Maskeleri takın Venedik Karnavalı'na gidiyoruz

26 Şubat'ta Venedik'te yapılacak olan Venedik Karnavalı'na V Sanat Galerisi ile gidiyoruz. Nasıl mı? Önce maskelerimizi tasarlıyor ve yaşanır hale getiriyoruz. Sonra da uçak biletleriyle karnavaldaki yerimizi alıyoruz. İşte bu serüvene katılmak için detayları inceleyin... Nereden çıktı, nereye gidiyor bir görmek, eğlenmek ve varolmak için...

Maskeleri takın Venedik Karnavalı'na gidiyoruz

Haber: İlona Levi

Hayat, yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır.” diyor ünlü yazar-şair Cesare Pavese... Bu yolda zamanın kollarına girer, onunla birlikte yürürsünüz. Aynı iki arkadaş gibi... Hiç beklenmedik bir anda, beklemediğin birinden beklenilmez hareketler gördüğünde şaşırırsın. Ne yaparsın? Bir dakika durup düşünür, yorgun olduğunu hisseder, o an yok olma eylemine girmek istersin. Ama varlığının yok olmayacağından eminsin. O zaman çareyi, topluluk içinde MASKE takarak; hissettiklerini gizlerken bulursun... Neden maske? Eski dönemlerden günümüze uzanan bir görsellik! 1268 yılında sosyal sınıf ayrımcılığının aşırılığına tepki göstermek ve aslında her bireyin eşit olduğunu vurgulamak amaçlı bir karnaval bu geleneği başlatır. Kişilerin maske ardında kim olduklarını bilmeden saklanarak ve ayırt edilemezliğin bilinciyle, sembol haline gelmiş olur. Maske sayesinde, ruhunun temelinde 4 yatan kurallara karşı koyma ve özgürlük düşüncesi de daha kolay anlaşılır hale gelir. Böylece hissettiklerini anlatmamış olursun. Saklanmak...

Maskeler canlanıyor...

Maskelerin yıllar yılı değişime uğrayıp; farklı renklerde, çizgilerde, desenlerde ve ruhlarda olduğunu görüyoruz. Saklanma çabasının bizi yaratıcılığa ittiğinin somut ifadesidir maskeler! O gün... Kapıdan içeri girdiğimde; buram buram sanat gören bir kişi oldum. Sanat ve kültüre emek harcamış, konusunda uzmanlaşmış ve kendini kanıtlamış kişilerin tutkusunu keşfettim. Bu durumun bana kattığı azimle kursun başlayacağı masaya doğru yöneldim. Ve bir an boşluğun bana baktığını gördüm. Bembeyaz, ifadesiz, gözeneksiz haliyle cansızlık belirtisi gösteren bir yüz ile yüzleştim. O zamana kadar hayat arayışımı başkalarında aradığım mutluluk ile bağdaştırırken; o maskeyi canlandırmanın benim amacım olduğunu dile getirdiklerinde; yaşamımdaki arayışımın kendimde olduğu fikri ansızın çıkageldi.
Başarılı olmak istercesine maskeye fırça darbeleri atarken hayatıma da aynı doğrultuda darbe attığımı fark ettim. Renkler katarak biraz daha canlanmasını bekledim. Sonra her maskeden farklı olmasını arzuladığım için desenler ekleyerek, saydam tüllerle hareketlendirdim. Bu yaratılanın hayatımızda olduğunu durup durup düşünüyordum. Çünkü, hayatta darbeler atar, darbeler yer, düşersin. Yerden kalkar, renkler katarsın. Farklı olmak ister, saydam duruşlarla hareketlenirsin. İşte bir Venedik maskesi de profesyonel yardımlarla canlanmış oldu, onu artık bir saklanma aleti olarak değil, hayatımın bir fırtınası olarak sembolleştirmiş oldum.
Tanışmam kısaca bu şekilde oldu. İyiki tanışmışım diyorum. Nişantaşı’nda sürekli alışveriş yapmak, o cafeden diğerine geçmek yerine bir faydam oldu.
Maskelerin ustası Gülizar Hanım ve ekibinin hazırladığı Venedik Karnavalı programı 24 Şubat gidiş ile başlayıp, 28 Şubat’ta son buluyor. Eğlenceli programda 26 Şubat’ta karnavalın ilk gününe konuk oluyoruz, hem de kendi ürettiğimiz maskelerle... Siz de keşfe çıkın: www.vsanat.com

Bu yazı 13 Şubat 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır