Muhteşem Yüzyıl'da bakın ne keşfettim?
25 Şubat 2011

Ekranda CSI olarak da adlandırılan Amerikan Olay Yeri İnceleme/Adli Tıp dizilerinin bizdeki ilk dişe dokunur örneği Kanıt isimli diziydi. Halen oynuyor Kanal D’de... Önceki akşam CSI dizilerinin ve hatta biriminin filan kuruluş fikrinin aslında bizden çıktığını öğrendik Muhteşem Yüzyıl (Show TV) sayesinde... Öyle ya, tarih kitaplarında adı Roxelane ya da Anastasia Lisovsovka olarak geçen, bizim dizide de Aleksandra veya Hürrem olarak bildiğimiz karakter, Kanuni Sultan Süleyman’ın hediye ettiği kürkü giyen kankası Maria’ya “elveda saltanat” dedirtti önceki akşam... Kürkünün üstüne sürdüğü zehir marifetiyle padişahın gözdelerinden olan Maria’yı tanınmayacak hale getirerek taca çıkardı.

[[HAFTAYA]]

Bu sahne Hürrem’in yaklaşık performansı hakkında da bilgi sahibi olmamızı sağladı. Ama bunu koyun bir kenara... Biz asıl kürkün zehirli olduğunu bir çırpıda anlayan Hekim Kadın’a bittik. Kürke bir kimyasal sürerek, pamukla aldığı örneğe bakıp iki saniyede teşhisi koydu Hekim Kadın; “Buna zehir sürülmüş”... İşte o vakit sevgili okurum, Amerikalının CSI diye böbürlendiği işin aslında bizim Hekim Kadın’ın uzmanı olduğu bir Adli Tıp meselesi olduğunu anladık... Dönemin Sevil Atasoy’u olan Hekim Kadın yaptığı işin yıllar sonra eloğlunun çok izlenen dizilerine ilham olacağını ve neden sonra duruma ayan bizimkiler tarafından diziye çekileceğini bilse ne derdi acaba? Ben hakikaten merak ediyorum...

Yansın yahu!

Şefkat Tepe (STV) dikkatle izlediğim dizilerden biri. Kimi zaman fazla olağanüstü bulduğum hikayesine rağmen bir şekilde akıp gidiyor dizi. Bu tamam... Ama her nedense, hemen tüm bölümlerde Zilan karakterinin ajan olduğunun ortaya çıkması ihtimali karşısında ettiği “Şimdi yandım ben” lafını duymak çok sıkıcı... Ne deşifre oluyor ne de yanıyor Zilan. Ama sürekli bir yanma arzusu içinde. Hani diyorum ki, “çıksın ortaya kimliği de yanacak mı kalacak mı bilelim?”. Yeter yahu ağlaşıp durduğu...

HALİT KIVANÇ’LA YENİDEN!

Halit Kıvanç o çok lezzetli sohbetiyle yeniden misafir oluyor evimizin salonuna. Önümüzdeki pazar gününden başlayarak NTV Spor’da Futbol Bir Aşk isimli programı hazırlayıp sunacak duayen meslek ağabeyimiz... Halit ağabeyin sadece ekrandan değil, sosyal hayattan da yakından bildiğim tadına doyulmaz sohbetine yeniden tanıklık edeceğim için hakikaten mutluyum... Değerlerini bir kenara iliştirmeyen ne kadar vefakar meslektaşım varsa tebrik ediyorum buradan. Halit ağabey her seferinde maşallah dedirten o enerjisiyle yeni kuşaklara seri bir ders verecektir ekrandan ki “kaçmaz” diyorum...

Unutulmaz bir hizmet!

Unutulmaz (atv) dizisini kaçırmanızın imkanı yok hakikaten. Hani çok geç de yayınlansa diziyi izlemeden izlemiş kadar oluyorsunuz... Mesela önceki akşam Çocuklar Duymasın dizisi yayındayken alt bant olarak dizinin neredeyse tamamının senaryosunu okuduk. Kim ne yapacak, kim kime ihanet edecek filan? Eh hal böyle olunca izlemeye de gerek kalmadı hakikaten... Şaka bir yana uygulama akıllıca da olsa, uykusu gelenler için bir kurtarıcı değerinde. Tabii o değer müşterinin önemli bir kısmını alıp götürüyor ama o da nazarlığı olsun...

Buyurun aleni reklama

Kanal 7 Ana Haber Bülteni rakiplerinin tersine daha geç saatlerde yayınlanarak trafik yüzünden evine bile zor ulaşanların imdadına yetişiyor... Bu işin güzel tarafı elbette, bir kenara koyun. Ancak böyle işlevsel bir saatte bazen öyle haberlere imza atılıyor ki, ağzım bir karış açık olarak izliyorum. Bir izleyiciden çok teknik bir bakışla tabii ki... Geçende köşeye not düşmüştüm. Gizli reklam bütün kanalların kabusu diye. Bazen gözden kaçırılıyor, bazen de görmezden geliniyor reklam çağrışımları. Ancak çok aleni olanları da var... Önceki akşam Kanal 7 Ana Haber’de yayınlanan Tivibu haberi gibi. Biliyorsunuz adı geçen bir teknoloji hizmeti. Üstelik paralı bir hizmet. Ve üstelik özel şirketler tarafından verilen bir hizmet... Televizyonla interneti birleştirerek hayat konforumuzu bir adım daha yükseğe taşıyor. Bu doğru. Ama ekranda isminden bahsetmek reklam ibaresi olmadıkça alenen “gizli reklama” giriyor... Bırakın bahsetmeyi, baştan ayağa logo ve markayla bezenmiş bir haber, hizmeti devreye sokan bakanın konuşmasıymış gibi verilse de reklamın daniskası oluyor bildiğin... Aynı haberi başka bir kanal yapsa yaptırımın kralını alır benim bildiğim. Bakalım bunda ne olacak?