Yandex.Metrica
'Medeniyetler İttifakı' projesiyle boşuna mı uğraşıyoruz?
04 Aralık 2009

İsviçre’de pazar günü yapılan halk oylamasıyla minare yapımı yasaklandı. İslam dünyasından büyük tepki geldiği için İsviçre bir yolunu bulup geri adım atmaya çalışıyor. Ancak Avrupa’nın genelinde durum pek farklı değil. Avrupa’nın diğer ülkelerinde bugün aynı konuda bir halk oylaması yapılsa benzer sonuçların çıkacağı kesin.

Almanya’da Bild Gazetesi’nin anketine katılan 100 bin kişiden 80 bini minarelere karşı olduklarını beyan etti. İtalya’da Devlet Bakanı Roberto Calderoli minare yasağının kendi ülkesinde de uygulanması için imzasıyla kampanya başlatıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, minareler konusunda İsviçrelilere hak verdiğini açıkladı.Fransa’da yaklaşık 4 milyon Müslüman yaşıyor. Sarkozy’nin buna karşın hiç tereddüt etmeden bu sözleri sarf etmiş olması Avrupa’daki İslam karşıtı havanın hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

İslam algısı

Batı dünyası, genel olarak Müslümanları, kadınları insan yerine koymayan, kız çocuklarını okula göndermeyen, namus adına cinayet işlemekten çekinmeyen, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, demokrasi alanında çağdaş standartlara ulaşamayan az gelişmiş insanlar olarak algılıyor. Avrupalının zihninde kara çarşaflı kadın görüntüleriyle sembolleşen İslam algısı, kimi ülkelerde minare, kimilerinde kurban kesim görüntüleriyle bütünleşiyor. Müslümanların olumlu özellikleri ise Batılıların neredeyse dikkatini çekmiyor.

Avrupa’da İngiltere gibi az sayıda ülkede Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında daha sağlıklı bir ilişki kurulabiliyor. Hıristiyanlığın ılımlı Protestanlık anlayışının etkisi altında bulunan bu ülkelerde insanlar birbirlerine daha hoşgörülü yaklaşabiliyor. Ancak Almanya, Danimarka, Avusturya, Fransa, İsviçre ve İtalya bu konuda çok daha bağnaz. Daha önce benzer kriz Danimarka’da yaşanmıştı. Hazreti Muhammed’le ilgili olarak yayınlanan karikatürler Müslümanların incinmesine neden olmuştu. Yayınlanan karikatürleri basın özgürlüğü çerçevesinde gördüğünü söyleyen ve özür dilemeyi reddeden Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Türkiye’nin bütün itirazlarına rağmen NATO Genel Sekreteri seçilmişti.

Avrupa’nın küçük ve içine kapalı ülkeleri bu tip krizleri kolay idare edemiyor. Tıpkı Danimarka gibi İsviçre de her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdı.

İsviçre -eğer sadece şehircilik kaygısıyla hareket etseydi- anıtlar yüksek kurulu tarzı bir makam yoluyla minare inşasını denetim altına alabilirdi. O zaman bu kavga çıkmazdı. Zira her ülkenin kendi mimari dokusunu korumak gibi bir hakkı vardır. Bu durumda ülkenin mimari bütünlüğüne aykırı tarzda minareler inşa edilmeyecekti. Muhtemelen İsviçreli Müslümanlar da İslam’ın zarafetine yakışan şık camiler ve minareler inşa etmek için gayret gösterecekti.

Ancak İsviçre süreci çok kötü yönetti ve meseleyi halkoyuna götürerek işi İslam düşmanlığına dökmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürdü.

Avrupa’daki şu umutsuz gelişmelere bakınca Başbakan Tayyip Erdoğan acaba “Medeniyetler İttifakı” projesi için boşuna mı enerji harcıyor diye düşünüyorum. Avrupa’da yükselmekte olan İslam karşıtlığını İngiltere’nin ünlü The Economist dergisinin Türkiye temsilcisi Amberin Zaman ile yarın sabah 10.00’da Kanal 24’teki televizyon programımda konuşacağız.