"Muhafazakârlar modayı daha yakından izliyor"

İlk mağazası 1962 yılında İstanbul-Kadıköy'de açılan Sihir Mobilya'nın sahibi Murat Çermik, Türk insanının mobilya tercihlerini anlattı

RÖPORTAJ: NİLÜFER KAS

[email protected]

Yarım asırda değişen zevkleri dile getiren Murat Çermik “Yükselişe geçen muhafazakarlar mobilyadaki yenilikleri takip ediyor, dekorasyon dergilerinden fırlamış evler yapıyorlar. Çünkü kadınları alışveriş konusunda daha bilinçli” dedi.

Siz Türkiye’nin 50 yılına tanıklık eden bir markasınız. 50 yılda Türk halkının mobilya zevki nasıl değişti?

Türk insanı dün olduğu gibi bugün de klasik mobilyayı tercih ediyor. 20 yıl öncesine kadar özellikle oymalı mobilyayı seviyordu. Son 15 yılda minimalist mobilyalar istenir oldu ama son bir yıldır eskiye dönüş var. Eskisi kadar olmasa da avangart diye tabir edilen tarz çok popüler hale geldi. Klasikle modernin arası, yani melez mobilyaları isteyenlerin sayısı artıyor.

Türk tüketicinin zevkini nasıl buluyorsunuz? Bilinçli bir tercih söz konusu mu?

Ev almış ve gelir düzeyi belli bir seviyenin üzerinde olanlar bu seçimi mimarla birlikte yapıyor. Mimarın yönlendirmesine göre hareket edenlerin evi daha şık oluyor. Mimarlar modern ya da klasik tercihine göre A’dan Z’ye bu tarza uygun seçimler yapıyor. Kirada oturanlar ise fevkalade bilinçsiz ev döşüyor. Yemek odasını, oturma odasını nerede ucuz bulursa oradan alıyor. Mobilya bilgisi ilerleyeceği yerde geriliyor. Çoğunluk ne yapacağını, ne alacağını bilmiyor. Seçenek çok ama insanların stili yok.

”Muhafazakar kadınlar akıllıca seçim yapıyor”

Para, kişiye zevkli seçim yapma şansı da tanıyor mu?

Para sahibi olunca zevk sahibi olunmuyor. Şunu söyleyebilirim; Artık para sahibi olunca agresif olunuyor, ‘her şeyi bilirim’ havasında olunuyor, özgüven sahibi olunuyor. İşi bilen biri olarak sonradan parayı bulanlara “Evi fazla doldurmayalım, ferah olsun, içiniz açılsın” dediğinizde sizi dinlemiyor. Parası olduğu için, bu işi sizden daha iyi biliyor. Geçenlerde elemanlar, bir müşterinin bağırıp çağırdığını belirterek beni çağırdı. 10 yıl önce mobilya sattığım, kibar, beyefendi biri olarak tanıdığım kişi sinirle fiyatların yüksekliğinden şikâyet etti. Ben ithal mobilyaların neden pahalı olduğunu anlattım. Sakinleşti. Neden sinirli olduğunu sonradan öğrendim. Artık büyük binalar yapıyormuş, yat, kat sahibi olmuş. Parası olduğu için personele, mimara bağırarak onların işten anlamadığını söyleme hakkını kendinde buluyor.

Türkiye’nin yeni zenginleri var. Özellikle muhafazakâr kesimin mobilya tercihi neden yana?

Muhafazakâr kesimden çok az müşterim var. Ya biz muhafazakâr kesime yakın değiliz ya da onlar bizi kendilerine yakın bulmuyor. Ancak onların modayı çok yakından takip ettiğini söyleyebilirim. Bununla beraber çok akıllıca seçim yapıp akıllıca para harcıyorlar. Onlar buraya geldiğinde araştırmış, düşünmüş, incelemiş, evini nasıl yapacağına çoktan karar vermiş oluyor. Halısından perdesine kadar her şeyi kafalarında oluşturuyorlar. Sıfırdan bir daireye onlarla girdiğimizde günün son moda evine sahip oluyorlar.

Bunu neye bağlıyorsunuz?

Muhafazakâr kesimin kadınları bu konuya çok kafa yoruyor. Güzel ev yapıyorlar. Sanıyorum iş hayatında olmadıkları için ev hayatlarını güzelleştiriyorlar.

Sonradan parayı bulanlar evlerinde ne tür değişiklik yapıyor?

Sonradan parayı bulanlar şaşaaya düşkün oldukları için bize gelmiyor, çünkü bizde daha çok soft mobilyalar var. Biz rahat yaşamaya yardım edecek minimalist özelliklere sahip ürünler satıyoruz. O tip insanlar oymalı, varaklı, gümüşlü kumaşlar ve mobilyalar satın alıyor.

“Başbakan evinin tarzını değiştirmeli”

Siyasetçilerin evleri nasıl sizce?

Gazetelerden gördüm; sade, misafir ağırlamaya yönelik salonlar. Zevklerini yansıtmıyor, çünkü evlerini ofis gibi kullanıyorlar.

Yaşam biçimine, karakterine göre liderlere ne tür mobilya önerirdiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu’na klasik mobilya öneriyorum. Eski stil ev döşeyebilir. Devlet Bahçeli, daha çok misafir ağırlamaya yönelik köşe kanepeleri kullanabilir. Tayyip Erdoğan alçak ve yatık koltuklardan hoşlanmıyor. Başbakan mutlaka beyaz, aynalı, minimalist tarzda mobilya kullanmalı.

Ofis mobilyaları da satıyorsunuz. En zevkli işadamı kim?

Geçen gün bir dergide gördüm. En zevkli salon, Caroline Koç’a ait. Güzel bir salon dekore etmişler. İş adamları genellikle klasik, ağır, şaşaalı mobilya tercihi yapıyor. Ancak Acun Ilıcalı’nın ofisi çok modern. Işık alan salonları var. Geçenlerde Çarmıklılar’ın Akmerkez’deki ofisine gittim. Mimarla anlaşmamış, kendileri yapmışlar. Girişten odalara kadar çok işlevsel mobilyalar tercih etmişler.

‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisine mi özeniyorlar?

Muhteşem Yüzyıl dizisiyle birlikte klasik mobilyaya talep arttığına inanıyorum. Avangart dediğimiz beyaz silme mobilyalar, ceviz kaplamalar, oymalar, varaklar, kakmalı, bordo-beyaz çizgili sandalyeler isteniyor. Geçmiş yıllarda talk-show programlarına kanepe, koltuk isteniyordu. Şimdi kadife kumaşlı, ayakları oymalı, beyaz patineli, yaldızlı koltuklar kullanılıyor.

İthal ürünleri kimler alıyor?

Muhafazakâr kesimin gençleri, belli bir gelire sahip yeni evlenen gençler.

Müşterileriniz arasında hangi meslek grupları var?

50 yıl önce babam işin başındaydı. Her hükümet döneminde farklı zenginler oluştu. 80’li yıllarda en zenginler bankerler, galericiler, tekstilcilerdi. Bu grup zenginler, oymalı ve hasırlı mobilyalar isterdi. 90’lı yıllarda minimalist mobilya satmaya başladık. Bu mobilyayı patlatan, banka memurları ve banka genel müdürleridir. Ciddi yüksek faiz verilen bir dönemdi. Memur bile evini komple ithal mobilyayla döşüyordu.

“Garsoniyer daha ucuza döşeniyor”

 İkinci evler, yani garsoniyerler döşenirken daha ucuz eşya mı tercih ediliyor?

Mümkün olduğu kadar ucuza mal etmek isteyenler plastik ve suni deri mobilyayı tercih ediyor. Bu nedenle garsoniyerler daha ucuza döşeniyor.

 Türkiye’de mobilyaya kadın mı, erkek mi karar veriyor?

Belli eğitimde olan ailelerde tamamen kadın karar veriyor. Düşük eğitimli ailelerde erkekler, şımarık ailelerde de çocuklar karar veriyor. 10 yaşında bir çocuk “Ben bunu beğendim” dediğinde baba “Tamam kızım, seni mi kıracağım” diyerek onu alıyor. Karı-koca eşya seçmeye geldiklerinde koca “Şunu-bunu” deyip tercihi ortaya koyuyor, kadın sesini çıkarmadan “Tamam” diyor. Çünkü kadın itiraz ettiğinde koca anında almaktan vazgeçiyor. 30 yaş grubunda karı-koca çalışanlar beraber karar veriyor. Ancak erkeğin hiç karışmadığı aile yok.

Türk insanı bütçesinin ne kadarını mobilyaya ayırıyor?

Evin bütün ihtiyaçlarını giderdikten sonra elinde ne kadar para kalmışsa onunla eşya alıyor. İstanbul’da 2 milyon ev var deniyor. 500 bin yeni ev teslim edilirken mobilyacılar satış yapamıyor. Çünkü insanlar artık eski mobilyalarını yenileyip kullanıyorlar. Eskiden mobilya, perde, duvar kâğıdı, halı birlikte satın alınırdı. Ekonomik durumlar nedeniyle yüzde 50’ye yakın indirimlere rağmen satışlar az.

Siz de ev yerleştirmesinde Feng Shui felsefesine inanıyor musunuz?

Kötü ruhları evden kovmak için kapı girişine ayna koyuyoruz. Feng Shui’ye inananların istediği gibi evler döşedik.

(16.04.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3