisini getirir artık!