Kusturica'ya tepkiler çığ gibi

Yönetmen Emir (Nemenja) Kusturica'nın, 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivaline davet edilmesine, Boşnaklardan büyük tepki geldi

Kusturica'ya tepkiler çığ gibi

Bosna-Hersek’te 1992-1995 yılları arasında 300 bine yakın insanın katledildiği, sistematik tecavüzlerin, soykırımların yapıldığı, tarihi eserlerin, kütüphanelerin, köprülerin, camilerin yıkılıp yakıldığı bir dönemde Kusturica’nın Çetnikleri destekleyen açıklamaları, aradan geçen yıllara rağmen Bosna-Hersek’te unutulmadı.

ORTODOKS OLUP İSİM DEĞİŞTİRDİ

Savaş döneminde sistematik tecavüze uğrayan kadınlara yönelik, "Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz", "500 yıl önce zaten hepimiz Sırptık, yeniden Sırp ve Hristiyan olalım, mesele bitsin" şeklindeki açıklamaları Bosna-Hersek’teki basın tarafından savaş yıllarında sıkça eleştirilen Kusturica, Mayıs 2005’te Belgrad’da vaftiz edilerek Ortodoks oldu ve "Nemenja" adını aldı.

Belgrad’da yaşayan, "sanatçı ve sinemacı" kişiliğinden ziyade "siyasi" söylemleriyle ülkesinde bilinen Kusturica’nın Altın Portakal Film Festivaline davet edilmesine, Bosna-Hersek’teki çeşitli sivil toplum örgütleri, sinemacı ve yönetmenler tepki gösterdi.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu ve Lahey’deki uluslararası mahkemece savaş yıllarında soykırım suçu işlendiği kabul edilen Srebrenitsa’da kocasını, oğlunu, kızkardeşini ve akrabalarından 22 kişiyi kaybeden Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, Kusturica’nın festivale jüri üyesi olarak davet edilmesi karşısında şaşkınlığa uğradığını söyledi.

"MILOSEVIC VE MLADIC DESTEKÇİSİ"

"Bu hiç adil olmayan ve utanç verici bir durumdur" diyen Subaşiç, savaş suçluları Slobadan Miloşeviç, Radovan Karaciç ve Ratko Mladiç’in destekçisi olan bir kişinin Türkiye’ye gitmesi ve orada konuk olmasını "çok utanç verici bir durum" olarak değerlendirdiğini söyledi.

"BU ANCAK ŞAKA OLABİLİR"

Bosna-Hersek savaşı başlarında Srebrenitsa’da öğretmen olan kocasını kaybeden ve oradaki katliamlara tanık olan Şahida Abdurahmanoviç de Kusturica’nın Türkiye’ye davet edildiğini duyduğunu ve bunun bir "şaka" olacağına inandığını söyledi.

Bosna-Hersek’teki çok sayıda savaş kurbanı yakını ve sivil toplum örgütü temsilcileri de Kusturica’nın Türkiye’ye gidemeyeceğinden emin olduklarını ve bu davetin son anda geri çekileceğinden ümitli olduklarını söyledi.

SİNEMA SANATÇILARINDAN TEPKİ

Bosna-Hersek’te çok sayıda filme imza atan, reklam filmleriyle de bilinen yönetmen Pyer Jalitsa, çok başarılı bulduğu Antalya Film Festivaline Kusturica yerine, bu bölgeden başka bir yönetmenin de seçilebileceğini belirtti.

"Ben bir festival organize etsem Kusturica’yı jüriye davet etmezdim, ama istediğini yapma özgürlüğüne sahip başka bir festivalin işlerine karışamam" diyen Jalitsa şöyle konuştu: "Kanuni açıdan Kusturica’nın o festivalde olmaması için hiçbir neden yok, ama Türkiye’de ve bu bölgede yaşayan Boşnakların buna gösterdiği tepkiyi çok iyi anlıyorum.

Tepkiler çok mantıklı. Onları hiçe saymamak gerekiyor. Eğer festivalinize tanınmış kişileri davet ediyorsanız diğer insanların da onlara tepki gösterebileceğine kendinizi hazırlamanız gerekiyor."

Bosna-Hersekli tiyatro ve sinema oyuncusu Ermin Siyamiya da Kusturica’nın 47. Uluslararası Antalya Film Festivaline davet edilmesine anlam veremediğini söyledi.

İlk uzun metrajlı filmiyle 2008 yılında Cannes Film Festivalinde ödül alan "Kar" filmi Amerikalı sinemacı Angelina Jolie’ye ilham kaynağı olan kadın yönetmen Aida Begiç de Kusturica’nın yerine siyasi kimliği ön planda olmayan birinin davet edilmesinin daha "şık" olacağını belirtti.

2