Yeni Yazısı > Kur savaşının kazananı kim? - 12.10.2010

Kur savaşının kazananı kim?
12 Ekim 2010

Bizim ihracatçılar uzun süredir ‘TL değerli, ihracat tehlikede’ diye yakınıyorlar. Kendi açılarından haklılar. Zaten düşük olan kârları, döviz kurları nedeniyle yok oluyor, hatta zarara geçiyor.

Ben de ihracatçıların bu talepleri nedeniyle Merkez Bankası’nı ve başkanını eleştirmelerini hep eleştirmiştim. ‘Bu kadar para girişiyle TL’nin değerlenmesi kaçınılmaz’ diye eklemiştim.

Üstelik bunu Türkiye’nin sorunu olarak görmemek gerektiğini de belirtmiştim. Bütün gelişmekte olan ülkelerdeki ihracatçılar aynı sorundan yana dertli... Dünyayı saran ‘kur savaşları’ da bunun göstergesi...

Çözüm aranıyor ama var mı?

Doğu’dan Batı’ya, Güney’den Kuzey’e... Genelde ekonomileri ihracata ve turizme bağlı bu ülkeler, ‘değerli paradan’ yana çok dertliler...

Çünkü, portföy yatırımı, doğrudan yatırım ve şirket satın almaları nedeniyle bu ekonomilere anormal para girişi oluyor. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün bir rakamını vereyim, gerisini siz tahmin edin. Bu ülkelere geçen yıl 581 milyar dolar girmiş, 2010’da 825 milyar dolar girecek. Yani bu ülkelere günde 2 milyar dolardan fazla akıyor.

[[HAFTAYA]]

Müdahaleler işe yarıyor mu?

Bu sayfada bazı ülkelerin durumunu çıkardım. Ancak, tabloya alamadığım neredeyse her ülkenin benzeri bir müdahale planı var. Güney Afrika, Polonya, Arjantin, Şili ve diğerleri... Merkez bankaları ‘dolar satarak’, maliye bakanlıkları da vergi gibi önlemlerle müdahale etseler bile, şu ana kadar başarı sağlayan yok gibi...

Bu kadar ülkenin birden müdahalesinin de başka yan etkileri olur mu, onu da açıkçası merak ediyorum.

Gaziantep’in ‘Çılgın Türkler’i!

Geçen salı Gaziantep’te Global KOBİ Platformu konferansımız vardı. Konuşma sırasında kürsüye çıkınca, katılımcılardaki heyecanı hissettim.

Yoğun bir ilgi, ayrıntılı ve ufuk açıcı sorular vardı. Tom Peters’ın altını çizdiği gibi ‘meraklı girişimcilerin’ sayısı bir hayli fazlaydı. Bu manzarayı görünce, dönüp arkadaşlara, ‘Anadolu’daki değişime daha da yakın olmak gerekir’ dedim. Hakikaten hep dolaştığımız Anadolu, geçen yıldan daha farklı ve dinamik... Büyük olasılıkla, gelecek yıl, bugünden çok daha farklı olacak.

Yerinde duramıyor

Yılın başında gittiğimizde, Türkiye’de sıkıntı vardı, Gaziantep’de durum fena değildi. Şimdi ise Türkiye’nin üzerinde bir büyüme var.

Türkiye’nin yıl sonunu yüzde 7 büyümeyle kapatacağı tahmin ediliyor. Gaziantep’te yüzde 15’in üstü yakalanacak gibi görünüyor.

Eylül ayının ihracat artışı yüzde 21’i bulmuş. Şimdi ‘En çok ihracat yapan 6’ncı il’ durumunda. Hedeflerini, zor da olsa, 5’incilik olarak koymuşlar.

Bunu yapmaları da olanak dışı değil. Çünkü, 2008’de 2.8 milyar dolar olan ihracat, 2009’da 4 milyar dolara çıkmış. Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer, ‘2023 yılı hedefimiz 30 milyar dolar’ diyerek, çıtayı yukarı çekiyor.

Vizesiz hayatın etkisi büyük

‘İmam Çağdaş’ı bilmeyen yoktur... Suriye ile vizesiz hayatın ilk etkilerini burada görmek mümkün... Sadece İmam Çağdaş’a günde 200-300 arası müşteri geliyormuş. Sanko Park gibi AVM’lerin en iyi müşterileri Suriyeliler olmuş.

Vali Süleyman Kamçı, Suriye’den gelenlerin sayısının 2009’da 3 katına çıktığını söylüyor.

Vizesiz hayat, girişimci Gaziantep’e yeni bir ivme kazandırmış. Şimdi sırada ‘pasaportsuz’ geçiş var. Sanıyorum bu da mevcut ivmeyi biraz daha hızlandıracak.