Yeni Yazısı > Laik demokrasiye sahip çıkmak - 15.08.2013

Laik demokrasiye sahip çıkmak
15 Ağustos 2013

Ortadoğu’da her yer yanıyor. Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır’da kan dökülüyor. Tunus ve Libya’dan Bahreyn’e kadar çok geniş bir coğrafyada din ve mezhep savaşı var. Savaş ya da çatışma içinde olmayan İslam ülkesi yok neredeyse.

Otoriter rejimler askerle kol kola. Ordu halkın değil, küçük bir ayrıcalıklı sınıfın çıkarlarını korumak için görev yapıyor. Demokrasi deneyimleri ya kısa sürüyor ya da büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlanıyor. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar gibi ülkelerde demokrasiye geçiş adımı bile yok. Türkiye, yaşadığı her türlü ağır soruna rağmen bölgesinde parlıyor.

[[HAFTAYA]]

Bana göre bizim en büyük güvencemiz, laik demokrasimiz. Çok aksayan yönü olsa da Türkiye asla bir Mısır ve Suriye değil. Kurumlar köklü ve bir şekilde çalışıyor. İktidar-muhalefet sürekli kavga içinde olsa da kimse bunu meydan savaşına dönüştürmeye çalışmıyor. Birçok kişi benzerlik kuruyor ama ben, Gezi olaylarını Mısır ile aynı düzlemde görmüyorum.

Bizde ne oldu? Toplumsal muhalefet kendini ifade etmeye çalıştı; çok üzücü, tatsız olaylar yaşandı, maalesef 5 kişi hayatını kaybetti. Kolluk kuvvetleri aşırı güç kullandı, olayları izleme ve okumada hükümet hatalar yaptı, protestocuların yanlışları oldu, belli kitleler gösteri için sokağa döküldü. Ancak Türkiye tankların meydanların önüne dizildiği, seçilmiş liderlerin alaşağı edildiği bir ülke değil. Kahire’de olanlarla benzerlik kurmaya çalışmak Türkiye’ye büyük haksızlıktır. Diğer taraftan, yanı başımızda yaşananlar ders almak için çok önemli bir uyarı olarak karşımızda duruyor.

Suriye bir günde bu hale gelmedi, Libya ve Mısır da öyle. Türkiye son 10 yılda ekonomik standartlarını yükseltti, daha önce olmadığı kadar refah seviyesine kavuştu. 2002’den sonra hızlanan Avrupa Birliği reformları çok yol almamızı sağladı. İstikrarlı ekonomik büyüme ve kalkınmanın, demokratik reformlarla desteklendiği zaman Türkiye’nin çıtasını yükseltebildiğini gördük.

Özgürlükler, insan hakları ve demokrasi standartlarını yukarı taşıdığı sürece Türkiye’nin önünde kimse duramaz. Kürt meselesinde ilerlemeler sağlanması da buna bağlı. Mezhepçi kavgaların içine girmek ya da bunları körüklemek ise bizi felakete götürür. Batı ile çok yönlü sıkı ilişkiler, zenginlik, inanç özgürlükleri ve ileri demokrasi standartları Türkiye’yi bölgesinde lider ülke yapacak. Komşuların içinde boğuştuğu tuzaklara düşmemek ve kaoslara kapılmamak bizim elimizde.

Tarihe not: Mısır’da dün 300 insanı katleden, seçilmiş iktidarı güç kullanarak indiren orduyu “demokrasi inşa eden güçler” olarak tanımlamış olan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, tarihe geçen bu ayıbını nasıl temizleyeceğini merak ediyorum.