Mucize yöntemle yeni bir başlangıç

Dokularda bulunan kök hücreler, gerçekten mucizevi. Sürekli yenileniyor, çoğalıyor, büyüyebiliyor. Üstelik, bulunduğu dokudaki tüm hücrelere dönüşerek kaynak olabiliyor...

Mucize yöntemle yeni bir başlangıç

İşte bu yüzden kök hücreler, vücudu yenilemek, tazelemek, iyileştirmek için önemli. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman konuyla ilgili önemli bilgiler aktardı. Ve ağrısız, alerjisiz, acısız, yan etkisiz işlemi anlattı...

RÖPORTAJ: Esra ÖZÜBEK

[email protected]

Kök hücreler her dokuda bulunuyor. Ve dokuyu oluşturan diğer hücreler için kaynak teşkil ediyor. Bu yüzden de kök hücrelerin kendine has bir önemi var. Kök hücreler, şimdi güzelliğin hizmetinde.

Daha ışıltılı bir yüz ya da yağlardan kurtulmuş bir vücut isteyen bu hücrelerden yararlanabiliyor mesela. Yüksek oranda erişkin kök hücreye sahip cilt altı yağ dokusu, özel bir teknikle alınıyor, kök hücre elde etmek için kullanılıyor.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman’a tüm bilmek istediklerinizi sorduk.

Hangi bölgede kök hücreler etkili oluyor?

Kök hücre uygulamaları en çok yüz, boyun gençleştirme, doku onarımı, kalça dikleştirme-dolgunlaştırma, penis kalınlaştırma, göğüs ve el sırtı için tercih ediliyor.

Ameliyatsız burun estetiği, bacak estetiği, çarpık bacakların düzeltilmesi, selülit, bacaklardaki ve doğum sonrası karında oluşan çatlarların giderilmesinde de işe yarıyor.

Akne izleri ve saçsızlaşma konusunda da destekleyici yöntem. En sık uygulama yapılan bölgeler de yüz ve boyun. Yüzde, kök hücreden zengin olan yağ greftlerini kullanıyoruz.

Ağız kenarından aşağıya doğru veya burna doğru oluşan olukların giderilmesinde, elmacık kemikleri üzerindeki doku kayıplarında, kaşların arasındaki derin çizgilerde çok etkili oluyor. Dekolte bölgesinde ve el sırtında da zamana bağlı gevşeme, buruşmalar, kollajen azalması için kök hücre tedavisi uygulanıyor.

Kök hücrelerin tercih edilme nedenini anlatır mısınız?

Şimdiye kadar kollajen, silikon, restylane gibi çeşitli maddelerle yüzdeki çizgilerin içi doldurulmaya çalışıldı. Bu uygulamalar bazı sıkıntılara ve vücudun farklı tepkilerine yol açtı.

Ama estetik amaçlı kullanılan kök hücreler sayesinde tüm olumsuzluklar tarihe karıştı. Zamanın ciltte ortaya çıkardığı etkileri azaltmak, hatta yok etmek artık kolay.

Bu sistem tercih ediliyor, çünkü ağrısız da aynı zamanda. Hafif lokal anestezi altında yapılıyor. Aşırı şişmeler, morarmalar pek görülmüyor. Dikiş gerektirmiyor, dolayısıyla iz olmuyor. İyileşme dönemi kısa sürdüğü gibi, etkisi de kalıcı olabiliyor. Üstelik uygulama için yaş sınırı da yok.

Kök hücre sayesinde cilt dokusu gençleşiyor

Uygulama nasıl yapılıyor?

En yüksek oranda kök hücre, cilt altı yağ dokusunda bulunur. Hastanın kurtulmak istediği karın, bel, kalça bölgesindeki cilt altından bir miktar yağ dokusunu özel işlemle alıyoruz.

Kök hücreleri bir dizi işlemden geçiriyoruz. Sonuçta yağ hücreleri ayrılıyor, tamamen kök hücre içeren bir sıvı elde ediliyor. Milyonlarca kök hücre içeren bu sıvı, kullanılacak yere enjekte ediliyor.

Böylece verilen kök hücreler, eksik olan hücreleri tamamlayarak hızla yerleşip yaşamaya başlıyor. Kan dolaşımı artıyor, bu sayede dokular hızla onarılıyor. Cilt, yenilenmiş gibi parlak, canlı ve genç görünüyor.

Dokular sarktığı için yüzde oluşan boşluklar dolduruluyor, yüz yeniden hacim kazanıyor. Cilt kalitesi artıyor, yaşlanan cilt gençleşiyor.

Tedavi sonrası iyileşme süreci nasıl?

Uygulama sonrası hasta, 3-7 günde normal hayatına döner. Yeni oluşmuş cilt hücreleri sayesinde işlemin etkileri hemen görülür. Bu dönemde hastaya, sigara içilmemesi önerilir.

İşlemin yapılması için ne gibi şartlara ihtiyaç var?

Uygulamanın yapılacağı laboratuar ortamı, steril olmalı. İşlem sırasında uzman bir ekipman bulunmalı. Alınan doku, özel cihazlar ve doku kültürleri ile arındırılmalı.

Ancak bu saflaştırma işleminden sonra kök hücreleri kullanmak mümkün olabilir. Böylece doku kalıcı olur. Bu kurallara uyulmadan yapılacak müdahale, sadece yağ dokusu enjeksiyonu ve dolgu olarak kalır. Kalıcılığı ve etkisi de azdır.

(10.08.2013 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)