Linç edilen Ergenekon hakimine iade-i itibar
13 Haziran 2014

2010 ve 2011'de İstanbul ağır ceza hakimi Oktay Kuban, Ergenekon ve Balyoz sanıkları için verdiği tahliye kararlarıyla gündeme gelmişti. Gündeme gelmişti hafif kaldı; hükümet yanlısı medyanın siyasi linç kampanyasına maruz kalmıştı.

O dönem yöneticilerinden biri olduğum Radikal Gazetesi bu Ergenekon furyasında etkin yer almamakla eleştiriliyordu.

Radikal temiz kalsın diye uğraşıyorduk. Linç kampanyasına katılan ve müthiş destekleriyle gazeteyi ayakta tuttuğunu iddia eden 'liberal sol' kesimler "Tirajınızı Taraf'a kaptırıyorsunuz ona göre" diye ukalalık da ediyorlardı.

Liberal bir meslek büyüğümüz "Siz bu işlere hiç girmiyorsunuz. Bu Oktay Kuban var ya. Derin devletin geçmişte demokratları, Kürtleri cezalandırmak için kullandığı tetikçi hakimlerdenmiş. Kesin bilgi. Araştırırsan göreceksin" diye bir istihbarat getirdi.

Hükümetin, basına "mevzubahis Ergenekon'sa, bir hakime bile atış serbest" güvencesini sağladığı günlerdi. Bir insanı kişilik katline maruz bırakmak çok kolaydı. Oktay Kuban'ın işini bitirip akşam meyhanede ciddi hava atabilirdim.

"Hadi bakalım" dedik. Bir hakimi en iyi avukatlar anlatır. Üç muhabir birden görevlendirip Oktay Kuban'ın daha önce görev yaptığı yerlerdeki avukatlara sordurmuştum. 

Meğer "Oktay Kuban, masumu cezalandırma riskini almazmış. Bu özellikle Diyarbakır'da iyi bilinirmiş. Kuban için tutuksuz yargılama ciddi prensipmiş."

Tertemiz prensip sahibi bir hakim portresi çıktı ortaya.

Liberal abimizin hayal kırıklığını görmeliydiniz. Yine de kandırılmış liberal abimizin hükümete destek vermeyi kesmesi için 3 yıl daha geçmesi gerekti.

Neyse ki Radikal birkaç falso dışında o dönemden habercilik anlamında temiz çıktı.

Oktay Kuban'a ne mi oldu?

Bir süre sonra “Hedef gösterildim. Ailem tedirgin. Beni İstanbul dışına atayın” diye HSYK'ya başvurdu. Yılların ağır ceza hakimi Eskişehir'e çocuk mahkemesine atandı. Beşiktaş Adliyesi'ndeki odasından Atatürk resmini alıp gitti.

Oktay Kuban son kararnameyle İstanbul hakimliğine döndü. Atatürk resmini de beraberinde getirecektir.

O dönemde Oktay Kuban gibi hakimlere yönelik linç kampanyasına katılan hükümet yanlısı medya ve liberaller, 'her şeyi cemaat yaptı' diye hiç günahları yokmuş gibi ıslık çalarak geziyorlar.

Hükümet o günlerde sanki HSYK'yı kilitleyerek Oktay Kuban gibi hakimleri harcamamış, cemaete yer açmak için namuslu polisleri sürgüne göndermemiş gibi 'kumpas'tan bahsediyor.

Bir gün hukuk herkese lazım oluyor.

Oktay Kuban da lazım.